İzmir'de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin yıllardır süren dava, görülen son duruşmayla birlikte yeniden kamuoyunun odağına yerleşti. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen üçüncü celsede, yargılanan sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Duruşmada hem sanık savunmaları hem de aile fertlerinin sert tepkileri dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 06.06.2026 09:17
Haber Güncellenme Tarihi: 06.06.2026 09:19
Kaynak:
Bursada Bugün
Olayın "intihar" olarak kayıtlara geçmesinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla derinleşen soruşturma, zaman içinde çok sayıda şüpheli ve sanığın yargılandığı kapsamlı bir adli sürece dönüştü. Mahkemenin son kararı, davanın seyrine ilişkin beklentileri bir kez daha artırdı.
2018'deki şüpheli ölümden genişleyen soruşturmaya uzanan süreç
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu olan Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018'de Narlıdere'de evine yakın bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu. İlk değerlendirmelerde olayın intihar olduğu yönünde kayıt tutulsa da süreç ilerledikçe dosya yeniden ele alındı ve soruşturma farklı bir boyuta taşındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen incelemelerde, olay yerindeki görevliler ve bazı kamu personeli hakkında "görevi kötüye kullanma" iddiaları gündeme geldi. Bununla birlikte şantiyede görevli bazı kişiler için "kasten öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış iddianameler hazırlanması, dosyanın kapsamını genişletti. Farklı mahkemelerde başlayan süreçler daha sonra birleştirilerek tek çatı altında görülmeye başlandı. Duruşmada tutukluluk tartışması ve sanıkların savunmaları
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmada, tutuklu sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan sanıklar, üzerlerine yöneltilen suçlamaları reddederek olay günü yaşananlara ilişkin kendi anlatımlarını mahkemeye sundu.
Sanıklardan biri, devriye görevi sırasında ihbar üzerine bölgeye gittiklerini ve olay yerinde farklı ekiplerin de bulunduğunu ifade ederek, ilk gözlemlerinde herhangi bir kan izine rastlanmadığını belirtti. Olayın uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu vurgulayan sanık, sürecin kendisinden sonra başka birimlere devredildiğini savundu.
Bir başka sanık ise olay yerine ulaştıklarında genel bilgi topladıklarını, bazı teknik incelemeler yaptıklarını ve kayıt altına alma işlemlerini gerçekleştirdiklerini söyledi. Savunmalar sırasında sanıklar, görev tanımları çerçevesinde hareket ettiklerini ve suçlamaları kabul etmediklerini dile getirdi. Anne Nihal Büyükışık'ın 'kamera kayıtları' tepkisi salonda yankılandı
Duruşmanın en dikkat çeken anlarından biri Dorukhan Büyükışık'ın annesi Nihal Büyükışık'ın yaptığı açıklamalar oldu. Acılı anne, oğlunun ölümüne ilişkin kritik delillerin kaybolduğunu öne sürerek kamera kayıtlarına dikkat çekti ve "Burada insanlık suçu işlenmiştir" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Nihal Büyükışık, oğlunu hayattan koparanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirterek, adalet talebini yineledi. Baba Ethem Büyükışık da sanıklara yönelik en ağır cezaların verilmesini istediğini ifade etti. Aile fertlerinin duruşma salonundaki beyanları, davanın duygusal boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dorukhan Büyükışık davasında kritik gelişme..
İzmir'de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin yıllardır süren dava, görülen son duruşmayla birlikte yeniden kamuoyunun odağına yerleşti. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen üçüncü celsede, yargılanan sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Duruşmada hem sanık savunmaları hem de aile fertlerinin sert tepkileri dikkat çekti.
Olayın "intihar" olarak kayıtlara geçmesinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla derinleşen soruşturma, zaman içinde çok sayıda şüpheli ve sanığın yargılandığı kapsamlı bir adli sürece dönüştü. Mahkemenin son kararı, davanın seyrine ilişkin beklentileri bir kez daha artırdı.
2018'deki şüpheli ölümden genişleyen soruşturmaya uzanan süreç
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu olan Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018'de Narlıdere'de evine yakın bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu. İlk değerlendirmelerde olayın intihar olduğu yönünde kayıt tutulsa da süreç ilerledikçe dosya yeniden ele alındı ve soruşturma farklı bir boyuta taşındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen incelemelerde, olay yerindeki görevliler ve bazı kamu personeli hakkında "görevi kötüye kullanma" iddiaları gündeme geldi. Bununla birlikte şantiyede görevli bazı kişiler için "kasten öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış iddianameler hazırlanması, dosyanın kapsamını genişletti. Farklı mahkemelerde başlayan süreçler daha sonra birleştirilerek tek çatı altında görülmeye başlandı.

Duruşmada tutukluluk tartışması ve sanıkların savunmaları
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmada, tutuklu sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan sanıklar, üzerlerine yöneltilen suçlamaları reddederek olay günü yaşananlara ilişkin kendi anlatımlarını mahkemeye sundu.
Sanıklardan biri, devriye görevi sırasında ihbar üzerine bölgeye gittiklerini ve olay yerinde farklı ekiplerin de bulunduğunu ifade ederek, ilk gözlemlerinde herhangi bir kan izine rastlanmadığını belirtti. Olayın uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu vurgulayan sanık, sürecin kendisinden sonra başka birimlere devredildiğini savundu.
Bir başka sanık ise olay yerine ulaştıklarında genel bilgi topladıklarını, bazı teknik incelemeler yaptıklarını ve kayıt altına alma işlemlerini gerçekleştirdiklerini söyledi. Savunmalar sırasında sanıklar, görev tanımları çerçevesinde hareket ettiklerini ve suçlamaları kabul etmediklerini dile getirdi.

Anne Nihal Büyükışık'ın 'kamera kayıtları' tepkisi salonda yankılandı
Duruşmanın en dikkat çeken anlarından biri Dorukhan Büyükışık'ın annesi Nihal Büyükışık'ın yaptığı açıklamalar oldu. Acılı anne, oğlunun ölümüne ilişkin kritik delillerin kaybolduğunu öne sürerek kamera kayıtlarına dikkat çekti ve "Burada insanlık suçu işlenmiştir" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Nihal Büyükışık, oğlunu hayattan koparanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirterek, adalet talebini yineledi. Baba Ethem Büyükışık da sanıklara yönelik en ağır cezaların verilmesini istediğini ifade etti. Aile fertlerinin duruşma salonundaki beyanları, davanın duygusal boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: Bursada Bugün
Bursa'da iş yerinde korku dolu anlar: Çalışanlar gözlerine inanamadı
Adalet Bakanı Gürlek açıkladı... O fıkraya soruşturma
Sigaraya bir zam daha geldi!
Eski manken Bilun Dohmen, Özgür Özel'e seçim otobüsü almak için Bodrum'daki evini satışa çıkardı
Varını yoğunu altına yatıranlar şokta!
"Tarihin en ölümcül seviyesine ulaşabilir" ABD'den Ebola virüsü uyarısı!
Meteoroloji'den yüksek sıcaklık uyarısı! 5 derece birden artacak
Hafta sonu gece ulaşımına yeni ayar! BURULAŞ duyurdu
TÜİK verileri şaşırttı! Bursa'da eğitimde dikkat çeken yükseliş
Gökyüzünü duman kapladı! Bursa'da boya fabrikasında yangın
Süper Lig'de yeni sezonun hakemleri açıklandı!
Türkiye'de alarm! Temmuz-Ağustos için kritik uyarı...
Altın reklamlarında skandal iddia! Sektör ayağa kalktı
Araç sahipleri dikkat! Tabela gece yarısı değişti
Adliyede çekilen video kriz yarattı! Başsavcılık harekete geçti