Sahile vuran denizanalarıyla ilgili uyarı: Ölü olsa bile dokunmayın
Sahile vuran denizanalarıyla ilgili uyarı: Ölü olsa bile dokunmayın
Mersin sahillerinde son günlerde artan denizanası yoğunluğu dikkat çekiyor. Bu durumun deniz ekosistemindeki değişimin önemli bir göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Ayas, "Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 01.04.2026 11:00
Haber Güncellenme Tarihi: 01.04.2026 11:01
Kaynak:
Bursada Bugün
Mersin'de son günlerde sahil hattında denizanası yoğunluğu arttı. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınanın da etkisiyle sahillere taşındığı değerlendirilirken, birçok noktada yoğunluğun gözle görülür seviyeye ulaştığı belirtildi. Aralarında Kızıldeniz kökenli türlerin de bulunduğu denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı görüldü.
"ÜZERİNDE CİDDİYETLE DURULMASI GEREKEN EKOLOJİK BİR GÖSTERGE"
Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı nedenlerin bulunduğunu anlatarak artışın bilimsel boyutuna dikkat çekti. Ayas, "Fırtınalar ve akıntılar, denizanalarının kıyıya vurmasına neden olarak denizlerimizde büyük bir biyokütle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu artışın temelinde, özellikle Kızıldeniz'den gelen göçmen bir tür olan Rhopilema nomadica yer alıyor. Aslında bu durum, besin zincirindeki trofik bir boşluğun denizanaları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı balıkçılık faaliyetleri sonucunda planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalması, aynı besinle beslenen denizanalarının popülasyonlarını hızla artırmasına yol açtı. Deniz biyologları açısından bu artış bir tehdit olarak algılansa da aslında üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir" dedi.
"BU TABLO, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İNSAN BASKISININ BİRLEŞİK ETKİSİDİR"
Denizanası popülasyonundaki artışın arkasında birden fazla etken bulunduğunu kaydeden Pro. Dr. Ayas, "Aşırı balıkçılık nedeniyle planktonla beslenen balık stoklarının azalması denizanalarına avantaj sağlar. Bunun yanında artan deniz suyu sıcaklıkları ve kirlilik de bu organizmaların çoğalmasını destekler. Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" diye konuştu.
"ÖLMÜŞ OLSALAR DAHİ BU CANLILARA DOKUNULMAMALI"
Denizanalarına karşı özellikle risk grubundaki bireyler için önemli uyarılarda bulunarak, temasın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Ayas şu ifadeleri kullandı:
"Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış yaşlı bireylerin, denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girmemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece denizanasının kendisi değil, yakıcı tentakülleri de kişilere ciddi zararlar verebilir. Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir. Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı, kesinlikle tatlı su kullanılmamalıdır. Amonyak gibi maddelerle müdahale edilebilse de her durumda en son yapılması gereken şey bir sağlık kuruluşuna veya hastaneye başvurmaktır"
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sahile vuran denizanalarıyla ilgili uyarı: Ölü olsa bile dokunmayın
Mersin sahillerinde son günlerde artan denizanası yoğunluğu dikkat çekiyor. Bu durumun deniz ekosistemindeki değişimin önemli bir göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Ayas, "Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir" dedi.
Mersin'de son günlerde sahil hattında denizanası yoğunluğu arttı. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınanın da etkisiyle sahillere taşındığı değerlendirilirken, birçok noktada yoğunluğun gözle görülür seviyeye ulaştığı belirtildi. Aralarında Kızıldeniz kökenli türlerin de bulunduğu denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı görüldü.
"ÜZERİNDE CİDDİYETLE DURULMASI GEREKEN EKOLOJİK BİR GÖSTERGE"
Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı nedenlerin bulunduğunu anlatarak artışın bilimsel boyutuna dikkat çekti. Ayas, "Fırtınalar ve akıntılar, denizanalarının kıyıya vurmasına neden olarak denizlerimizde büyük bir biyokütle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu artışın temelinde, özellikle Kızıldeniz'den gelen göçmen bir tür olan Rhopilema nomadica yer alıyor. Aslında bu durum, besin zincirindeki trofik bir boşluğun denizanaları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı balıkçılık faaliyetleri sonucunda planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalması, aynı besinle beslenen denizanalarının popülasyonlarını hızla artırmasına yol açtı. Deniz biyologları açısından bu artış bir tehdit olarak algılansa da aslında üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir" dedi.
"BU TABLO, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İNSAN BASKISININ BİRLEŞİK ETKİSİDİR"
Denizanası popülasyonundaki artışın arkasında birden fazla etken bulunduğunu kaydeden Pro. Dr. Ayas, "Aşırı balıkçılık nedeniyle planktonla beslenen balık stoklarının azalması denizanalarına avantaj sağlar. Bunun yanında artan deniz suyu sıcaklıkları ve kirlilik de bu organizmaların çoğalmasını destekler. Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" diye konuştu.
"ÖLMÜŞ OLSALAR DAHİ BU CANLILARA DOKUNULMAMALI"
Denizanalarına karşı özellikle risk grubundaki bireyler için önemli uyarılarda bulunarak, temasın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Ayas şu ifadeleri kullandı:
"Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış yaşlı bireylerin, denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girmemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece denizanasının kendisi değil, yakıcı tentakülleri de kişilere ciddi zararlar verebilir. Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir. Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı, kesinlikle tatlı su kullanılmamalıdır. Amonyak gibi maddelerle müdahale edilebilse de her durumda en son yapılması gereken şey bir sağlık kuruluşuna veya hastaneye başvurmaktır"
Kaynak: Bursada Bugün
Trump;' ABD'yi NATO'dan çıkarabilirim'
Bursa'da ekmeğe zam geldi!
Ankara'daki kazada kahreden detay!
Nilüfer’de miniklere geri dönüşüm eğitimi
Bursa Gıda Sektörü Asya Pazarına Açıldı
Rusya-Ukrayna müzakereleri askıya alındı
Irak petrolü Suriye üzerinden uluslararası piyasalara sevk edilecek
Orta Doğu'daki çatışmalar yarı iletken sektöründe helyumda arz sıkıntısına yol açıyor
Apartman ve site yönetimleri, aidat borçlarını "kişiye özel" duyurmaya hazırlanıyor
Türkiye, Dünya Kupası maçlarını hangi statlarda oynayacak?
Tiktok'a kapıldı, ailesinden koptu: Annenin feryadı yürek dağladı
İnfial yaratan görüntü! İddiayı duyunca gözünün yaşına bakmadılar
Google Haritalar'a elektrikli araçlar için yeni özellikler geldi
Emekliye "Nisan 2026" fırsatı: Banka banka promosyon ücretleri
APP plakalar için tanınan süre sona erdi