Ocak ayında yüzde 4,84’e çıkan enflasyon, dezenflasyon sürecine dair soru işaretlerini yeniden büyüttü. "Mevsimsellik" vurgusu öne çıksa da gıda ve mal grubundaki kalıcı fiyat baskıları dikkat çekti. Yılın ilk ayında yaşanan sert artış, yıl sonu hedeflerinin gerçekçiliğini ve para politikasının seyrini yeniden tartışmaya açmış durumda.
Haber Giriş Tarihi: 07.02.2026 12:40
Haber Güncellenme Tarihi: 07.02.2026 12:42
Kaynak:
Haber Global
Ocak ayında tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 4,84 olarak gerçekleşmesi moralleri bozarken, enflasyonla mücadele sürecine ilişkin soru işaretlerini de yeniden gündeme taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanlığı cephesinden gelen değerlendirmelerde artışın temel nedeninin “olumsuz hava koşulları” olduğu vurgulansa da analistlere göre bu açıklama seti, kalıcı fiyat baskılarını açıklamakta yetersiz kalıyor. Yapılan analizlerde ortaya çıkan tablo yalnızca mevsimsel etkilerle değil, yıl sonu fiyat ayarlamaları, vergi ve ücret geçişleri ile fiyatlama davranışlarının ötelenmesiyle birlikte değerlendiriliyor. Öte yandan Ocak 2026’da manşet enflasyon yüzde 4,84 olarak açıklanırken, mevsimsellikten arındırılmış Genel TÜFE artışı yüzde 2,88 seviyesinde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Piyasa aktörlerine göre mevsimsellikten arındırılmış göstergeler, fiyat baskılarının geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna dair daha net sinyaller veriyor.
Girdi maliyetleri, enerji ve gübre fiyatları, döviz kuru etkisi, tarımsal üretimdeki verimlilik sorunları ve tedarik zincirindeki aksaklıklar, fiyatların kalıcı biçimde yukarı yönlü seyretmesine neden oluyor.FİYATLARA YANSIMIYOR
Mal enflasyonu tarafında ise tablo daha sorunlu. Para politikasının en hızlı ve doğrudan etki göstermesi beklenen alan olan mallarda, Ekim 2025 sonrasında başlayan bozulma eğilimi halen devam ediyor. Aylık mal enflasyonunun yüzde 2 seviyesinin altına indirilebildiği ayların sınırlı olduğu vurgulanırken, bu durum, uygulanan sıkılaşmanın fiyatlara tam anlamıyla yansımadığını gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
SEBZE YÜZDE 50 ARTTI
Ocak ayı enflasyonunda en önemli kalem ise gıda grubunda yaşanırken; aylık bazda yüzde 6,6’yı aşan gıda enflasyonu, yıllık bazda yüzde 31,7 seviyesine ulaştı. Sebze fiyatlarında yıllık artış yüzde 50’nin üzerine çıkarken, et fiyatlarında yaklaşık yüzde 9’luk bir yükseliş kaydedildi. Uzmanlar bu tablonun yalnızca hava koşullarıyla açıklanamayacağı görüşünde birleşiyor. Kuraklık, don ve soğuk hava gibi faktörler arzı daraltarak kısa vadeli fiyat artışlarına yol açsa da, son yıllarda gıda enflasyonunun kronik hale gelmesinde yapısal unsurların payı giderek artıyor.
MAAŞLAR ERİYOR MU?
Enflasyon tartışmasının bir diğer boyutu ise gelirler tarafında yaşanan uyumsuzluk. 2026 yılına açlık sınırının altında başlayan asgari ücret, yüksek enflasyon ortamında daha ilk aydan itibaren reel değer kaybı yaşamaya başladı. Emekliler ise gerçekleşen enflasyonun oldukça altında kalan maaş artışlarıyla yeni yıla girdi. Bu çerçevede, enflasyonun nedenlerini dışsal faktörlere bağlayan söylemlerin, geniş toplum kesimleri açısından ikna edici olmadığı değerlendiriliyor. Analistlere göre, fiyat artışlarının sorumluluğunu iklim koşullarına yüklemek, enflasyonla mücadele programının yapısal zaaflarının yeterince sahiplenilmediği algısını güçlendiriyor.
FAİZ İNDİRİMİ OLUR MU?
Ekonomideki ikinci önemli başlık ise faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği. Yılda 8 toplantı yapan Merkez Bankası, Şubat ayını pas geçerek bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısını 12 Mart 2026’da gerçekleştirecek. Ocak ayında hem manşet hem de mevsimsellikten arındırılmış verilerde görülen yüksek artış, Şubat ayında da görece yüksek bir enflasyon ihtimalini gündeme taşıyor. Analistler ise Şubat 2026’da, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine ara vermesi olasılığının piyasalarda daha yüksek sesle dillendirildiğini vurguluyorlar.
12 Şubat günü açıklanacak yılın ilk Enflasyon Raporu’nda, daha önce yüzde 16 olarak belirlenen 2026 yıl sonu enflasyon ara hedefinin yukarı yönlü revize edilmesi beklentisi öne çıkıyor.
RİSK ARTACAK MI?
Ekonomist Erhan Aslanoğlu ortaya çıkan tabloyu, "Ocak ayında TÜFE’nin aylık yüzde 4,84 artması, yıllık enflasyonun yüzde 30,65’e çıkması ve yıl sonu için yüzde 16 hedefinin bulunduğu bir dönemde ilk ayda yaklaşık yüzde 5’lik artış görülmesi, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları açısından risklerin arttığını gösteriyor" sözleriyle yorumluyor.
YAPISAL REFORM ÖNERİSİ
Ekonomist Bırak Arzova da yapısal sorunların ve yaygın fiyat baskılarının devam ettiğine değinen isimlerden. Arzova ise, "Gıda başta olmak üzere hizmetler sektöründeki kalıcı artışlar, tarımsal üretimdeki daralma ve maliyet baskıları, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikası araçlarıyla sınırlı kalamayacağını bir kez daha gösterdi. Maaş artışlarının kısa sürede enflasyon karşısında eridiği mevcut tabloda, programın etkinliği ve yapısal reform ihtiyacı tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor" uyarılarını gündeme taşıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Enflasyon moral bozdu, mevsimsel mi yapısal mı?
Ocak ayında yüzde 4,84’e çıkan enflasyon, dezenflasyon sürecine dair soru işaretlerini yeniden büyüttü. "Mevsimsellik" vurgusu öne çıksa da gıda ve mal grubundaki kalıcı fiyat baskıları dikkat çekti. Yılın ilk ayında yaşanan sert artış, yıl sonu hedeflerinin gerçekçiliğini ve para politikasının seyrini yeniden tartışmaya açmış durumda.
Ocak ayında tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 4,84 olarak gerçekleşmesi moralleri bozarken, enflasyonla mücadele sürecine ilişkin soru işaretlerini de yeniden gündeme taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanlığı cephesinden gelen değerlendirmelerde artışın temel nedeninin “olumsuz hava koşulları” olduğu vurgulansa da analistlere göre bu açıklama seti, kalıcı fiyat baskılarını açıklamakta yetersiz kalıyor. Yapılan analizlerde ortaya çıkan tablo yalnızca mevsimsel etkilerle değil, yıl sonu fiyat ayarlamaları, vergi ve ücret geçişleri ile fiyatlama davranışlarının ötelenmesiyle birlikte değerlendiriliyor. Öte yandan Ocak 2026’da manşet enflasyon yüzde 4,84 olarak açıklanırken, mevsimsellikten arındırılmış Genel TÜFE artışı yüzde 2,88 seviyesinde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Piyasa aktörlerine göre mevsimsellikten arındırılmış göstergeler, fiyat baskılarının geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna dair daha net sinyaller veriyor.
Mal enflasyonu tarafında ise tablo daha sorunlu. Para politikasının en hızlı ve doğrudan etki göstermesi beklenen alan olan mallarda, Ekim 2025 sonrasında başlayan bozulma eğilimi halen devam ediyor. Aylık mal enflasyonunun yüzde 2 seviyesinin altına indirilebildiği ayların sınırlı olduğu vurgulanırken, bu durum, uygulanan sıkılaşmanın fiyatlara tam anlamıyla yansımadığını gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
SEBZE YÜZDE 50 ARTTI
Ocak ayı enflasyonunda en önemli kalem ise gıda grubunda yaşanırken; aylık bazda yüzde 6,6’yı aşan gıda enflasyonu, yıllık bazda yüzde 31,7 seviyesine ulaştı. Sebze fiyatlarında yıllık artış yüzde 50’nin üzerine çıkarken, et fiyatlarında yaklaşık yüzde 9’luk bir yükseliş kaydedildi. Uzmanlar bu tablonun yalnızca hava koşullarıyla açıklanamayacağı görüşünde birleşiyor. Kuraklık, don ve soğuk hava gibi faktörler arzı daraltarak kısa vadeli fiyat artışlarına yol açsa da, son yıllarda gıda enflasyonunun kronik hale gelmesinde yapısal unsurların payı giderek artıyor.
MAAŞLAR ERİYOR MU?
Enflasyon tartışmasının bir diğer boyutu ise gelirler tarafında yaşanan uyumsuzluk. 2026 yılına açlık sınırının altında başlayan asgari ücret, yüksek enflasyon ortamında daha ilk aydan itibaren reel değer kaybı yaşamaya başladı. Emekliler ise gerçekleşen enflasyonun oldukça altında kalan maaş artışlarıyla yeni yıla girdi. Bu çerçevede, enflasyonun nedenlerini dışsal faktörlere bağlayan söylemlerin, geniş toplum kesimleri açısından ikna edici olmadığı değerlendiriliyor. Analistlere göre, fiyat artışlarının sorumluluğunu iklim koşullarına yüklemek, enflasyonla mücadele programının yapısal zaaflarının yeterince sahiplenilmediği algısını güçlendiriyor.
FAİZ İNDİRİMİ OLUR MU?
Ekonomideki ikinci önemli başlık ise faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği. Yılda 8 toplantı yapan Merkez Bankası, Şubat ayını pas geçerek bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısını 12 Mart 2026’da gerçekleştirecek. Ocak ayında hem manşet hem de mevsimsellikten arındırılmış verilerde görülen yüksek artış, Şubat ayında da görece yüksek bir enflasyon ihtimalini gündeme taşıyor. Analistler ise Şubat 2026’da, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine ara vermesi olasılığının piyasalarda daha yüksek sesle dillendirildiğini vurguluyorlar.
12 Şubat günü açıklanacak yılın ilk Enflasyon Raporu’nda, daha önce yüzde 16 olarak belirlenen 2026 yıl sonu enflasyon ara hedefinin yukarı yönlü revize edilmesi beklentisi öne çıkıyor.
RİSK ARTACAK MI?
Ekonomist Erhan Aslanoğlu ortaya çıkan tabloyu, "Ocak ayında TÜFE’nin aylık yüzde 4,84 artması, yıllık enflasyonun yüzde 30,65’e çıkması ve yıl sonu için yüzde 16 hedefinin bulunduğu bir dönemde ilk ayda yaklaşık yüzde 5’lik artış görülmesi, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları açısından risklerin arttığını gösteriyor" sözleriyle yorumluyor.
YAPISAL REFORM ÖNERİSİ
Ekonomist Bırak Arzova da yapısal sorunların ve yaygın fiyat baskılarının devam ettiğine değinen isimlerden. Arzova ise, "Gıda başta olmak üzere hizmetler sektöründeki kalıcı artışlar, tarımsal üretimdeki daralma ve maliyet baskıları, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikası araçlarıyla sınırlı kalamayacağını bir kez daha gösterdi. Maaş artışlarının kısa sürede enflasyon karşısında eridiği mevcut tabloda, programın etkinliği ve yapısal reform ihtiyacı tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor" uyarılarını gündeme taşıyor.
Kaynak: Haber Global
Bursa'da kayıp olarak aranan genç kız kafede ortaya çıktı
Taha Özer ve Simge Barankoğlu dahil 6 kişi uyuşturucudan tutuklandı
Ev alev alev yandı
Thomas Reis: "Performansımız nedeniyle hayal kırıklığı yaşıyorum"
Eşini ve MHP ilçe başkanını öldüren emekli polis tutuklandı
Çığ tehlikesi nedeniyle karla mücadele çalışmaları durduruldu
Ambulans ile cip kafa kafaya çarpıştı: 3 yaralı
Filipinler'de Penha tropikal fırtınası: Çok sayıda kişi hayatını kaybetti
Beşiktaş, Erokspor'u 20 sayı farkla yendi
Netanyahu, Trump ile İran'ı görüşmek için bu hafta ABD'ye gidecek
Epstein'in casusluk iddiaları FBI dosyalarına da girdi
Samsun'da Onuachu'nun gecesi: Duble yaptı
Çorum'da bıçaklı kavga: 1 yaralı
Ardahanlılar Orhangazi'de ilki düzenlenen 'Kaz Gecesi'nde buluştu!
Yalova'da et firmasının 1 milyar liralık vurgun yaptığı iddiası