Savcı, hakimi odasında vurmuştu! İstenen ceza belli oldu...
Savcı, hakimi odasında vurmuştu! İstenen ceza belli oldu...
İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda görevli bir savcı, odasında görevli kadın hakimi silahla yaralamıştı. Olayla ilgili iddianame hazırlanırken savcı hakkında 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi. İddianamede savcının, hakimin anne-baba isimleri, yakınlık dereceleri gibi kişisel veri niteliğindeki bilgilerini "Nasıl sülale bu?" yazısıyla ona gönderdiği, fakat tüm bu baskı, tehdit ve yıldırma çabalarına rağmen İstanbul'u terk etmesini sağlayamadığı aktarıldı.
Haber Giriş Tarihi: 16.02.2026 19:18
Haber Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 19:21
Kaynak:
Bursada Bugün
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli hakim A.K'yi silahla yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan savcı M.Ç.K. hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.
Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, müşteki A.K. ve şüpheli M.Ç.K. arasında 2023'ün ortalarında başlayan duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği, ancak bir süre sonra ayrıldıkları kaydedildi.
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin, müşteki ile ilişkisinin ve aralarında yaşananların duyulmasının mesleki kariyerini ve sosyal yaşamını ciddi ve olumsuz şekilde etkileyeceğini düşünmesi, anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturmaları nedeniyle ailesinin yanına gittiği zamanlarda müştekinin ya da oğlunun vereceği olumsuz tepkilere muhatap olma ve bu durumu anne ve babasına izah edememe endişesini taşıması karşısında, tek çıkar yolun müştekinin İstanbul'dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması ve gitmesi olduğuna karar vererek, onu bu yönde ve dozu giderek artan bir şekilde zorlamaya başladığı aktarıldı.
Şüphelinin, zaman zaman müşteki A.K'nin adliyedeki çalışma odasına giderek, çoğu zaman da telefonla aramak ya da mesajlar atmak, silah fotoğraf ve görselleri göndermek suretiyle tehdit ettiği aktarılan iddianamede, iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle müştekinin üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ve güvenliğinden endişe duymasına neden olduğu belirtildi.
BANKA DEKONTLARINA TEHDİT MESAJLARI
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin, müştekinin her türlü iletişim kanallarından kendisini engelleme çabasına rağmen gizli numaralardan aramalar yaparak ya da banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği anlatıldı.
İSTANBUL'U TERK ETMESİNİ YÖNÜNDE BASKI YAPMIŞ
Şüpheli M.Ç.K'nin, müşteki A.K'yi yıldırmak ve direncini kırmak amacıyla, müşteki profiliyle sahte hesaplar üzerinden müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek çok sayıda profil ifadeleri oluşturduğu belirtilen iddianamede, yine bu tür bir hesap üzerinden müştekinin kendisi ve ailesine ait kimlik numaraları, anne-baba isimleri, yakınlık dereceleri gibi kişisel veri niteliğindeki bilgilerini "Nasıl sülale bu?" yazısıyla ona gönderdiği, fakat tüm bu baskı, tehdit ve yıldırma çabalarına rağmen müştekinin İstanbul'u terk etmesini sağlayamadığı aktarıldı.
İSTENEN CEZA BELLİ OLDU
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin 13 Ocak'ta telefonlarına cevap alamayınca son bir defa uyarmak amacıyla müşteki A.K'nin adliyedeki çalışma odasına gittiği, aralarındaki tartışmanın devamında müştekinin ısrarla dışarıya çıkmasını istemesine rağmen odayı terk etmediği ifade edildi.
Şüpheli M.Ç.K'nin, üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartıp müştekinin yüzüne doğrulttuğu fakat akabinde tekrar yerine koyduğu kaydedilen iddianamede, odada tanık Yakup Karadağ'ın da bulunduğu anda, müştekinin tanıktan yardım istemesi üzerine ise silahını tekrar çıkartarak ateş ettiği belirtildi.
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin, hayati vücut bölgesinden müştekiyi yaraladığı ve hemen ardından yine müştekiyi vurma kastıyla yaptığı ikinci atışın ise araya giren tanığın etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı vurgulandı.
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin "kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal", "silahla ve zincirleme şekilde tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek" ve "ısrarlı takip" suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Savcı, hakimi odasında vurmuştu! İstenen ceza belli oldu...
İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda görevli bir savcı, odasında görevli kadın hakimi silahla yaralamıştı. Olayla ilgili iddianame hazırlanırken savcı hakkında 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi. İddianamede savcının, hakimin anne-baba isimleri, yakınlık dereceleri gibi kişisel veri niteliğindeki bilgilerini "Nasıl sülale bu?" yazısıyla ona gönderdiği, fakat tüm bu baskı, tehdit ve yıldırma çabalarına rağmen İstanbul'u terk etmesini sağlayamadığı aktarıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli hakim A.K'yi silahla yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan savcı M.Ç.K. hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.
Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, müşteki A.K. ve şüpheli M.Ç.K. arasında 2023'ün ortalarında başlayan duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği, ancak bir süre sonra ayrıldıkları kaydedildi.
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin, müşteki ile ilişkisinin ve aralarında yaşananların duyulmasının mesleki kariyerini ve sosyal yaşamını ciddi ve olumsuz şekilde etkileyeceğini düşünmesi, anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturmaları nedeniyle ailesinin yanına gittiği zamanlarda müştekinin ya da oğlunun vereceği olumsuz tepkilere muhatap olma ve bu durumu anne ve babasına izah edememe endişesini taşıması karşısında, tek çıkar yolun müştekinin İstanbul'dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması ve gitmesi olduğuna karar vererek, onu bu yönde ve dozu giderek artan bir şekilde zorlamaya başladığı aktarıldı.
Şüphelinin, zaman zaman müşteki A.K'nin adliyedeki çalışma odasına giderek, çoğu zaman da telefonla aramak ya da mesajlar atmak, silah fotoğraf ve görselleri göndermek suretiyle tehdit ettiği aktarılan iddianamede, iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle müştekinin üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ve güvenliğinden endişe duymasına neden olduğu belirtildi.
BANKA DEKONTLARINA TEHDİT MESAJLARI
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin, müştekinin her türlü iletişim kanallarından kendisini engelleme çabasına rağmen gizli numaralardan aramalar yaparak ya da banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği anlatıldı.
İSTANBUL'U TERK ETMESİNİ YÖNÜNDE BASKI YAPMIŞ
Şüpheli M.Ç.K'nin, müşteki A.K'yi yıldırmak ve direncini kırmak amacıyla, müşteki profiliyle sahte hesaplar üzerinden müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek çok sayıda profil ifadeleri oluşturduğu belirtilen iddianamede, yine bu tür bir hesap üzerinden müştekinin kendisi ve ailesine ait kimlik numaraları, anne-baba isimleri, yakınlık dereceleri gibi kişisel veri niteliğindeki bilgilerini "Nasıl sülale bu?" yazısıyla ona gönderdiği, fakat tüm bu baskı, tehdit ve yıldırma çabalarına rağmen müştekinin İstanbul'u terk etmesini sağlayamadığı aktarıldı.
İSTENEN CEZA BELLİ OLDU
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin 13 Ocak'ta telefonlarına cevap alamayınca son bir defa uyarmak amacıyla müşteki A.K'nin adliyedeki çalışma odasına gittiği, aralarındaki tartışmanın devamında müştekinin ısrarla dışarıya çıkmasını istemesine rağmen odayı terk etmediği ifade edildi.
Şüpheli M.Ç.K'nin, üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartıp müştekinin yüzüne doğrulttuğu fakat akabinde tekrar yerine koyduğu kaydedilen iddianamede, odada tanık Yakup Karadağ'ın da bulunduğu anda, müştekinin tanıktan yardım istemesi üzerine ise silahını tekrar çıkartarak ateş ettiği belirtildi.
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin, hayati vücut bölgesinden müştekiyi yaraladığı ve hemen ardından yine müştekiyi vurma kastıyla yaptığı ikinci atışın ise araya giren tanığın etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı vurgulandı.
İddianamede, şüpheli M.Ç.K'nin "kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal", "silahla ve zincirleme şekilde tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek" ve "ısrarlı takip" suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Kaynak: Bursada Bugün
Kaçak avlanan 850 kilo kalkan balığına el konuldu
İstanbul merkezli 11 ilde FETÖ operasyonu: 52 vergi müfettişi tutuklandı
Kırşehir'de aile faciası! Şizofreni hastası babasını bıçaklayarak katletti...
Balıkesir'de sahile kadın cesedi vurdu!
Elazığ'da bariyer ve istinat duvarına çarpan otomobilin sürücüsü öldü
Ankara'da sahte plaka operasyonu: 1 gözaltı
Bursaspor sevgisi okulları sarmaya devam ediyor! Öğrenciler 'Bursa Spor' gününde yeşil beyazlı formalarını giydi...
İstanbul'da kadın hakimi vuran savcı için 42 yıl 3 aya kadar hapis talep edildi
Aydın'da yılın ilk leyleğini gören kişiye bir çuval un hediye edildi
Ünlülere uyuşturucu soruşturması: CHP'li Belediye Başkanı Lal Denizli ifadeye çağrıldı
Konya'da 2026 Avrupa Bisiklet Yılı Başkenti ve Velespit Müzesi açılışı yapıldı
Elazığ'da bariyer ve istinat duvarına çarpan otomobilin sürücüsü öldü
İstanbul Valiliği'nden CHP'nin yürüyüşüne yasak!
Zonguldak'taki maden kazasında flaş gelişme! Acı haber geldi...
Derekızıklı Kadınlardan Mihalgazi’ye Destek