Mezdeke dansçısı Aynur Kanbur cinayetinde şüphelinin ifadesine ulaşıldı: Kan donduran sözler
Mezdeke dansçısı Aynur Kanbur cinayetinde şüphelinin ifadesine ulaşıldı: Kan donduran sözler
Şişli’de 2016 yılında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Aynur Kanbur cinayetinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Cinayeti itiraf eden şüpheli, olayda kullandığı silahla ilgili çarpıcı ifadeler verdi.
Haber Giriş Tarihi: 10.06.2026 21:40
Haber Güncellenme Tarihi: 10.06.2026 21:43
Kaynak:
Haber Global
İstanbul Şişli’de 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Aynur Kanbur cinayetinde yeni detaylar ortaya çıktı. Cinayeti itiraf ettiği belirtilen şüpheli Bülent G., soruşturma kapsamında verdiği ifadede olayda kullandığı ruhsatsız tabancayı bir tekneyle açıldıktan sonra İstanbul Boğazı’na attığını söyledi. Yıllardır çözülemeyen dosyada ortaya çıkan yeni bilgiler, soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı tekrar inceledi. Olay gününe ait toplu ulaşım ve İstanbulkart hareketlerini geriye dönük inceleyen ekipler, şüphelinin Avcılar’dan metrobüse binerek Mecidiyeköy’e gelen Bülent G. olduğunu tespit etti. Takibe alınan şüphelinin, olay öncesi ve sonrasında telefonunu kapattığı, maktulün tehdit edildiği iddialarıyla daha önce HTS kayıtları incelenen diğer akrabalar F.K. S. K. ve Y.K. ile bağlantılı olduğu belirlendi.
"KARGOCUYUM DİYEREK KAPIYI AÇTIRDIM"
Emniyetteki sorgusunda cinayeti tek başına işlediğini itiraf eden Bülent G., "Olay günü Avcılar’daki evimden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy’e geldim. Hava yağmurlu ve soğuk olduğu için kafamda şapka ve kapüşonlu mont vardı. Aynur Kanbur’un Fulya’daki ikametine gittim ve zile bastım. Megafondan 'Kim o?' diye sorunca 'Paketiniz var' diyerek kendimi kargocu olarak tanıttım. Beni kargocu sanıp binanın kapısını açtı. Kapı açılınca giriş kattaki daireye yöneldim, kapısı açıktı. Beni üzerimdeki kapüşon ve şapka sebebiyle ilk başta tanımadı. Kendisine geçmişteki tartışmamıza atıfta bulunarak, 'Ailemizin itibarını zedeledin, sen nasıl bir ailenin ferdi olduğunun farkında değilsin. Şevki dayımızın kemiklerini sızlatıyorsun, bizim ailemizin adını lekeledin' dedim. Ben onun dansözlük yapmasını aile ferdi olarak kabul edemiyordum. Aynur sesini yükseltip 'Sen ne karışıyorsun, kimse bana karışamaz' diyerek küfürlerle üzerime yürüyünce, belimdeki 9 mm el yapımı tabancayı çekerek gövdesine doğru 3-4 el ateş ettim" dedi.
"CİNAYET SİLAHINI BOĞAZA ATTIM"
Zanlı, olayın ardından yaya olarak Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi’ne, oradan da Barbaros Bulvarı üzerinden otobüse binerek çalıştığı Rumelihisarı’ndaki restorana gittiğini ifade etti. Zanlı, cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayı ise birkaç gün sonra Emirgan-Kanlıca seferini yapan bir tekneye binerek İstanbul Boğazı’nın ortasında denize bıraktığını itiraf etti.
Bülent G., gözaltına alınan diğer akrabaları F.K, S.K. ve Y.K.’nin olayla bir ilgisi ya da azmettirmesi olmadığını, aralarındaki arazi konusunun bu olayla ilişkisi bulunmadığını iddia etti. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mezdeke dansçısı Aynur Kanbur cinayetinde şüphelinin ifadesine ulaşıldı: Kan donduran sözler
Şişli’de 2016 yılında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Aynur Kanbur cinayetinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Cinayeti itiraf eden şüpheli, olayda kullandığı silahla ilgili çarpıcı ifadeler verdi.
İstanbul Şişli’de 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Aynur Kanbur cinayetinde yeni detaylar ortaya çıktı. Cinayeti itiraf ettiği belirtilen şüpheli Bülent G., soruşturma kapsamında verdiği ifadede olayda kullandığı ruhsatsız tabancayı bir tekneyle açıldıktan sonra İstanbul Boğazı’na attığını söyledi. Yıllardır çözülemeyen dosyada ortaya çıkan yeni bilgiler, soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı tekrar inceledi. Olay gününe ait toplu ulaşım ve İstanbulkart hareketlerini geriye dönük inceleyen ekipler, şüphelinin Avcılar’dan metrobüse binerek Mecidiyeköy’e gelen Bülent G. olduğunu tespit etti. Takibe alınan şüphelinin, olay öncesi ve sonrasında telefonunu kapattığı, maktulün tehdit edildiği iddialarıyla daha önce HTS kayıtları incelenen diğer akrabalar F.K. S. K. ve Y.K. ile bağlantılı olduğu belirlendi.
"KARGOCUYUM DİYEREK KAPIYI AÇTIRDIM"
Emniyetteki sorgusunda cinayeti tek başına işlediğini itiraf eden Bülent G., "Olay günü Avcılar’daki evimden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy’e geldim. Hava yağmurlu ve soğuk olduğu için kafamda şapka ve kapüşonlu mont vardı. Aynur Kanbur’un Fulya’daki ikametine gittim ve zile bastım. Megafondan 'Kim o?' diye sorunca 'Paketiniz var' diyerek kendimi kargocu olarak tanıttım. Beni kargocu sanıp binanın kapısını açtı. Kapı açılınca giriş kattaki daireye yöneldim, kapısı açıktı. Beni üzerimdeki kapüşon ve şapka sebebiyle ilk başta tanımadı. Kendisine geçmişteki tartışmamıza atıfta bulunarak, 'Ailemizin itibarını zedeledin, sen nasıl bir ailenin ferdi olduğunun farkında değilsin. Şevki dayımızın kemiklerini sızlatıyorsun, bizim ailemizin adını lekeledin' dedim. Ben onun dansözlük yapmasını aile ferdi olarak kabul edemiyordum. Aynur sesini yükseltip 'Sen ne karışıyorsun, kimse bana karışamaz' diyerek küfürlerle üzerime yürüyünce, belimdeki 9 mm el yapımı tabancayı çekerek gövdesine doğru 3-4 el ateş ettim" dedi.
"CİNAYET SİLAHINI BOĞAZA ATTIM"
Zanlı, olayın ardından yaya olarak Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi’ne, oradan da Barbaros Bulvarı üzerinden otobüse binerek çalıştığı Rumelihisarı’ndaki restorana gittiğini ifade etti. Zanlı, cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayı ise birkaç gün sonra Emirgan-Kanlıca seferini yapan bir tekneye binerek İstanbul Boğazı’nın ortasında denize bıraktığını itiraf etti.
Bülent G., gözaltına alınan diğer akrabaları F.K, S.K. ve Y.K.’nin olayla bir ilgisi ya da azmettirmesi olmadığını, aralarındaki arazi konusunun bu olayla ilişkisi bulunmadığını iddia etti. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.
Kaynak: Haber Global
İstanbul'da iş yerinde acı olay! Canına kıydı...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Aziz Yıldırım'a tebrik telefonu
Yapay zeka destekli fotoğraflarla kendisini MİT'le irtibatlı gibi gösteren şüpheliye gözaltına alındı
5. kattan atlayan yaşlı adam yaşamını yitirdi!
Bodrum'da denizin dibinden kilolarca atık çıkarıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Netanyahu'nun açıklamalarına tepki
Kaderin böylesi! Kalp krizinden ölen arkadaşının cenazesinde kalp krizi geçirdi...
Önder Aksakal açıkladı: Özgür Özel, 'DSP'yi bize verin' dedi
Genel merkeze tırmanarak giren Nurhayat Altaca Kayışoğlu ihraç listesinde
Donald Trump'tan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü: O çok güçlü biri
Gemlik Belediyesi'nden Yeniköy'deki yangınla ilgili açıklama!
Bursa'da iş kazası! 4 metre yükseklikten düşen inşaat işçisi hastanelik oldu...
Bursa Gemlik'te otomobil ile çarpışan genç motosiklet sürücüsü yaralandı!
CHP'de ihraçlar 9 kişiyle sınırlı kalmayacak! İşte sıradaki isimler
Altında sert düşüş sonrası İslam Memiş’ten yeni rekor uyarısı