Hava Durumu

#İran

Bursa 5n1k - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hizbullah, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'e bağlılık yemini etti Haber

Hizbullah, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'e bağlılık yemini etti

Ortadoğu'da ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan savaşın etkileri yalnızca askeri cephede değil, bölgedeki siyasi ve ideolojik ittifaklarda da hissedilmeye devam ediyor. İran'da Ali Hamaney'in hayatını kaybetmesinin ardından başlayan liderlik süreci ve Tahran'daki yeni yönetim, bölgedeki "direniş ekseni" olarak tanımlanan güçler tarafından yakından takip ediliyor. Bu kapsamda Lübnan'daki Hizbullah hareketinden İran'ın yeni liderine dikkat çeken bir destek açıklaması geldi. DİKKAT ÇEKEN ADIM Lübnan merkezli Hizbullah hareketi, İran'ın yeni lideri olarak seçilen Mücteba Hamaney'e bağlılık yemini ettiğini duyurdu. Hizbullah tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney'in ardından göreve gelen Mücteba Hamaney'e destek verildiği belirtildi. "TAHRAN'IN YANINDAYIZ" Açıklamada, Hizbullah'ın İran'ın yeni liderine olan bağlılığını sürdürdüğü vurgulanırken, İran'ın bölgedeki "direniş ekseni" içindeki merkezi rolüne dikkat çekildi. Hizbullah yönetimi, İran ile stratejik ilişkilerin devam edeceğini ve bölgedeki ortak mücadelede Tahran'ın yanında olduklarını ifade etti. YENİ LİDER SEÇİLDİ İran'da Ali Hamaney'in ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybetmesinin ardından ülkenin en önemli dini ve siyasi kurumlarından biri olan Uzmanlar Meclisi yeni lideri belirlemek üzere toplanmıştı. Yapılan değerlendirmelerin ardından 56 yaşındaki Mücteba Hamaney, İran'ın yeni dini lideri olarak seçilmişti. Mücteba Hamaney'in göreve gelmesi, özellikle İran'ın bölgesel müttefikleri açısından büyük önem taşıyor. İran'ın Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen'deki müttefik gruplarla kurduğu askeri ve siyasi ağ, Ortadoğu'daki güç dengelerinin önemli unsurlarından biri olarak görülüyor. REJİMİN EN GÜÇLÜ MÜTTEFİKLERİNDEN BİRİ Hizbullah ise İran rejiminin bölgedeki en güçlü ve en organize müttefiklerinden biri olarak biliniyor. 1980'li yıllarda İran'ın desteğiyle kurulan örgüt, yıllar içinde hem Lübnan siyasetinde hem de bölgesel çatışmalarda önemli bir aktör haline geldi. DÜNYAYA KRİTİK MESAJ Uzmanlar, Hizbullah'ın Mücteba Hamaney'e bağlılık açıklamasının, İran'daki liderlik değişiminin "direniş ekseni" içinde herhangi bir kırılmaya yol açmadığını göstermesi açısından önemli bir siyasi mesaj taşıdığını değerlendiriyor. Bölgedeki savaşın sürmesi ve taraflar arasındaki gerilimin devam etmesi, İran'ın yeni liderliğinin bölgesel politikalarının önümüzdeki dönemde daha yakından izleneceğini gösteriyor.

Trump'a infial yaratan görüntü soruldu! Haber

Trump'a infial yaratan görüntü soruldu!

ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın sivillere yönelik ağır sonuçları gündeme gelmeye devam ediyor. İran'ın Minab kentinde bulunan Şecere-i Tayyibe İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntüler, saldırının sorumluluğuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI İran'ın Minab kentinde gerçekleştirilen saldırıda 168'i çocuk olmak üzere toplam 175 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından taraflar birbirini suçlarken, saldırıya ilişkin yeni görüntüler uluslararası basında yayımlandı. TOMAHAWK DETAYI SES GETİRDİ ABD basını tarafından servis edilen görüntülerde, ABD ordusunun envanterinde bulunan Tomahawk seyir füzesinin okulu vurduğu görüldü. Söz konusu görüntüler, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce yaptığı "saldırıyı İran gerçekleştirdi" yönündeki açıklamalarıyla çelişti. "SORUMLULUK KABUL EDECEK MİSİNİZ?" Gelişmenin ardından ABD Başkanı Donald Trump'a konuya ilişkin yeni bir soru yöneltildi. Bir gazeteci Trump'a, "İran'daki kız okulunun muhtemelen bir Tomahawk füzesiyle imha edildiği görülüyor. ABD herhangi bir sorumluluk kabul edecek mi?" diye sordu. VERDİĞİ YANITA BAKIN Trump ise soruya doğrudan sorumluluk kabul etmeyen bir yanıt verdi. Tomahawk füzelerinin yalnızca ABD tarafından kullanılmadığını savunan Trump, başka ülkelerin de bu silaha sahip olabileceğini söyledi. Trump açıklamasında, "Tomahawk diğer ülkeler tarafından da satılıyor ve kullanılıyor. İran'ın da elinde Tomahawk olduğu kesin." ifadelerini kullandı. TRUMP İDDİALARI REDDETMİŞTİ Saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump, okulun ABD tarafından vurulduğu iddialarını reddetmişti. Trump, saldırının İran'a ait hatalı mühimmat nedeniyle gerçekleştiğini öne sürmüştü. Savunma Bakanı Pete Hegseth de yaptığı açıklamada sivilleri hedef alan tarafın İran olduğunu söylemişti. GENELKURMAY BAŞKANININ SÖZLERİ GÜNDEME GELDİ ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine'in daha önce yaptığı bir açıklama da tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Caine, savaşın ilk saatlerinde güney hattındaki hedeflere ABD Donanması tarafından Tomahawk füzeleriyle saldırılar düzenlendiğini belirtmişti. OKUL SALDIRISINA TÜM DÜNYADAN TEPKİ YAĞMIŞTI İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. İran Kızılayına göre saldırıda 165'ten fazla kişi hayatını kaybetmişti.

İran'dan Türkiye'yle ilgili yeni açıklama! Haber

İran'dan Türkiye'yle ilgili yeni açıklama!

ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sürüyor. Türkiye, taraflara barış çağrısı yapıyor ve bölgesindeki istikrarın da yeniden sağlanması için çaba harcıyor. Savaşın tarafı olmayan Türkiye, gerekli önlemleri de aldı. Ancak geçtiğimiz günlerde dikkat çeken bir son dakika bilgisi geldi. Doğu Akdeniz'den kalkan füzeyi NATO unsurları vurdu, parçalar Hatay'ın Dörtyol ilçesine düştü. Milli Savunma Bakanlığı'ndan imha edilen balistik füzeye ilişkin bir açıklama geldi. IRAK VE SURİYE'Yİ GEÇİP TÜRKİYE'YE YÖNELDİ İran'dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği belirlenen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından angaje edilerek etkisiz hale getirildiği açıklandı. Yapılan bilgilendirmeye göre, söz konusu tehdide yönelik önleme faaliyeti, zamanında gerçekleştirildi. NATO unsurlarınca havada imha edilen balistik mühimmatın ardından Hatay ili Dörtyol ilçesine düşen parçanın, tehdidi önlemek amacıyla kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edildi. Yetkililer, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını bildirdi. Bu gelişmeden kısa bir süre İran cephesi, Türkiye'ye dair bir saldırıda bulunmadıklarını açıklamıştı. İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ KONUŞTU Bugün ise yeni bir son dakika daha geldi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında konuştu. "ABD GÖRÜŞMELERİ BALTALIYOR" Bekayi, "İranlılar vatanlarını savunmaya hazır" dedi. Bekayi, İran'ın geleceğini "İran halkının iradesinin" belirleyeceğini söyledi ve ABD'yi, İran'a yönelik saldırılarından önce devam eden diplomatik görüşmeleri "baltalamakla" suçladı. Bekayi, "Biz diplomatik görüşmelerle meşgulken onlar savaş açtılar." dedi. Bekayi, olası ateşkes hakkında da "saldırılar devam ettiği sürece düşmanlara karşı savunma ve misillemeden başka bir şey hakkında konuşmanın bir anlamı yok." dedi. "İRAN TÜRKİYE'YE SALDIRI BAŞLATMADI" İsmail Bekayi, İran Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye, Azerbaycan veya Kıbrıs'ı hedef almadığını, bu ülkelere karşı "İran topraklarından herhangi bir saldırı başlatılmadığını" belirtti. Ayrıca bildirilen saldırıların bazılarının "sahte" olabileceğini ima ederek, "Düşmanın, aramızda ve diğer ülkeler arasında ayrılık yaratmak için bazı sahte saldırı düzenleyebileceği konusunda defalarca uyarılarda bulunduk." dedi.

Savaş devam ederken en güçlü ordular listesi yayınlandı Haber

Savaş devam ederken en güçlü ordular listesi yayınlandı

Global Firepower'ın (GFP) 2026 askeri güç endeksi yayımlandı. 145 ülkenin askeri kapasitesini değerlendiren listede ABD zirvedeki yerini korurken, Türkiye dünyanın en güçlü orduları arasında ilk 10'da yer aldı. GLOBAL FIREPOWER 2026 ENDEKSİ YAYIMLANDI Dünya ordularının askeri kapasitesini karşılaştıran Global Firepower (GFP) 2026 endeksi açıklandı. Her yıl yayımlanan endeks; ülkelerin asker sayısı, hava ve deniz gücü, tank ve zırhlı araç kapasitesi, savunma bütçesi, lojistik altyapı ve askeri teknolojileri gibi 60'tan fazla kriteri değerlendirerek küresel askeri güç sıralamasını belirliyor. Bu yıl 145 ülkenin incelendiği listede ABD dünyanın en güçlü ordusu unvanını korurken, Rusya ikinci sırada yer aldı. Çin ise üçüncü sıradaki konumunu sürdürdü. TÜRKİYE İLK 10'DA DİKKAT ÇEKTİ Global Firepower'ın 2026 verilerine göre Türkiye dünyanın en güçlü orduları arasında 9'uncu sırada yer aldı. Asya ve Avrupa'dan birçok ülkenin üst sıralarda yer aldığı listede Türkiye'nin ilk 10'da bulunması dikkat çekti. Savunma sanayisinde son yıllarda yapılan yatırımlar, insansız hava araçları teknolojisi, kara ve deniz kuvvetlerindeki modernizasyon çalışmaları Türkiye'nin askeri kapasitesinin güçlenmesinde önemli rol oynuyor. ORTA DOĞU'DAKİ GERİLİM LİSTEYİ YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI Global Firepower listesi, Orta Doğu'da artan gerilimle birlikte yeniden gündeme geldi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla yükselen tansiyon, bölgede geniş çaplı bir savaş ihtimalini tartışmaya açtı. Uzmanlar, çatışmaların büyümesi halinde dünyanın en güçlü ordularının askeri kapasitesi ve uluslararası ittifak dengelerinin daha da kritik hale gelebileceğini belirtiyor. ENERJİ PİYASALARI DA ETKİLENİYOR Uzmanlara göre ABD-İran gerilimi yalnızca askeri dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. İsrail'in İran'daki bazı hedeflere yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi Körfez'deki enerji altyapılarına yönelik misilleme tehdidinde bulunurken petrol fiyatlarında da sert yükseliş görüldü. Analistler, mevcut gerilimin daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşmesi halinde askeri güç dengeleri kadar enerji güvenliği ve uluslararası ittifakların da belirleyici olacağını ifade ediyor. DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDULARI ABD Rusya Çin Hindistan Güney Kore Fransa Japonya Birleşik Krallık Türkiye İtalya Brezilya Almanya Endonezya Pakistan İsrail İran Avustralya İspanya Mısır Ukrayna

Putin'den Mücteba Hameney'e ilk mesaj! Babasıyla ilgili sözleri dikkat çekti Haber

Putin'den Mücteba Hameney'e ilk mesaj! Babasıyla ilgili sözleri dikkat çekti

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran'ın yeni Yüksek Lideri olarak göreve gelen Mücteba Hameney'ye tebrik mesajı gönderdi. Putin, mesajında İran'a verdikleri desteğin süreceğini vurguladı. "İRAN'A DESTEĞİMİZ SARSILMAZ" Putin, yayımladığı mesajda Rusya'nın İran'la dayanışma içinde olduğunu belirterek, "Kendi adıma, Tahran'a olan sarsılmaz desteğimizi ve İranlı dostlarımızla olan dayanışmamızı teyit etmek isterim" ifadelerini kullandı. "BABANIZIN ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRECEKSİNİZ" Putin mesajında ayrıca Mücteba Hameney'in babasının izinden giderek ülkesini birleştireceğine inandığını dile getirdi. Rus lider, "Babanızın çalışmalarını onurla sürdüreceğinize ve zorlu sınavlar karşısında İran halkını birleştireceğinize eminim" değerlendirmesinde bulundu. MÜCTEBA HAMENEİ KİMDİR? Mücteba Hameney, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hameney'in ikinci oğludur ve uzun yıllardır İran siyasetinde etkili isimlerden biri olarak anılıyor. 1969 yılında İran'ın Meşhed kentinde doğan Hameney, dini eğitimini Kum kentindeki medreselerde aldı. İran'da resmi bir devlet görevi bulunmamasına rağmen, özellikle Devrim Muhafızları ve muhafazakâr siyasi çevrelerle yakın ilişkileri nedeniyle ülke siyasetinde etkili bir figür olarak değerlendiriliyor. Mücteba Hameney'in adı, özellikle İran'ın iç siyasi dengeleri ve dini liderlik tartışmaları kapsamında sık sık gündeme geliyor. 2009 yılında İran'da tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaşanan protestolar sırasında da adı kamuoyunda öne çıkmış, bazı siyasi çevreler Hamenei'nin perde arkasında etkili olduğunu iddia etmişti. Uzun süredir İran'ın dini ve siyasi yapısı içinde güçlü bir konumda olduğu belirtilen Mücteba Hameney, babası Ayetullah Ali Hamenei'nin ardından ülkenin dini liderliği için adı geçen isimlerden biri olarak gösteriliyordu.

Dünyadaki petrol talebinin yüzde 70'i stratejik boğazlardan taşınıyor Haber

Dünyadaki petrol talebinin yüzde 70'i stratejik boğazlardan taşınıyor

Dünyadaki günlük 100 milyon varili aşan petrol talebinin yaklaşık yüzde 70'i, Malakka ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere stratejik 'dar geçitler' ve deniz taşımacılığında önemli bir alternatif rota olan Ümit Burnu üzerinden taşınıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları sonrası İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef almasıyla Boğaz'daki trafik durma noktasına geldi. DÜNYA TİCARETİNDEKİ KRİTİK ROTALAR 'DAR GEÇİTLER' OLARAK BİLİNİYOR Hürmüz Boğazı gibi rotalar, küresel deniz yolları üzerinde yer alan ve dünya ticareti için kritik öneme sahip 'dar geçitler' olarak biliniyor. Bu kanallardan, yüksek miktarda petrol ve petrol ürünleri, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve diğer pek çok ürün taşınıyor. AKSAMALAR, DÜNYA ÇAPINDA FİYATLARIN YÜKSELMESİNE SEBEP OLUYOR Bu boğazlardaki aksamalar, tedarik gecikmelerine, navlun maliyetlerinde artışa ve dünya çapında fiyatların yükselmesine yol açıyor. Bazı aksamalar alternatif rotalarla aşılabilirken Hürmüz Boğazı gibi geçitlerin ise kısıtlı alternatifi bulunuyor. Hürmüz Boğazı'nda bir haftadan uzun süredir petrol ve LNG akışının büyük ölçüde kesintiye uğraması, uluslararası enerji piyasalarının bu stratejik geçitlere büyük ölçüde bağımlı olduğunu ortaya koydu. 2025'TE KÜRESEL PETROL TALEBİ 104 MİLYON VARİLDİ Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerinden derlenen bilgilere göre, küresel petrol talebi 2025'in ilk yarısında günlük 104 milyon varil seviyesinde ölçüldü. Bu talebin yaklaşık 80 milyon varilini deniz yoluyla yapılan ticaret oluşturdu. Küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 70'i ve deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yüzde 90'ından fazlası, dünyanın farklı bölgelerindeki 7 stratejik dar geçit ve deniz taşımacılığında önemli bir alternatif rota olan Ümit Burnu üzerinden taşınıyor. "DÜNYADAKİ EN BÜYÜK DAR GEÇİT MALAKKA BOĞAZI" Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu'nu birbirine bağlayarak Orta Doğu'daki tedarikçiler ve Asya'daki alıcılar arasında en kısa deniz yolunu oluşturan Malakka Boğazı'ndan 2025'in ilk yarısında günde 23,2 milyon varil petrol akışı gerçekleşti. Böylece, küresel günlük petrol talebinin yaklaşık yüzde 22'si, deniz yoluyla taşınan petrol hacminin ise yüzde 29'u Malakka Boğazı'ndan geçti. ÇİN, PETROL İTHALATININ YÜZDE 48'İNİ OLUŞTURDU Petrol transit hacmi açısından dünyadaki en büyük dar geçit olan Malakka Boğazı'ndan yıllık taşınan petrolün yüzde 70'inden fazlasını ham petrol, kalan kısmını petrol ürünleri oluşturuyor. Bu boğazdan taşınan petrolün çoğunluğu Orta Doğu'dan Doğu Asya ülkelerine ulaşıyor. Çin, 2025'in ilk yarısında boğazdan geçen petrol ithalatının yüzde 48'ini oluşturdu. ABD'nin de Malakka Boğazı üzerinden petrol ticaret hacmi günlük yaklaşık 1 milyon varili buluyor. KÖRFEZ PETROLÜNÜN ÇIKIŞ NOKTASI HÜRMÜZ BOĞAZI Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, en büyük çaplı ham petrol tankerlerini kaldıracak kadar derin ve geniş olması nedeniyle dünyadaki en stratejik petrol dar geçitlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Geçen yılın ilk yarısında Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarı, günlük ortalama 20,9 milyon varil oldu. Bu hacim, dünyadaki günlük petrol tüketiminin yüzde 20'sine ve deniz yoluyla petrol ticaretinin de yaklaşık dörtte birine karşılık geldi. BİRÇOK ÜLKE, BOĞAZ'DAN TEDARİK EDİLEN PETROLE BAĞIMLI Boğaz'dan taşınan petrol hacminin yaklaşık 5,5 milyonunu petrol ürünleri oluşturuyor. Körfez bölgesi, özellikle dizel ve jet yakıtı gibi ürünler açısından önemli bir ihracat kaynağı olarak öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol ve petrol ürününün yaklaşık yüzde 80'i Asya pazarlarına ulaşıyor. Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan ekonomilerinin Boğaz'dan tedarik edilen petrole büyük ölçüde bağımlı olması dikkati çekiyor. ABD 2025'İN İLK YARISINDA GÜNLÜK 400 BİN VARİL PETROL İTHAL ETTİ ABD, geçen yılın ilk yarısında Basra Körfezi ülkelerinden Hürmüz Boğazı yoluyla günlük yaklaşık 400 bin varil ham petrol ve petrol ürünleri ithal etti. Bu hacim, ABD'nin ham petrol ve kondensat ithalatının yaklaşık yüzde 7'sini oluşturdu. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlatması ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz Boğazı'nı kullanan özellikle ABD ve İsrail'le bağlantılı gemilere saldırılarının ardından Boğaz'dan ticari gemi trafiği sert şekilde düştü. BOĞAZ'DAN GÜNLÜK 138 TİCARİ GEMİ GEÇİYOR İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO) verilerine göre, tarihsel ortalamaya bakıldığında Boğaz'dan günlük 138 ticari gemi geçiş yapıyordu. 7 Mart'ta Hürmüz Boğazı'ndan sadece bir ticari gemi geçiş yapabildi, petrol tankeri geçişi ise görülmedi. Hürmüz Boğazı'nda petrol ve LNG başta olmak üzere deniz ticaretinin aksaması enerji arzına yönelik endişeleri artırırken fiyatlarda keskin yükselişlere yol açtı. BABU'L MENDEB BOĞAZI VE SÜVEYŞ KANALI Arap Yarımadası ile Afrika arasında yer alan Babu'l Mendeb Boğazı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlıyor. Mısır'ın kuzeyinde Süveyş Kanalı'nın inşa edilmesiyle, Akdeniz ile Doğu Asya arasındaki bağlantının bir parçasını oluşturan Babu'l Mendeb Boğazı, Körfez petrolü ve doğalgazının Avrupa'ya ulaştırılmasında kullanılıyor. Yemen'deki Husilerin 2023'ün sonundan beri Kızıldeniz'de İsrail ile bağlantılı gemilere yönelik saldırılarının ardından buradaki petrol akışı neredeyse yarı yarıya azalarak Ümit Burnu'na kaydı. Süveyş Kanalı'ndan taşınan petrolün miktarı 2025'in ilk yarısında günlük 4,9 milyon varil olarak gerçekleşirken Babu'l Mendeb Boğazı'ndan ise günlük 4,2 milyon varil petrol taşındı. DANİMARKA VE TÜRK BOĞAZLARI Baltık Denizi'ni Kuzey Denizi'ne bağlayan bir dizi kanaldan oluşan Danimarka boğazlarından 2025'in ilk yarısında günde 4,9 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Danimarka boğazları 2022'de Rusya-Ukrayna Savaşı başlamadan ve Avrupa Birliği'nin Rusya'nın petrol ihracatına yönelik yaptırımlarından önce, Rusya'nın Avrupa'ya deniz yoluyla petrol ihracatında önemli rol oynuyordu. Danimarka boğazlarından geçen petrol ihracatında Rusya hala yüksek paya sahip olsa da bu hacmin çoğu Batı Avrupa ve ABD yerine Baltık Denizi'nden Asya'ya kaydı. TÜRK BOĞAZLARI, DÜNYADAKİ EN ZOR SU YOLLARI OLARAK KABUL EDİLİYOR Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan Türk boğazları ise İstanbul ve Çanakkale Boğazı'nı kapsıyor ve dünyadaki en zor su yollarından kabul ediliyor. Türk boğazlarından yılda yaklaşık 50 bin gemi geçiş yapıyor. Geçen yılın ilk yarısında Türk boğazlarından günde yaklaşık 3,7 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Böylece, dünyada deniz yoluyla ticareti yapılan petrolün yaklaşık yüzde 5'i Türk boğazlarından geçti. PANAMA KANALI Pasifik Okyanusu'nu Karayip Denizi ve Atlantik Okyanusu'na bağlayan Panama Kanalı'ndan günlük geçen petrol ve petrol ürünleri miktarı 2,3 milyon varil olarak hesaplanıyor. Bunun 2,2 milyon varillik kısmını ise rafine petrol ürünleri oluşturuyor. Petrol ürünleri ve LNG, ham petrolün aksine dar kanaldan geçebilen daha küçük gemilerle taşındığından, Panama Kanalı bu ürünlerin geçişinde önemli bir hat olarak öne çıkıyor. TİCARETİN ALTERNATİF ROTASI ÜMİT BURNU Güney Afrika'nın güney ucunda yer alan Ümit Burnu, bir dar geçit olmamasına rağmen dünya genelinde petrol tankerleri ve LNG sevkiyatları için kritik bir geçiş noktası olarak biliniyor. Yemen'deki Husilerin 2023'ün sonunda Kızıldeniz'de İsrail ile bağlantılı ticari gemilere saldırmaya başlaması ve birçok geminin rotasını Ümit Burnu'na kaydırması sonrasında, bu rotadan geçen petrol hacmi yüzde 45'in üzerinde artış gösterdi. Ümit Burnu'ndan 2025'in ilk yarısında günlük 9,1 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Bu dönemde Ümit Burnu'ndan geçen ham petrolün çoğu Asya pazarlarına yönelirken bu rotadaki ham petrol sevkiyatının büyük kısmı Güney Amerika, Batı Afrika ve ABD'den geliyor. Öte yandan, Aden Körfezi, Babu'l Mendeb Boğazı ve Süveyş Kanalı'nı geçmek istemeyen batıya giden gemiler için bir alternatif deniz rotası olan Ümit Burnu etrafına yönelmek, maliyetleri ve seyahat sürelerini artırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.