Ortak savunmada dev adım! Türkiye'nin yeni bölgesel NATO'su
Ortak savunmada dev adım! Türkiye'nin yeni bölgesel NATO'su
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 'Ortak Savunma Grubu' kurulması planlanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan Şubat başında bu doğrultuda önemli temaslarda bulunacak. Türkiye'nin gelişen askeri teknolojisinin merkezde yer alacağı 'Ortak Savunma Grubu' NATO'nun 5. maddesindeki mekanizmaları işletebilir.
Haber Giriş Tarihi: 02.02.2026 09:38
Haber Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 09:40
Kaynak:
Haber Global
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3-4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan ziyaretler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölge turu, 3 Şubat’ta Suudi Arabistan ziyaretiyle başlayacak. Riyad’da düzenlenecek iş forumunda savunma sanayii, havacılık ve bilgi teknolojileri alanlarında anlaşmalar imzalanacak. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında “Ortak Savunma Grubu” kurulmasına yönelik temaslar son dönemde hız kazandı. Diplomatik kaynaklara göre üç ülke, savunma ve güvenlik alanında daha kurumsal bir iş birliği modeli üzerinde görüşmeler yürütüyor. Haber Global Web Özel'e söz konusu gelişmeyi değerlendiren Prof. Dr. Kamer Kasım, gelişen savunma teknolojisinin Türkiye'yi önemli bir askeri aktör haline getirdiğini söyledi.
DAHA ESNEK YAPI
Edinilen bilgilere göre, söz konusu girişim; askeri eğitim, savunma sanayii iş birliği, istihbarat paylaşımı ve bölgesel tehditlere karşı ortak koordinasyon başlıklarını kapsıyor. Modelin, NATO’nun kolektif savunma ilkesine benzer bir çerçeveye sahip olabileceği, ancak daha esnek ve bölgesel odaklı bir yapı olarak tasarlandığı ifade ediliyor. Suudi Arabistan ve Pakistan arasında son yıllarda artan askeri ve stratejik iş birliği, bu sürecin temel zeminini oluşturuyor. Türkiye’nin ise gelişmiş savunma sanayii, operasyonel tecrübesi ve bölgesel diplomatik ağıyla bu yapıya önemli katkı sunabileceği değerlendiriliyor.
HENÜZ İMZALANMADI
Yetkililer, görüşmelerin henüz bağlayıcı bir anlaşmaya dönüşmediğini ve resmi bir metnin imzalanmadığını vurguluyor. Buna karşın, taraflar arasındaki temasların sürdürülmesi ve teknik düzeyde çalışmaların devam etmesi, girişimin orta vadede somut bir yapıya kavuşabileceği yönünde yorumlara neden oluyor. Uzmanlar, olası bir ortak savunma grubunun Orta Doğu ve Güney Asya’daki güvenlik dengelerini etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir oluşumun, üç ülkenin bölgesel caydırıcılığını artırmasının yanı sıra, mevcut küresel ittifak sistemlerine alternatif veya tamamlayıcı bir güvenlik mekanizması olarak da değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Konuya ilişkin Ankara, Riyad ve İslamabad’dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Görüşmelerin içeriği ve takvimi konusunda belirsizlik sürerken, diplomatik kaynaklar sürecin “ihtiyatlı ve aşamalı” şekilde ilerlediğini belirtiyor.
İŞBİRLİĞİ GENİŞLİYOR
Prof. Dr. Kasım şu değerlendirmeleri yaptı: "Türkiye, Pakistan ve Azerbaycan arasında savunma sanayiinde son yıllarda çok önemli ilerlemeler kaydedildi. Suudi Arabistan’ın da bu iş birliğine dâhil olması, sürece Körfez boyutunu ekledi. Türkiye’nin hızla gelişen savunma sanayii, Körfez ülkeleri açısından stratejik bir yatırım alanı haline gelmiş durumda. Körfez ülkeleri savunmaya ciddi yatırımlar yapmaya hazırlanırken, Türkiye bu süreçte hem önemli bir ortak hem de güçlü bir katkı sağlayıcı konumunda bulunuyor."
5. MADDE BENZERLİĞİ
Prof. Dr. Kasım, "Kafkaslar ve Körfez bağlamı birlikte düşünüldüğünde, Katar’ın da etkin bir aktör olarak öne çıktığı görülüyor. Bu üçlü yapı; hem savunma sanayii iş birliği hem de bölgesel güvenlik açısından dikkat çekici bir çerçeve sunuyor. NATO’nun 5. maddesi son derece açıktır; üye ülkelerden birine yapılan saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır ve ortak savunmayı zorunlu kılar. 11 Eylül saldırılarının ardından bu madde işletilmiş ve Afganistan süreci başlamıştır. Ancak benzer bir durumda, mevcut koşulların NATO’nun 5. madde kriterlerini tam olarak karşılayıp karşılamadığına ayrıca bakmak gerekir. Özetle, bir üyeye yapılan saldırının gerçekten tüm üyelere yapılmış sayılması için bu şartların net biçimde oluşması gerekir" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ortak savunmada dev adım! Türkiye'nin yeni bölgesel NATO'su
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 'Ortak Savunma Grubu' kurulması planlanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan Şubat başında bu doğrultuda önemli temaslarda bulunacak. Türkiye'nin gelişen askeri teknolojisinin merkezde yer alacağı 'Ortak Savunma Grubu' NATO'nun 5. maddesindeki mekanizmaları işletebilir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3-4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan ziyaretler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölge turu, 3 Şubat’ta Suudi Arabistan ziyaretiyle başlayacak. Riyad’da düzenlenecek iş forumunda savunma sanayii, havacılık ve bilgi teknolojileri alanlarında anlaşmalar imzalanacak. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında “Ortak Savunma Grubu” kurulmasına yönelik temaslar son dönemde hız kazandı. Diplomatik kaynaklara göre üç ülke, savunma ve güvenlik alanında daha kurumsal bir iş birliği modeli üzerinde görüşmeler yürütüyor. Haber Global Web Özel'e söz konusu gelişmeyi değerlendiren Prof. Dr. Kamer Kasım, gelişen savunma teknolojisinin Türkiye'yi önemli bir askeri aktör haline getirdiğini söyledi.
DAHA ESNEK YAPI
Edinilen bilgilere göre, söz konusu girişim; askeri eğitim, savunma sanayii iş birliği, istihbarat paylaşımı ve bölgesel tehditlere karşı ortak koordinasyon başlıklarını kapsıyor. Modelin, NATO’nun kolektif savunma ilkesine benzer bir çerçeveye sahip olabileceği, ancak daha esnek ve bölgesel odaklı bir yapı olarak tasarlandığı ifade ediliyor. Suudi Arabistan ve Pakistan arasında son yıllarda artan askeri ve stratejik iş birliği, bu sürecin temel zeminini oluşturuyor. Türkiye’nin ise gelişmiş savunma sanayii, operasyonel tecrübesi ve bölgesel diplomatik ağıyla bu yapıya önemli katkı sunabileceği değerlendiriliyor.
HENÜZ İMZALANMADI
Yetkililer, görüşmelerin henüz bağlayıcı bir anlaşmaya dönüşmediğini ve resmi bir metnin imzalanmadığını vurguluyor. Buna karşın, taraflar arasındaki temasların sürdürülmesi ve teknik düzeyde çalışmaların devam etmesi, girişimin orta vadede somut bir yapıya kavuşabileceği yönünde yorumlara neden oluyor. Uzmanlar, olası bir ortak savunma grubunun Orta Doğu ve Güney Asya’daki güvenlik dengelerini etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir oluşumun, üç ülkenin bölgesel caydırıcılığını artırmasının yanı sıra, mevcut küresel ittifak sistemlerine alternatif veya tamamlayıcı bir güvenlik mekanizması olarak da değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Konuya ilişkin Ankara, Riyad ve İslamabad’dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Görüşmelerin içeriği ve takvimi konusunda belirsizlik sürerken, diplomatik kaynaklar sürecin “ihtiyatlı ve aşamalı” şekilde ilerlediğini belirtiyor.
İŞBİRLİĞİ GENİŞLİYOR
Prof. Dr. Kasım şu değerlendirmeleri yaptı: "Türkiye, Pakistan ve Azerbaycan arasında savunma sanayiinde son yıllarda çok önemli ilerlemeler kaydedildi. Suudi Arabistan’ın da bu iş birliğine dâhil olması, sürece Körfez boyutunu ekledi. Türkiye’nin hızla gelişen savunma sanayii, Körfez ülkeleri açısından stratejik bir yatırım alanı haline gelmiş durumda. Körfez ülkeleri savunmaya ciddi yatırımlar yapmaya hazırlanırken, Türkiye bu süreçte hem önemli bir ortak hem de güçlü bir katkı sağlayıcı konumunda bulunuyor."
5. MADDE BENZERLİĞİ
Prof. Dr. Kasım, "Kafkaslar ve Körfez bağlamı birlikte düşünüldüğünde, Katar’ın da etkin bir aktör olarak öne çıktığı görülüyor. Bu üçlü yapı; hem savunma sanayii iş birliği hem de bölgesel güvenlik açısından dikkat çekici bir çerçeve sunuyor. NATO’nun 5. maddesi son derece açıktır; üye ülkelerden birine yapılan saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır ve ortak savunmayı zorunlu kılar. 11 Eylül saldırılarının ardından bu madde işletilmiş ve Afganistan süreci başlamıştır. Ancak benzer bir durumda, mevcut koşulların NATO’nun 5. madde kriterlerini tam olarak karşılayıp karşılamadığına ayrıca bakmak gerekir. Özetle, bir üyeye yapılan saldırının gerçekten tüm üyelere yapılmış sayılması için bu şartların net biçimde oluşması gerekir" dedi.
Kaynak: Haber Global
19 Şubat 2026 Akaryakıt Fiyatları! 19 Şubat Benzine, motorine, mazota indirim veya zam var mı, bekleniyor mu?
Anadolu Efes: 67-88
Ladik'te "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı etkinlik yapıldı
ABD'deki çığ felaketinde 8 kayakçı öldü, 1 kayakçı kayıp
ABD'nin Suriye'deki tüm güçlerini geri çekeceği iddiası
1. Lig'in efsane kulübü, 3. Lig'e düşmeyle karşı karşıya! Hem de sadece 500 bin euro borç yüzünden
UEFA Fenerbahçe'nin 5 yıldızlı logolarının kaldırılmasını istedi mi?
Trump: Diego Garcia'daki askeri üs İran'a yönelik olası saldırılarda kullanılabilir
Bakan Gürlek, Nevşehir Valisi Ali Fidan ve beraberindeki heyeti ile bir araya geldi
Galata Kulesi'nde ramazan ayına özel görseller yansıtıldı
CHP Genel Başkanı Özel, partisinin Ataşehir mitingine katıldı
BUDO'nun bazı seferleri olumsuz hava şartları nedeniyle iptal edildi
Boşanma aşamasındaki eşini bıçaklayarak katletti! Kaçarken yaptığı kazada can verdi...
Otamendi'nin dövmeleri gündem oldu! En sevdiği diziler vücudunda
ABD İran SON DURUM! ABD İran'a saldıracak mı?