SON DAKİKA
Hava Durumu

Savaşın faturası yine emekçiye, petrol 180 doları görürse ne olur?

Savaştan önce günlük 20-21 milyon varil petrolün taşındığı Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Çatışmaların uzaması halinde petrol fiyatlarında 180 dolar senaryosu konuşulurken, bu durum Türkiye için 20 milyar dolara varan ek enerji maliyeti anlamına geliyor. Petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış ise Türkiye’de enflasyonu yaklaşık 0,5 puan yukarı çekiyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.03.2026 08:58
Haber Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 09:01
Kaynak: Haber Global
Savaşın faturası yine emekçiye, petrol 180 doları görürse ne olur?

Haber Global'den Mert İnan'ın haberine göre;ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı saldırıların ardından Hürmüz Boğazı yeniden dünyanın merkezine oturdu. Savaşla birlikte enerji ve küresel tedarik zincirleri sarsılmaya başlarken, bu tablonun önümüzdeki günlerde hem Avrupa hem de Türkiye içindeki ekonomik dengelere yansıması merak konusu. Hürmüz Boğazı küresel enerji sisteminin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Günlük yaklaşık 20-21 milyon varil petrol ile dünya LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 25’i bu dar deniz koridorundan taşınırken, söz konusu miktar küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor.

180 DOLAR KORKUSU

Uzmanlara göre savaşın devam etmesi durumunda mart ayı sonunda Brent petrolün 110-130 dolar bandına yükselme riski bulunuyor. Stratejik petrol rezervlerinin devreye alınması ve alternatif sevkiyat hatlarının kullanılması gibi adımların ise piyasadaki yükselişi sınırlamakta yetersiz kalabileceği ifade ediliyor. Kesintinin iki ay gibi daha uzun bir süreye yayılması halinde Brent petrol fiyatlarının 130-150 dolar bandına tırmanması güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Çatışmaların 3 veya daha uzun süre devam ettiği ve tanker trafiğinin ciddi biçimde aksadığı bir senaryoda ise küresel enerji piyasasında belirgin bir arz açığı oluşabileceği, bu durumda petrol fiyatlarının 180 dolar seviyesine kadar sıçrayabileceği belirtiliyor.

CARİ AÇIK KATLANIR!

Petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan ve hızlı etkiler yaratması bekleniyor. Enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı olan Türkiye, yılda yaklaşık 90-100 milyar dolar seviyesinde enerji ithalatı gerçekleştiriyor. Ekonomik hesaplamalara göre petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 2,6 milyar dolar artırıyor. Bu çerçevede petrol fiyatının 100 dolar seviyesinde kalması Türkiye’ye yaklaşık 5 milyar dolarlık ek maliyet anlamına gelirken, 120 dolar seviyesine yükselmesi 10 milyar dolara yakın ek yük oluşturuyor. Fiyatların 150 dolar seviyesine çıkması ise 18-20 milyar dolar civarında ilave maliyet riskini beraberinde getiriyor. Böyle bir tabloda Türkiye’nin cari açığının yeniden 50 milyar dolar bandına doğru genişleyebileceğine de dikkat çekiliyor.

2.4 MİLYAR DOLARLIK ÇIKIŞ

Savaşın finansal piyasalara yansıması da dikkat çekici. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yabancı yatırımcılar Türkiye piyasalarından son 11 ayın en sert çıkışını gerçekleştirdi. Merkez Bankası verilerine göre bir haftada 1,7 milyar dolar tahvil, 755 milyon dolar hisse satışı ile toplam 2,4 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Aynı dönemde Merkez Bankası rezervleri 12,8 milyar dolar gerileyerek 197,5 milyar dolara düştü.

UZAKDOĞU'DA SARSINTI

Krizin en sert etkileri enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı olan Asya-Pasifik ekonomilerinde de hissedilmeye başladı. Japonya ve Güney Kore yüzlerce günlük petrol rezervine sahip olmasına rağmen LNG stoklarının yalnızca birkaç haftalık seviyede olması nedeniyle sanayi üretiminde ciddi risk ile karşı karşıya. Tokyo yeni petrol tedarik hatları arayışına girerken Seul yönetimi akaryakıtta tavan fiyat uygulaması gibi sert piyasa müdahalelerini tartışıyor.

RUSLAR'A PİYANGO

Rusya açısından ise ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir paradoks yaratıyor. Körfez hattındaki riskler nedeniyle petrol ve gaz fiyatlarının yükselmesi, 2025’te enerji gelirlerinde ciddi kayıp yaşayan Moskova için yeni bir finansman alanı açmış durumda. Artan enerji gelirlerinin Kremlin’e hem Ukrayna savaşının maliyetlerini karşılama hem de iç politikada sosyal harcamalar üzerinden istikrar sağlama konusunda ek bir manevra alanı sunduğu değerlendiriliyor. Avrupa Birliği 2022’den bu yana Rus gazına bağımlılığı azaltmak için önemli adımlar atmış olsa da Belçika, Fransa, Hollanda ve İspanya limanları üzerinden Rus LNG’si Avrupa piyasasına girmeyi sürdürüyor. Hürmüz krizinin enerji fiyatlarını yukarı çekmesi ise Avrupa’da Rus LNG’sinin tamamen yasaklanmasının ne kadar sürdürülebilir olduğu tartışmasını yeniden alevlendirmiş durumda.

VARLIKLAR ETKİLENİYOR

Ortaya çıkan son ekonomik riskleri değerlendiren kurumsal iktisat uzmanı Gülsev Duran ise , son haftalarda küresel hisse senedi piyasalarında görülen satış baskısına dikkat çekerken, şöyle konuştu: "ABD piyasalarında haftalık kayıpların yüzde 2’ye ulaşması yatırımcıların giderek daha fazla güvenli liman arayışına yöneldiğini ortaya koyuyor. Son dönemde dikkat çeken unsur, bu risklerin yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel portföy dağılımlarını da değiştirecek ölçekte fiyatlanmaya başlaması. Bu tablo jeopolitik gelişmelerin artık geçici piyasa dalgalanmaları olmaktan çıkıp varlık fiyatlarını belirleyen yapısal bir faktöre dönüştüğünü gösteriyor."

MOMENTUM KAYBI

Küresel ekonomide ortaya çıkan kırılganlığın yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı olmadığına da değinen Duran, uyarılarının devamında ise şöyle konuştu: “Küresel piyasalarda asıl kırılganlık büyümede değil, beklentilerde oluşuyor. ABD’de açıklanan son veriler iş gücü piyasasında belirgin bir ivme kaybına işaret ediyor. Şubat ayında tarım dışı istihdamın beklentilerin oldukça altında kalması ve işsizlik oranının yüzde 4,4’e yükselmesi ekonomide yavaşlama sinyallerinin güçlendiğini gösteriyor. Ekonomik büyüme tamamen durmuyor ancak momentum kaybı belirginleşiyor. Küresel piyasalarda oluşan kırılganlık yalnızca makro verilerle değil, yatırımcıların bu verileri nasıl yorumladığıyla yakından bağlantılı.”

Kaynak: Haber Global

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.