SON DAKİKA
Hava Durumu

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü 607 çocuk üzerinde yapılan 'Çocuk Hükümlü/Tutuklu Profili Araştırması-2026' sonuçlarını paylaştı. Araştırma, suça sürüklenme meselelerini çok boyutlu bir analizle ele alarak önemli veriler sundu.

Haber Giriş Tarihi: 01.04.2026 19:43
Haber Güncellenme Tarihi: 01.04.2026 19:45
Kaynak: HABERLER.COM
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunda, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü suça sürüklenen 607 çocuk üzerinde yapılan "Çocuk Hükümlü/Tutuklu Profili Araştırması-2026" çalışmasının sonuçları paylaşıldı.

Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.

Durgut, Komisyon çalışmalarının metodolojisini, bilimsel, sistematik ve kanıta dayalı bir anlayış doğrultusunda şekillendirdiklerinin altını çizerek, toplantıda sonuçları paylaşılan çalışmanın bu yaklaşımın en somut çıktılarından birini oluşturduğunu söyledi.

Araştırmanın son derece titiz ve bilimsel bir yöntemle hazırlandığını ve çok boyutlu bir analiz ortaya konulduğunu belirten Durgut, "Bu yönüyle çalışma, suça sürüklenme meselesini tek bir nedene indirgemeyen, aksine çok katmanlı ve bütüncül bir perspektifle ele alan son derece kıymetli bir veri seti sunmaktadır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, Komisyona çalışmaya ilişkin sunum yaptı.

Çalışmada görev alan anketörlerin Adalet Bakanlığının sosyal çalışmacıları ve psikologları olduğunu söyleyen Ergüder, çalışmanın sonuçlarına ilişkin, "Suça sürüklenen çocukların yüzde 51'i okulu bırakmış çocuklardır. Çocukların yüzde 47,9'u okula gitmeyenler çocuklardır." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ergüder, suça sürüklenen çocuklarda sigara kullanım oranının da yüzde 83,4 olarak tespit edildiğini aktararak, "Sigara-akciğer kanseri oranı yüzde 90'dır. Suça sürüklenen çocuklar-sigara kullanımı oranı yüzde 83 çıktı. Bağımlılık yapıcı madde kullanımında alkol kullanımı yüzde 47,3 çıktı." dedi.

Araştırma grubundaki çocukların anne ve babalarının hayatta olma, onların eğitim ve ekonomik durumlarına da bakıldığının bilgisini veren Ergüder, bu konuda Komisyon raporuna yansıyacak çok sayıda veri bulunduğunu anlattı.

Prof. Dr. Ergüder, anket yapılan bu çocukların suça sürüklenmesinde aile ve çevre etkisinin de çalışıldığını belirterek, "Örneğin ailede suç işleyen kişi varlığı varsa bu çocuklar yüzde 43 oranında suça bulaşmışlar. Eğer çevrede birileri varsa bu oran yüzde 60,6'ya çıkmış. Bu çocukların yüzde 87,1'i daha önce çalışan çocuklar." şeklinde konuştu.

Araştırmanın suça sürüklenen çocukların cezaevine girmeden önceki duygusal durum analizine dair çıktılarını paylaşan Ergüder, yüzde 50'ye yakınının kendisini öfkeli ve üzgün hissettiğini, mutlu ve gururlu olanların oranının ise yüzde 16-17 civarında olduğunu bildirdi.

Çalışmanın çıktılarına göre durumlar arasında anlamlı ilişkileri içeren tablolar yaptıklarını da kaydeden Ergüder, "Mesela burada ebeveynsiz çocuklarla evden kaçma arasında anlamlı bir ilişki bulduk. Yine suç türü ile ailede suçlu olan birinin varlığı, ailede şiddet ile kendine zarar verme arasında anlamlı bir ilişki bulduk. Yine ailede ve sosyal çevrede madde kullanımıyla çocuğun madde kullanımı arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulduk." diye konuştu.

"Biri diyor ki 'gidip annemin ellerini öpeceğim ve bir daha sözünün dışına çıkmayacağım'"

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, çalışma kapsamında çocuklara çeşitli sorular sorulduğunu anlattı.

Bu sorulardan birinin de "hayatında ne olsaydı suç işlemezdin?" olduğunu aktaran Ulukol, "Beni etkileyen asıl şey şu oldu: çocukların bir kısmı 'babam ölmeseydi', 'annem başka biriyle evlenmeseydi', 'evlendiği adam beni dövmeseydi suça karışmazdım' diyor. Bir başkası 'okula gitseydim' ya da 'okulda başarılı olsaydım bu suçları işlemezdim' diyor. Bir başkası 'arkadaş çevrem daha sağlıklı olsaydı bu suçu işlemezdim' diyor." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ulukol, bunlardan yüzde 1,6'sının ise 'ne olursa olsun ben bu suçu işlerdim' dediğini söyleyerek, bunun düşük bir oran olduğuna işaret etti.

Araştırma yapılan çocukların yüzde 27,8'inin sorunu tamamen içselleştirdiğine dikkati çeken Ulukol, şöyle devam etti:

"Diyor ki 'Ben o çocuklarla arkadaş olmasaydım burada olmazdım', 'ben annemin, babamın sözünü dinleseydim burada olmazdım'. Hatta biri diyor ki 'bundan sonra gidip annemin ellerini öpeceğim ve bir daha annemin sözünün dışına çıkmayacağım'. Buradan çıkardığım sonuç, daha önceden başka sebeplerle 'psikolojik danışım yapalım' dediğimiz çocuklarda gördüğümüz şey şuydu: eğer çocuk sorumluluğun kendinde olduğunu biliyorsa ve bunu 'ben hallederim' diyorsa o çocuk onu gerçekten hallediyor. Yani bu yüzde 27,8, burada eğer uygun bir rehabilitasyon görürse bir daha çıktığında çok büyük olasılıkla cezaevine dönmeyecek."

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Tıp Bilişimi Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Erdoğan Asar da çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verdi.

Kaynak: HABERLER.COM

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.