Savaşın ekonomik cephesi, Türkiye için riskler büyüyor
Savaşın ekonomik cephesi, Türkiye için riskler büyüyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları küresel enerji piyasalarında şok yarattı. Petrol fiyatı 106 dolara yaklaşırken Hürmüz Boğazı’ndaki risk taşımacılık maliyetlerini katladı, LNG piyasasında fiyatlar hızla yükseldi. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 3 milyar dolar büyütebileceği belirtilirken, enerji maliyetlerindeki bu sıçramanın enflasyon ve cari denge üzerinde yeni bir baskı yaratabileceği ifade ediliyor.
Haber Giriş Tarihi: 10.03.2026 12:11
Haber Güncellenme Tarihi: 10.03.2026 12:12
Kaynak:
Haber Global
Haber Global'den Mert İnan'ın haberine göre; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırı, küresel enerji piyasalarında da yeni bir kırılma yarattı. Petrol rafinerileri, yakıt depoları ve enerji altyapısının hedef alınmasıyla birlikte piyasalar hızla “kriz fiyatlamasına” geçti. Savaşın ilk günlerinde Brent petrol kısa süreliğine 114-119 dolar bandını test ederken, piyasalar son işlemlerde 100-106 dolar aralığında dalgalanan yüksek bir fiyat seviyesine yerleşmiş durumda. ABD ham petrolü (WTI) ise 101102 dolar bandında işlem görüyor. Savaşın 10 günü geride kalırken petrol fiyatları birkaç gün içinde yüzde 25’e yaklaşan bir artış kaydetti. Savaş öncesinde yaklaşık 72 dolar civarında bulunan Brent petrolün, kısa sürede 100 doların üzerine çıkması küresel enerji piyasasında ciddi bir arz şoku ihtimalini gündeme taşıdı. Asıl kritik kırılma noktası ise küresel petrol ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nda yaşandı. İran ile ABD-İsrail ekseni arasında tırmanan gerilim nedeniyle tanker trafiğinin aksaması, enerji piyasalarında paniği büyüttü. Uzmanlara göre boğaz üzerinden geçen petrol ve rafine yakıt akışında yaşanan kesinti, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birini doğrudan etkileyebilecek büyüklükte bir risk oluşturuyor.
TAŞIMACILIK DARBE ALDI
Petrol piyasalarında yaşanan yükseliş yalnızca ham petrol fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Enerji taşımacılığı maliyetleri de adeta patladı. Asya LNG taşıyıcı navlun oranları yüzde 529 artarken, ham petrol tankerlerini izleyen Dirty Tanker Basis Global Index yüzde 201 yükseldi. Enerji piyasasındaki bu şok dalgası, küresel ekonominin tamamını etkileyebilecek yeni bir enflasyon dalgasının da habercisi olarak görülüyor. Ekonomistler, petrol fiyatlarının kalıcı olarak 100 doların üzerinde kalması halinde küresel büyümenin yavaşlayacağı, enflasyon baskısının artacağı ve merkez bankalarının faiz politikalarının yeniden şekilleneceği uyarısında bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli bir maliyet olduğunu savunarak “İran nükleer tehdidinin ortadan kaldırılması tamamlandığında petrol fiyatları hızla düşecek. Bu maliyet, küresel güvenlik için ödenecek küçük bir bedel” açıklamasında bulunsa da piyasalarda bu açıklamanın karşılığı şimdilik bulunmuş değil.
GAZ STOKLARI TÜKENİYOR
Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi yalnızca petrol piyasasını değil, doğal gaz piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Rus enerji şirketi Gazprom’un son açıklaması da Avrupa açısından yeni bir enerji krizi riskine işaret ediyor. Gazprom’a göre Avrupa’daki doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranı yüzde 30’un altına düşmüş durumda. Hollanda’daki bazı depolarda doluluk oranının yüzde 10’un altına indiği belirtilirken, kış için depolanan gazın büyük bölümünün şubat ortasında tüketildiği ifade ediliyor.
LNG PİYASASINDA DEPREM
Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran, enerji akışındaki kesintinin Avrupa genelinde büyük bir krize neden olacağını belirtirken, şunları söyledi: "Ukrayna savaşı öncesinde Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi olan Rusya’nın kıtadaki pazar payı 2022’ye kadar yüzde 40 seviyesindeydi. Ancak yaptırımlar sonrası bu oran hızla düştü. 2021 yılında Avrupa’ya yaklaşık 201 milyar metreküp doğal gaz gönderen Rusya, 2024 yılında yalnızca 15 milyar metreküp sevkiyat gerçekleştirdi. Avrupa ülkeleri bu açığı ABD, Katar ve Norveç’ten alınan LNG ile kapatmaya çalışıyor. Ancak LNG piyasasında yaşanan fiyat artışları Avrupa için maliyetleri ciddi şekilde yükseltiyor."
TÜRKİYE İÇİN RİSKLER
Küresel enerji piyasasındaki dalgalanmanın Türkiye açısından da olumsuz etkiler yaratacağına dikkat çeken Duran, "Türkiye enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı bir ekonomi. Petrol ve doğal gaz ihtiyacının önemli bir kısmı ithalatla karşılanıyor. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 3 milyar dolar artırır. Aynı artışın enflasyona etkisi ise yaklaşık 1 puan olur. Dolayısıyla petrol fiyatının 70 dolar seviyesinden 117 dolara yükselmesi yalnızca enerji maliyetlerini değil, enflasyon ve cari denge tahminlerini de kökten değiştirecek bir gelişme olarak görülüyor" diye konuştu.
MALİYETLER 3 KAT ARTTI
Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt maliyetlerini değil, taşımacılık ve lojistik sektörünü de derinden etkiliyor. Ortadoğu’da artan gerilim Türkiye’nin yaklaşık 50 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğu Körfez hattını da ciddi şekilde etkiledi. Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İran, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn’i kapsayan bölge Türkiye’nin ihracatında yaklaşık yüzde 11 paya sahip. Savaş nedeniyle hava sahalarının kapanması ve denizyolunda savaş risk primlerinin artması taşımacılık maliyetlerini hızla yükseltti. Denizyolları taşımacılığında navlun maliyeti bazı hatlarda 3 kat yükseldi.
FAİZ KARARI BEKLENİYOR
Önümüzdeki günlerde piyasaların en çok dikkat edeceği başlıklardan biri ise Merkez Bankası’nın faiz kararı olacak. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 12 Mart’ta toplanacak. Ekonomistler mevcut küresel belirsizlik ortamında Merkez Bankası’nın faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek “bekle-gör” politikasını sürdüreceğinde hem fikirler. Ancak enerji maliyetlerinin enflasyon üzerinde yaratacağı baskı da göz ardı edilmiyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Savaşın ekonomik cephesi, Türkiye için riskler büyüyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları küresel enerji piyasalarında şok yarattı. Petrol fiyatı 106 dolara yaklaşırken Hürmüz Boğazı’ndaki risk taşımacılık maliyetlerini katladı, LNG piyasasında fiyatlar hızla yükseldi. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 3 milyar dolar büyütebileceği belirtilirken, enerji maliyetlerindeki bu sıçramanın enflasyon ve cari denge üzerinde yeni bir baskı yaratabileceği ifade ediliyor.
Haber Global'den Mert İnan'ın haberine göre; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırı, küresel enerji piyasalarında da yeni bir kırılma yarattı. Petrol rafinerileri, yakıt depoları ve enerji altyapısının hedef alınmasıyla birlikte piyasalar hızla “kriz fiyatlamasına” geçti. Savaşın ilk günlerinde Brent petrol kısa süreliğine 114-119 dolar bandını test ederken, piyasalar son işlemlerde 100-106 dolar aralığında dalgalanan yüksek bir fiyat seviyesine yerleşmiş durumda. ABD ham petrolü (WTI) ise 101102 dolar bandında işlem görüyor. Savaşın 10 günü geride kalırken petrol fiyatları birkaç gün içinde yüzde 25’e yaklaşan bir artış kaydetti. Savaş öncesinde yaklaşık 72 dolar civarında bulunan Brent petrolün, kısa sürede 100 doların üzerine çıkması küresel enerji piyasasında ciddi bir arz şoku ihtimalini gündeme taşıdı. Asıl kritik kırılma noktası ise küresel petrol ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nda yaşandı. İran ile ABD-İsrail ekseni arasında tırmanan gerilim nedeniyle tanker trafiğinin aksaması, enerji piyasalarında paniği büyüttü. Uzmanlara göre boğaz üzerinden geçen petrol ve rafine yakıt akışında yaşanan kesinti, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birini doğrudan etkileyebilecek büyüklükte bir risk oluşturuyor.
TAŞIMACILIK DARBE ALDI
Petrol piyasalarında yaşanan yükseliş yalnızca ham petrol fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Enerji taşımacılığı maliyetleri de adeta patladı. Asya LNG taşıyıcı navlun oranları yüzde 529 artarken, ham petrol tankerlerini izleyen Dirty Tanker Basis Global Index yüzde 201 yükseldi. Enerji piyasasındaki bu şok dalgası, küresel ekonominin tamamını etkileyebilecek yeni bir enflasyon dalgasının da habercisi olarak görülüyor. Ekonomistler, petrol fiyatlarının kalıcı olarak 100 doların üzerinde kalması halinde küresel büyümenin yavaşlayacağı, enflasyon baskısının artacağı ve merkez bankalarının faiz politikalarının yeniden şekilleneceği uyarısında bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli bir maliyet olduğunu savunarak “İran nükleer tehdidinin ortadan kaldırılması tamamlandığında petrol fiyatları hızla düşecek. Bu maliyet, küresel güvenlik için ödenecek küçük bir bedel” açıklamasında bulunsa da piyasalarda bu açıklamanın karşılığı şimdilik bulunmuş değil.
GAZ STOKLARI TÜKENİYOR
Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi yalnızca petrol piyasasını değil, doğal gaz piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Rus enerji şirketi Gazprom’un son açıklaması da Avrupa açısından yeni bir enerji krizi riskine işaret ediyor. Gazprom’a göre Avrupa’daki doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranı yüzde 30’un altına düşmüş durumda. Hollanda’daki bazı depolarda doluluk oranının yüzde 10’un altına indiği belirtilirken, kış için depolanan gazın büyük bölümünün şubat ortasında tüketildiği ifade ediliyor.
LNG PİYASASINDA DEPREM
Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran, enerji akışındaki kesintinin Avrupa genelinde büyük bir krize neden olacağını belirtirken, şunları söyledi: "Ukrayna savaşı öncesinde Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi olan Rusya’nın kıtadaki pazar payı 2022’ye kadar yüzde 40 seviyesindeydi. Ancak yaptırımlar sonrası bu oran hızla düştü. 2021 yılında Avrupa’ya yaklaşık 201 milyar metreküp doğal gaz gönderen Rusya, 2024 yılında yalnızca 15 milyar metreküp sevkiyat gerçekleştirdi. Avrupa ülkeleri bu açığı ABD, Katar ve Norveç’ten alınan LNG ile kapatmaya çalışıyor. Ancak LNG piyasasında yaşanan fiyat artışları Avrupa için maliyetleri ciddi şekilde yükseltiyor."
TÜRKİYE İÇİN RİSKLER
Küresel enerji piyasasındaki dalgalanmanın Türkiye açısından da olumsuz etkiler yaratacağına dikkat çeken Duran, "Türkiye enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı bir ekonomi. Petrol ve doğal gaz ihtiyacının önemli bir kısmı ithalatla karşılanıyor. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 3 milyar dolar artırır. Aynı artışın enflasyona etkisi ise yaklaşık 1 puan olur. Dolayısıyla petrol fiyatının 70 dolar seviyesinden 117 dolara yükselmesi yalnızca enerji maliyetlerini değil, enflasyon ve cari denge tahminlerini de kökten değiştirecek bir gelişme olarak görülüyor" diye konuştu.
MALİYETLER 3 KAT ARTTI
Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt maliyetlerini değil, taşımacılık ve lojistik sektörünü de derinden etkiliyor. Ortadoğu’da artan gerilim Türkiye’nin yaklaşık 50 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğu Körfez hattını da ciddi şekilde etkiledi. Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İran, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn’i kapsayan bölge Türkiye’nin ihracatında yaklaşık yüzde 11 paya sahip. Savaş nedeniyle hava sahalarının kapanması ve denizyolunda savaş risk primlerinin artması taşımacılık maliyetlerini hızla yükseltti. Denizyolları taşımacılığında navlun maliyeti bazı hatlarda 3 kat yükseldi.
FAİZ KARARI BEKLENİYOR
Önümüzdeki günlerde piyasaların en çok dikkat edeceği başlıklardan biri ise Merkez Bankası’nın faiz kararı olacak. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 12 Mart’ta toplanacak. Ekonomistler mevcut küresel belirsizlik ortamında Merkez Bankası’nın faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek “bekle-gör” politikasını sürdüreceğinde hem fikirler. Ancak enerji maliyetlerinin enflasyon üzerinde yaratacağı baskı da göz ardı edilmiyor.
Kaynak: Haber Global
Beşiktaş'ta sürpriz ayrılık! Sezon başında transfer edilmişti, genç yıldız için yolun sonu göründü
İsrail Başbakanı Netanyahu, İran'a saldırıları sürdürme mesajı verdi
Fatih Terim iftarı İlkin Aydın'la yaptı: Sahura Arda Turan'a gitti
Fatih Terim ve Arda Turan buluştu
Odundan sızan duman faciaya neden oldu!
Uludağ'da JAK timi bu sezon 1180 olaya müdahale etti!
890 bin liraya yaptırdığı diş viral oldu!
Bursa, yapay zeka için Türkiye'nin test merkezi oluyor!
Bursa'da üretilecek aracın fiyatı belli oldu!
Bursa'da boş toprak kalmayacak! Köy sakinleri gelir elde edecek...
Yıldırımlı Çocuklar Hem Eğlendi Hem Öğrendi
Yabancı yatırımcıların en çok aldığı hisseler belli oldu!
Neredeyse her araçta mevcut! Herkes bunu merak ediyor...
Mollaarap’a ‘Yeşil’ Koridor
İran'a kara harekatı masada mı? ABD basını kritik detayı yazdı