Salgının yeni adı: Siberkondri! Bunları yapıyorsanız dikkat
Salgının yeni adı: Siberkondri! Bunları yapıyorsanız dikkat
Doktora gitmeden önce internette hastalıklara ilişkin yapılan aramaların aşırı düzeye ulaşmasıyla ortaya çıkan siberkondri anksiyeteye neden oluyor.
Haber Giriş Tarihi: 07.01.2026 10:52
Haber Güncellenme Tarihi: 07.01.2026 10:52
Kaynak:
Bursada Bugün
Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin, ilerleyen yıllarda hastalık olarak tanımlanması beklenen siberkondrinin, sadece psikolojik değil fiziksel sorunlara da yol açabileceği konusunda uyardı.
İnternete erişimin artmasıyla, hastalık belirtilerine ve çeşitli semptomlara yönelik araştırmalar daha kolay yapılabiliyor. Ancak internet ortamındaki bu aramalar, kontrolsüzce yapıldığında olumsuz sonuçları da beraberinde getiriyor. İnternette hastalıklarla ilgili çok fazla araştırma yapmanın siberkondri olarak tanımlandığını belirten İstanbul Arel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölüm Başkanı ve Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, önemli bilgiler verdi.
Siberkondrinin; hastalık kaygısı bozukluğunu (eski adıyla hipokondri) da beraberinde getirebileceğini belirten Dr. Şahin, "İnsanlar çok kaygı duymalarından dolayı hastalıkla ilgi süreçlerini internet ortamında araştırmaya çalışıyor. İnternet ortamında araştırırken, bir takım kirli bilgilere erişiliyor. O bilgilere ulaştıkça kaygıları daha da artıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu, hastalık kaygısı bozukluğu, eski adıyla hipokondri dediğimiz problemler ortaya çıkmaya başlıyor. Basit birtakım semptomlar arasında görülen bir tane semptomu büyüterek çok büyük bir hastalıkları varmış gibi kaygıları ciddi şekilde artmaya başlıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu olan kişilerde bu kaygılarının çok üst düzeyde arttığını görüyoruz" dedi.
"Kişi kendi kendini hasta edebiliyor"
İnternette hastalıklara yönelik araştırmaların sosyal ve mesleki işlevsellikleri etkileyecek boyutlara ulaşabildiğini belirten Dr. Muzaffer Şahin, "O zaman ortaya bazı sorunlar çıkmaya başlıyor. Herkeste olabilen çok basit semptomları büyütüyorlar ya da semptom olmamasına rağmen kendilerine çok aşırı bir şekilde dikkat ederek semptomları oluşturmaya başlıyorlar. Bu da onların kaygı düzeyini daha çok artırıyor. Çok hafif bir ağrı varsa üzerinde düşündükçe bedenleri daha çok geriliyor ve ağrıları daha çok artabiliyor. Kaygı düzeyi arttıkça kişilerin sempatik sistemi devreye giriyor. Alarm dediğimiz tehlike algısı ortaya çıkmaya başlıyor ve ciddi şekilde hormon salgısı oluyor. Bu kişilerin çok hafif semptomları varsa bile bu ağrı semptomlarının o gerginlikle birlikte daha da artabileceğini görüyoruz" diye konuştu.
"Araştırma yaparken bilimsel dergiler okunmalı"
İnsanların belirsizlikten kurtulmak için internetten araştırmaya yöneldiğini ancak bunu yaparken dikkatli olmaları gerektiğini belirten Dr. Şahin, şu tavsiyelerde bulundu: "Bu belirsizliği gidermek için bilgiye ulaşmak istiyorlar, bu çok doğal. Ancak bunu yaparken bilimsel bilgilere ulaşmak önemli. Çok değerli hastanelerde çok değerli hekimlerimizin hastalıklarla ilgili verdikleri bilgilere ulaşabilirler. Bilimsel dergileri ve kaynakları okuyabilirler. İnternetteki gereksiz bilgilere ulaşıp bir takım formlara ya da abartılı bir yerlere ulaştıklarında kaygı düzeylerinin ciddi şekilde arttığını görüyoruz."
Bu belirtiler varsa psikolojik destek alınmalı
Siberkondrinin belirtilerini ve hangi noktada profesyonel bir destek alınması gerektiğini anlatan Şahin, "Eğer kişinin toplumsal ve mesleki işlevselliğini ciddi şekilde aksatmaya başlamışsa, günde 1 saat ya da 2 saat internette araştırıp daha sonrasında takıntılı düşünceler dediğimiz obsesif kompülsif düşünceler ortaya çıkmaya başlamışsa, kişi ondan uzaklaşamıyorsa, kafasında tekrar tekrar bunu çevirmeye başlamışsa, normal iş ve işlevlerini yapamıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bu kez hastalık kaygısı bozukluğu, beden belirti bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu gibi bozuklukların artma riski var. Risk bu kadar artıyorsa kesinlikle klinik psikologlardan, psikoterapistlerden, psikiyatristlerden destek alınması gerekiyor" diye konuştu.
Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, internet çağında bu tür aramalarım yaygınlaşmasıyla siberkondrinin 7-8 yıl içinde DSM-6 ve ICD kodu alarak tıp dünyasında yeni bir hastalık olarak sayılabileceğini belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Salgının yeni adı: Siberkondri! Bunları yapıyorsanız dikkat
Doktora gitmeden önce internette hastalıklara ilişkin yapılan aramaların aşırı düzeye ulaşmasıyla ortaya çıkan siberkondri anksiyeteye neden oluyor.
Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin, ilerleyen yıllarda hastalık olarak tanımlanması beklenen siberkondrinin, sadece psikolojik değil fiziksel sorunlara da yol açabileceği konusunda uyardı.
İnternete erişimin artmasıyla, hastalık belirtilerine ve çeşitli semptomlara yönelik araştırmalar daha kolay yapılabiliyor. Ancak internet ortamındaki bu aramalar, kontrolsüzce yapıldığında olumsuz sonuçları da beraberinde getiriyor. İnternette hastalıklarla ilgili çok fazla araştırma yapmanın siberkondri olarak tanımlandığını belirten İstanbul Arel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölüm Başkanı ve Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, önemli bilgiler verdi.
Siberkondrinin; hastalık kaygısı bozukluğunu (eski adıyla hipokondri) da beraberinde getirebileceğini belirten Dr. Şahin, "İnsanlar çok kaygı duymalarından dolayı hastalıkla ilgi süreçlerini internet ortamında araştırmaya çalışıyor. İnternet ortamında araştırırken, bir takım kirli bilgilere erişiliyor. O bilgilere ulaştıkça kaygıları daha da artıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu, hastalık kaygısı bozukluğu, eski adıyla hipokondri dediğimiz problemler ortaya çıkmaya başlıyor. Basit birtakım semptomlar arasında görülen bir tane semptomu büyüterek çok büyük bir hastalıkları varmış gibi kaygıları ciddi şekilde artmaya başlıyor. Özellikle yaygın kaygı bozukluğu olan kişilerde bu kaygılarının çok üst düzeyde arttığını görüyoruz" dedi.
"Kişi kendi kendini hasta edebiliyor"
İnternette hastalıklara yönelik araştırmaların sosyal ve mesleki işlevsellikleri etkileyecek boyutlara ulaşabildiğini belirten Dr. Muzaffer Şahin, "O zaman ortaya bazı sorunlar çıkmaya başlıyor. Herkeste olabilen çok basit semptomları büyütüyorlar ya da semptom olmamasına rağmen kendilerine çok aşırı bir şekilde dikkat ederek semptomları oluşturmaya başlıyorlar. Bu da onların kaygı düzeyini daha çok artırıyor. Çok hafif bir ağrı varsa üzerinde düşündükçe bedenleri daha çok geriliyor ve ağrıları daha çok artabiliyor. Kaygı düzeyi arttıkça kişilerin sempatik sistemi devreye giriyor. Alarm dediğimiz tehlike algısı ortaya çıkmaya başlıyor ve ciddi şekilde hormon salgısı oluyor. Bu kişilerin çok hafif semptomları varsa bile bu ağrı semptomlarının o gerginlikle birlikte daha da artabileceğini görüyoruz" diye konuştu.
"Araştırma yaparken bilimsel dergiler okunmalı"
İnsanların belirsizlikten kurtulmak için internetten araştırmaya yöneldiğini ancak bunu yaparken dikkatli olmaları gerektiğini belirten Dr. Şahin, şu tavsiyelerde bulundu: "Bu belirsizliği gidermek için bilgiye ulaşmak istiyorlar, bu çok doğal. Ancak bunu yaparken bilimsel bilgilere ulaşmak önemli. Çok değerli hastanelerde çok değerli hekimlerimizin hastalıklarla ilgili verdikleri bilgilere ulaşabilirler. Bilimsel dergileri ve kaynakları okuyabilirler. İnternetteki gereksiz bilgilere ulaşıp bir takım formlara ya da abartılı bir yerlere ulaştıklarında kaygı düzeylerinin ciddi şekilde arttığını görüyoruz."
Bu belirtiler varsa psikolojik destek alınmalı
Siberkondrinin belirtilerini ve hangi noktada profesyonel bir destek alınması gerektiğini anlatan Şahin, "Eğer kişinin toplumsal ve mesleki işlevselliğini ciddi şekilde aksatmaya başlamışsa, günde 1 saat ya da 2 saat internette araştırıp daha sonrasında takıntılı düşünceler dediğimiz obsesif kompülsif düşünceler ortaya çıkmaya başlamışsa, kişi ondan uzaklaşamıyorsa, kafasında tekrar tekrar bunu çevirmeye başlamışsa, normal iş ve işlevlerini yapamıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bu kez hastalık kaygısı bozukluğu, beden belirti bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu gibi bozuklukların artma riski var. Risk bu kadar artıyorsa kesinlikle klinik psikologlardan, psikoterapistlerden, psikiyatristlerden destek alınması gerekiyor" diye konuştu.
Dr. Öğretim Üyesi, CIIP Muzaffer Şahin, internet çağında bu tür aramalarım yaygınlaşmasıyla siberkondrinin 7-8 yıl içinde DSM-6 ve ICD kodu alarak tıp dünyasında yeni bir hastalık olarak sayılabileceğini belirtti.
Kaynak: Bursada Bugün
Berk Oktay boşanma iddialarına cevap verdi: Yıldız benim hayattaki en büyük şansım
Ukrayna, İran dronlarına karşı 4 Körfez ülkesine 201 uzman gönderdi
Sibel Can 11 yaş küçük sevgilisini hediyelere boğdu
Eskişehir'de bir kişi motosiklet kazasında hayatını kaybetti: Acı detay ortaya çıktı
Sadettin Saran: Vazgeçme gibi bir şansımız yok
İrlanda Başbakanı Micheal Martin'in Beyaz Saray'daki talihsiz anları: Kameraları unuttu, pantolonundaki lekeyi kendi yöntemiyle temizledi
Setbaşı'nda maneviyat ve gelenek bir arada! Sosyal Fikriyat Okulu'ndan 7. Kadir Gecesi ikramı...
Kuzey Irak ile Bağdat anlaşmaya vardı! Türkiye'ye petrol gönderilecek
Boğa sahibini hastanelik etti!
Mütevazılığında bu kadarı! N'Golo Kante attığı golü yorumlamadı, takımın başarısına dikkat çekti
İsrail yine Lübnan'ı vurdu
Bursa'da yürekleri ağza getiren kaza! Aracıyla göle uçtu...
Mardin’de iki grup arasında çıkan kavgada kan aktı
Ekmek arası patatese istedikleri fiyata bakın
İran basını açıkladı! Devrim Muhafızları komutanı Gulam Rıza Süleymani öldürüldü