Murat Bardakçı kaleme aldı: Mehmet Çebi'nin olağanüstü saat koleksiyonu
Murat Bardakçı kaleme aldı: Mehmet Çebi'nin olağanüstü saat koleksiyonu
Yazar Murat Bardakçı son yazısında iş insani Mehmet Çebi’nin sahip olduğu saat koleksiyonunu kaleme alırken Çebi'nin koleksiyonun 1600'lerin sonundan başlayıp 1900'lerin başında kadar devam eden önemli parçalar içerdiğini ifade etti.
Haber Giriş Tarihi: 28.03.2026 20:04
Haber Güncellenme Tarihi: 28.03.2026 20:07
Kaynak:
Ensonhaber
Yaptığı çalışmalar ve anlatılar ile sık sık adından söz ettiren yazar Murat Bardakçı, yeni bir yazı kaleme aldı.
HaberTürk'te yazan Bardakçı'nın gündeminde bu defa bir 'saat koleksiyonu' vardı.
Bardakçı, İslam eserleri ve Osmanlı hat sanatı alanında dünyanın önde gelen koleksiyonerlerinden Mehmet Çebi'nin saat koleksiyonunu ele aldı.
"ZENGİN BİR KOLEKSİYONUN SAHİBİDİR"
Yazısının başında Çebi'de bahseden Bardakçı, "Türkiye’de 80-90 seneden buyana artık sadece dar bir çevrenin merakı hâline gelen hat sanatımızı ayağa kaldıran, son yıllarda hattın birçok eve girmesini sağlayan, bu konuda ard arda müsabakalar ve sempozyumlar düzenleyen, neticede hattatlar ile müzehhiplere iş imkânı sağlayan bir işadamı ve zengin bir koleksiyonun sahibidir ve benim de yakın dostlarımdandır." dedi.
"AVRUPA'DAN 1500 CİVARINDA CEP SAATİ TOPLAMIŞ"
Mehmet Çebi'nin 'Eski cep saatleri toplamaya başladım, iyi bir kolleksiyon olacak' dediğini ama bu yeni hevesinin amatör seviyede kalacağını zannettiğini belirten Bardakçı, şunları söyledi:
Fakat, Tophane-i Âmire’de açtığı sergiyi görünce ne kadar önemli bir iş yaptığını ve benim de ne kadar yanıldığımı anladım.
Çebi, Avrupa’daki müzayedelerden ve antikacılardan 1500 civarında cep saati toplamış, mekânın saatlerin tamamının sergilenmesine alan bakımından imkân vermemesi yüzünden Tophane-i Âmire’ye bunların sadece 307’sini getirebilmişti.
1600'LERİN SONUNDAN 1990'LERİN BAŞINA UZANIYOR
Bardakçı, sergi salonunda 1600’lerin sonundan 1900’lerin başına kadar geçen dönemde yapılmış Patek Philippe, Breguet, Vacheron Constantin, IWC, Lange Söhne, Ulysse Nardin, Aureole, Chaton, Achille Trégent,Auber, Le Phare, Audemars, Prior, Jacob Frisard, John Barton, Gregson Eberhard, Terrot, Bourrit, Le Roy, Rossel, Pavel Bure, Elgin gibi dünyanın en meşhur saat markalarından şimdi artık mevcut olmayanlara kadar uzanan bir markalar resmigeçidi olduğunu söyledi.
KOLEKSİYONUN EN DEĞERLİ PARÇASI
Çebi’nin koleksiyonundaki en kıymetli parçanın ise Rus Çarı Birinci Nikola’nın 1844’te İngiltere’deki Windsor Kalesi’nde buluştuğu İngiltere Kraliçesi Victoria ve kocası Prens Albert’e hediye ettiği ve kapağında Çar’ın resminin, arkasında da Romanof Hanedanı’nın amblemi olan çift başlı kartalın bulunduğu Calame Robert markalı cep saati teşkil ettiğini söyledi.
Ayrıca bu saatin orijinal kutusunun da hala mevcut olduğunu sözlerine ekledi.
"DİKKATLİ BİR GÖZ VE BOL PARA OLMADAN BU İŞ MÜMKÜN DEĞİL"
Türkiye’nin en zengin saat kolleksiyonunun, Kanunî Sultan Süleyman ile Üçüncü Selim gibi saat meraklılarının mekânı olan Topkapı Sarayı olduğuna dikkat çeken Bardakçı, Sarayda duvar saatinden masa saatine kadar dünya kadar markanın mevcut olduğunu ama cep saatlerinin adedinin bunlara nisbeten az olduğunu ekledi.
Mehmet Çebi’nin koleksiyonunun tam burada önemli bir hatırlatma yaptığını ifade eden Bardakçı, şu ifadelere yer verdi
Ciddi, kaliteli ve zengin bir koleksiyonun üç şartın biraraya gelmesi ile yapılabileceğini; bilgi, zevk yahut dikkatli bir göz ve bol para sahibi olmadan bu işin mümkün olamayacağını...
"MEĞERSE ZIRDELİ İMİŞ"
Bardakçı yazısının sonunda ise Çebi'nin karakterine dikkat çekerek, "Koleksiyonun açılışına beraberce gittiğimiz bir dostum sergilenen cep saatlerini görünce 'Çebi’yi deliliğini bilirdik ama meğerse zırdeli imiş' dedi ve dostumun söylediğine zevk ile hak verdim." sözlerine yer verdi.
(19. yüzyılın ortalarında imal edilmiş bir cep saatinin iç kapağındaki Osmanlı arması)
(Yine 19. yüzyılın ortalarında yapılmış altın bir cep saatinin arka yüzündeki Sultan Abdülmecid çizimi)
(1860’larda imal edilmiş bir saatin arka yüzünde yaralan Sultan Abdülâziz çizimi. Çizimin etrafına mine işlenmiş)
(Rus Çarı Birinci Nicholas’ın İngiltere Kraliçesi Victoria’ya hediye ettiği saat)
(Çar’ın hediye ettiği saatin ön kapağında minyatür bir portresi var)
(Çar’ın hediyesi olan saatin arka kapağında yeralan Romanof Hanedanı’nın sembolü olan çift başlı kartal)
(Çar Birinci Nicholas’ın Kraliçe Victoria’ya hediye ettiği saatin orijinal kutusu)
(Arkasında Sultan Abdülhamid’in tuğrasısının bulunduğu som altından bir saat)
(Mehmet Çebi’nin koleksiyonunda yeralan, iri bir mücevheri andıran, üzerinde envaî taşların bulunduğu ve hanımlar için yapılmış nisbeten daha küçük boyutlardaki saatlerden biri)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Murat Bardakçı kaleme aldı: Mehmet Çebi'nin olağanüstü saat koleksiyonu
Yazar Murat Bardakçı son yazısında iş insani Mehmet Çebi’nin sahip olduğu saat koleksiyonunu kaleme alırken Çebi'nin koleksiyonun 1600'lerin sonundan başlayıp 1900'lerin başında kadar devam eden önemli parçalar içerdiğini ifade etti.
Yaptığı çalışmalar ve anlatılar ile sık sık adından söz ettiren yazar Murat Bardakçı, yeni bir yazı kaleme aldı.
HaberTürk'te yazan Bardakçı'nın gündeminde bu defa bir 'saat koleksiyonu' vardı.
Bardakçı, İslam eserleri ve Osmanlı hat sanatı alanında dünyanın önde gelen koleksiyonerlerinden Mehmet Çebi'nin saat koleksiyonunu ele aldı.
"ZENGİN BİR KOLEKSİYONUN SAHİBİDİR"
Yazısının başında Çebi'de bahseden Bardakçı, "Türkiye’de 80-90 seneden buyana artık sadece dar bir çevrenin merakı hâline gelen hat sanatımızı ayağa kaldıran, son yıllarda hattın birçok eve girmesini sağlayan, bu konuda ard arda müsabakalar ve sempozyumlar düzenleyen, neticede hattatlar ile müzehhiplere iş imkânı sağlayan bir işadamı ve zengin bir koleksiyonun sahibidir ve benim de yakın dostlarımdandır." dedi.
"AVRUPA'DAN 1500 CİVARINDA CEP SAATİ TOPLAMIŞ"
Mehmet Çebi'nin 'Eski cep saatleri toplamaya başladım, iyi bir kolleksiyon olacak' dediğini ama bu yeni hevesinin amatör seviyede kalacağını zannettiğini belirten Bardakçı, şunları söyledi:
1600'LERİN SONUNDAN 1990'LERİN BAŞINA UZANIYOR
Bardakçı, sergi salonunda 1600’lerin sonundan 1900’lerin başına kadar geçen dönemde yapılmış Patek Philippe, Breguet, Vacheron Constantin, IWC, Lange Söhne, Ulysse Nardin, Aureole, Chaton, Achille Trégent,Auber, Le Phare, Audemars, Prior, Jacob Frisard, John Barton, Gregson Eberhard, Terrot, Bourrit, Le Roy, Rossel, Pavel Bure, Elgin gibi dünyanın en meşhur saat markalarından şimdi artık mevcut olmayanlara kadar uzanan bir markalar resmigeçidi olduğunu söyledi.
KOLEKSİYONUN EN DEĞERLİ PARÇASI
Çebi’nin koleksiyonundaki en kıymetli parçanın ise Rus Çarı Birinci Nikola’nın 1844’te İngiltere’deki Windsor Kalesi’nde buluştuğu İngiltere Kraliçesi Victoria ve kocası Prens Albert’e hediye ettiği ve kapağında Çar’ın resminin, arkasında da Romanof Hanedanı’nın amblemi olan çift başlı kartalın bulunduğu Calame Robert markalı cep saati teşkil ettiğini söyledi.
Ayrıca bu saatin orijinal kutusunun da hala mevcut olduğunu sözlerine ekledi.
"DİKKATLİ BİR GÖZ VE BOL PARA OLMADAN BU İŞ MÜMKÜN DEĞİL"
Türkiye’nin en zengin saat kolleksiyonunun, Kanunî Sultan Süleyman ile Üçüncü Selim gibi saat meraklılarının mekânı olan Topkapı Sarayı olduğuna dikkat çeken Bardakçı, Sarayda duvar saatinden masa saatine kadar dünya kadar markanın mevcut olduğunu ama cep saatlerinin adedinin bunlara nisbeten az olduğunu ekledi.
Mehmet Çebi’nin koleksiyonunun tam burada önemli bir hatırlatma yaptığını ifade eden Bardakçı, şu ifadelere yer verdi
"MEĞERSE ZIRDELİ İMİŞ"
Bardakçı yazısının sonunda ise Çebi'nin karakterine dikkat çekerek, "Koleksiyonun açılışına beraberce gittiğimiz bir dostum sergilenen cep saatlerini görünce 'Çebi’yi deliliğini bilirdik ama meğerse zırdeli imiş' dedi ve dostumun söylediğine zevk ile hak verdim." sözlerine yer verdi.
(19. yüzyılın ortalarında imal edilmiş bir cep saatinin iç kapağındaki Osmanlı arması)
(Yine 19. yüzyılın ortalarında yapılmış altın bir cep saatinin arka yüzündeki Sultan Abdülmecid çizimi)
(1860’larda imal edilmiş bir saatin arka yüzünde yaralan Sultan Abdülâziz çizimi. Çizimin etrafına mine işlenmiş)
(Rus Çarı Birinci Nicholas’ın İngiltere Kraliçesi Victoria’ya hediye ettiği saat)
(Çar’ın hediye ettiği saatin ön kapağında minyatür bir portresi var)
(Çar’ın hediyesi olan saatin arka kapağında yeralan Romanof Hanedanı’nın sembolü olan çift başlı kartal)
(Çar Birinci Nicholas’ın Kraliçe Victoria’ya hediye ettiği saatin orijinal kutusu)
(Arkasında Sultan Abdülhamid’in tuğrasısının bulunduğu som altından bir saat)
(Mehmet Çebi’nin koleksiyonunda yeralan, iri bir mücevheri andıran, üzerinde envaî taşların bulunduğu ve hanımlar için yapılmış nisbeten daha küçük boyutlardaki saatlerden biri)
Kaynak: Ensonhaber
Serenad Bağcan ile 'Caz Pazarı’
Bir dönem giymeyen yoktu! Yeniden moda oldu
Esenyurt'ta iki sürücünün trafik tartışması kanlı bitti
Dondurma içinde çivi yedirdikleri müşteriye 14 milyon dolar tazminat ödeyecekler
İzmir'de kayalıkların arasında bebek cesedi bulundu
Yer İstanbul! Yol verme kavgasında sürücüyü öldürdü
Malatya'da sansar markete girdi
APP plaka süresi uzatıldı mı, APP plaka değişiminde son gün ne zaman?
Aydın'da Büyük Menderes Nehri taştı: Tarım arazileri su altında kaldı
Mart ayında Bursa bu manzaraya şaştı!
Bursa'da korkutan çöküş: Otoparktaki araçlar ezildi!
Bursa'da lodos dehşeti! Çok sayıda tekne battı
Gece görüntülendiler! Bursalılar dikkat, uyandılar...
Kız yurdunun karşısında skandal görüntü!
Nilüfer Belediyesi, uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği yaptı