SON DAKİKA
Hava Durumu

Eğitim Bir Sen’de güven tazeleyen Ramazan Acar sadece 5N1K’ya konuştu; Hedef; Yeni Kazanımlar…!

Türkiye'nin en büyük konfederasyonu Memur-Sen'in Eğitim hizmet kolundaki yetkili sendikası Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir Sen), 2010 yılından bu yana istikrarlı bir büyüme ile eğitimcilerin haklarının adaletli dağılım ve kazanımı için meşakkatli bir çalışma ve üstün bir çabayla yol haritasına devam ediyor. Eğitim Bir Sen Bursa 1 No’lu Şube’de geçtiğimiz hafta örnek bir seçim yarışı vardı. İki liste ile gerçekleşen 7. Olağan Genel Kurul’da mevcut Başkan Ramazan Acar güven tazeledi.

Haber Giriş Tarihi: 31.10.2022 11:30
Haber Güncellenme Tarihi: 31.10.2022 11:30
https://www.bursa5n1k.com
Eğitim Bir Sen’de güven tazeleyen Ramazan Acar sadece 5N1K’ya konuştu;  Hedef; Yeni Kazanımlar…!

Türkiye'nin en büyük konfederasyonu Memur-Sen'in Eğitim hizmet kolundaki yetkili sendikası Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir Sen), 2010 yılından bu yana istikrarlı bir büyüme ile eğitimcilerin haklarının adaletli dağılım ve kazanımı için meşakkatli bir çalışma ve üstün bir çabayla yol haritasına devam ediyor.  Eğitim Bir Sen Bursa 1 No’lu Şube’de geçtiğimiz hafta örnek bir seçim yarışı vardı. İki liste ile gerçekleşen 7. Olağan Genel Kurul’da mevcut Başkan Ramazan Acar güven tazeledi.

Ülke genelinde üye sayısını 450 binlere çıkaran Eğitim Bir Sen’in  ‘Güçlüyü haklı değil, haklıyı güçlü kılmak’ şiarıyla çalışmalarını sürdüren  Bursa 1 No’lu Şubesi’nde  uzlaşmacı ve ilkeli bir sendikacılık anlayışı dikkat çekerken  eğitim çalışanlarının taleplerini en üst perdeden dile getiren başkan olarak bilenen ve  kısa süre önce gerçekleşen genel kurul ile güven tazeleyen Başkan Ramazan Acar seçim süreci başta olmak üzere  ve eğitim camiasından yansıyan tabloyu sadece 5N1K’ya değerlendirdi.   

İl genelinde yaptığı birçok çalışmayla sendikayı hep bir adım ileri götürmeyi başaran Başkan Ramazan Acar yeni dönem projelerini ilk kez anlattığı Pınar Yeniyiğit ile özel röportajda başkanlık görevine bir dönem daha ‘Evet’ demesinin nedenini de net ifadelerle açıklarken yeni dönem hedeflerine de vurgu yaptı:

“Eğitimcilerin haklarının savunulması gerektiği bir süreci yönettiğimiz için ekibimizin tecrübesine de güvenerek tekrar bir hafıza sıfırlanması yaşanmaması adına yeniden başkan olduk. Sendika olarak çalışanların özlük haklarını korumak zaten asli görevimiz.  Görev süremizde çalışanlarla ilgili yapılmış birçok kazanım var. Biz bu kazanımları korumakla beraber yeni kazanımlar için de bir dönem daha görevimizin başındayız.”

YOĞUN BİR GÜNDEMLE YENİDEN BAŞKAN

Görünen o ki; 1997 yılından beri sendikal mücadelenin içerisinde yer alan ve 2018 yılından bu yana da başkanlık görevini başarıyla sürdüren Acar, eğitimcilerinin gündeminin ve de beklentilerinin oldukça yoğun olduğu bir süreçte yeniden başkan seçildi.  Hali hazırda masada çözülmesi gereken birçok sorun var.  En öncelikli mevzu ise kuşkusuz ki Öğretmenlik Meslek Kanunu. Başkan Acar, söz konusu kanunun bir milyonu aşkın öğretmen için olmazsa olmaz denilecek unsurları kapsamadığını, ilave düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurgularken, öğretmenlikte 8 yılını tamamlamış olanların uzman öğretmenlik, 12 yılını tamamlamış olanların da başöğretmenlik unvanı almasının önündeki engelleri kaldırmak için mücadele edeceklerinin altını çizdi.  Eğitimcilerin banka promosyonlarına dair de ayrıca bir çalışma yürüttüklerine değinen Başka Acar promosyonlarda yapılacak  yeni değerlendirmeyle rakamı  20 bin TL bandına çekmek için çalıştıklarını açıkladı.

Pınar Yeniyiğit; Sayın Acar yolunuz Eğitimciler Birliği Sendikası ile ne zaman ve de hangi vesile ile  kesişti?

Ramazan Acar; Balıkesir Kepsut doğumluyum. 1995 yılında Bursa Yıldırım’da Edebiyat öğretmeni olarak göreve başladım. 6 yıl Yıldırım’da, 14 yıl Osmangazi’de ve 6 yıl da Nilüfer’de öğretmen, müdür yardımcısı ve müdür olarak çalıştım. 2018 yılı itibariyle Şube Başkanı seçilmem sonrasında izne ayrıldım. Sendikal geçmişim ise 1997 yılına dayanıyor. Üye olduğum Eğitimciler Birliği Sendikamız 2001 yılından itibaren resmiyet kazandı. Sendikamızın düzenlediği ilk kongreden itibaren yönetimin farklı kademelerinde görev aldım. İş Yeri temsilciliği, İlçe Temsilciliği, Şube Başkan Yardımcılığı ve Şube Başkan Vekilliği derken 2018 yılından beri de Şube Başkanlığı görevini yürütme çabası içerisindeyim.   

SENDİKA BAŞKANLIĞI ATEŞTEN GÖMLEK

 Bir sendika yönetmek çok meşakkatli bir süreç, üstün donanım ve özveri gerektiriyor. Ayrıca tüm üyelerin haklarını adaletli bir şekilde savunabilmek ve bu hakları elde edebilmek çok zorlu bir misyon olsa gerek. Bir kez daha başkan olmaya ‘Evet’ demek   cesaret isterdi kanımca. Sizce de öyle değil mi?

 Bu tarz işler ateşten gömlek giymeye benziyor. Netice itibariyle memnuniyet esaslı bir iş gerçekleştiriyoruz. Bursa yerelinde 12 bin 500, Türkiye genelinde ise 430 bin üyeyle Eğitimciler Birliği Sendikası, MEMUR-SEN Konfederasyonu’nun hem yerelde hem de genelde lokomotif sendikası olarak görev yapıyor. Eğitim Bir Sen’de Türkiye’nin entelektüel kesimiyle sendikacılık yapıyor olmamızın zorluğuyla birlikte kolaylıkları da bulunuyor aslında. Memur sendikacılığı Türkiye’de 21 yaşında bir delikanlı aslında. Mevcut tabloyu net yorumlarsak haklarımızın alınması konusunda mücadelemizi bir miktar daha artırmamız gerekiyor. 1997 yılından beri çeşitli kademlerinde görev yaptığım için iş, işleyiş, usul, esas gibi birçok konuda bilgimiz bulunuyor. Ayrıca STK camiası içerisinde birçok sosyal çevrede bulunmaktayız. Yeniden başkanlık kararımızla mevcut tecrübemizle çalışmalarımıza devam etmeyi öngörerek ve bu çalışmalarımızın sonuçlarını daha rahat görebileceğimiz bir ortam oluşturma hedefindeyiz. Eğitim camiası açısından baktığımız zaman Genel İdari Hizmetler Sınıfı, Yardımcı İdari Hizmetler Sınıfı ve Eğitim-Öğretim Hizmetler Sınıfı olmak üzere farklı hizmet sınıflarının eksik kalmış kazanımları bulunuyor.  Bu eksik kazanımlarla ilgili mücadeleyi daha da artırabileceğimiz bin 700 civarı kurumumuz var. Eğitim Bir Sen Bursa 1 No’lu Şube olarak eğitimcilerin haklarının savunulması gerektiği bir süreci yönettiğimiz için ekibimizin tecrübesine de güvenerek tekrar bir hafıza sıfırlanması yaşanmaması adına yeniden başkan olduk. Tüm delegelerimize de bizi bir kez daha bu göreve layık gördükleri için teşekkür ediyoruz. Görevimiz ilk günkü heyecanımızla devam edecek.

Delege seçimlerinde Osmangazi’de bazı kayıplarınız söz konusu oldu. Bu tabloya ilişkin yorumunuz nedir?

Farklı nedenlerle birkaç oyluk farkla kaybettiğimiz delegelikler oldu. Ancak Bursa, İl Milli Eğitim ile birlikte 18 noktadan oluşmakta. Biz İznik’ten Mustafakemalpaşa’ya, İnegöl’den Harmancık’a kadar tüm eğitim çalışanlarının sesiyiz. Bizim en fazla delegemiz 44 ile Osmangazi, 29 ile Yıldırım, 18 ile Nilüfer, 14 ile İnegöl’dür. Sonra 6, 5, 4, 3, 2 ve 1 şeklinde gitmektedir. Bugün Harmancık’ta da Kemalpaşa’da da delegemiz bulunuyor. Bu tabloda toplam 100’e yakın sandık kurmak durumunda kaldık. Bu sandıkların 31 adedi 3 merkez ilçede kuruldu. Tüm ilçelerimizde 250 bandında üye sayısına kadar bir sandık, İkinci 250 kişi için de 2’nci sandık kuruldu. Süreci çok şeffaf, adaletli ve kardeşlik hukukuna uygun bir şekilde ilerlettik. Rekabet bittiği an, refakat süreci başlar bu da birlikte yol yürümek anlamına gelmektedir.

Seçimler nasıl bir atmosferde gerçekleşti?

Belirttiğim gibi kardeşlik hukukuna dikkat ederek süreci yönettik. Delegelerimiz teveccühleri ile bir kez daha bizden yana oldukları için onlara tekrar teşekkür ediyoruz. Güçlü bir listeyle seçime girdik. Güçlü bir yönetim olduk. Demokrasi şöleni havasında bir seçim gerçekleştirdik. Merinos AKKM’ye gelen, emek ve zaman harcayan tüm delegasyona şükranlarımızı sunuyoruz. Sonuç olarak göreve bir kez daha seçildiğimiz için de mutluyuz.

 MESLEK KANUNU YENİDEN DÜZENLENMELİ

 Yeni dönemde nasıl bir yol haritasında ilerlemeyi düşünüyorsunuz?

 Alanında uzman arkadaşlarla bir çalışma planladık. Sendikamızın tabanı tarafından kabul görecek isimlerle yola çıktık. Sendika olarak çalışanların özlük haklarını korumak zaten asli görevimiz. Çalışanlarla ilgili yapılmış birçok kazanım var. Biz bu kazanımları korumakla beraber yeni kazanımların peşindeyiz. Örneğin, Meslek Kanunu’nun bu şekilde çıkmaması gerekiyordu. Ciddi manada teklif ve taleplerimiz olmasına rağmen çıkan kanunda taleplerimiz yerine getirilmedi. Taleplerimizin içerisinde; mesleğe nasıl girileceği, meslekte nasıl yükselmek gerektiği, bir öğretmenin yetiştirme metotlarının nasıl olacağı, eğitim kurumlarında yönetici formasyonu alacak kişilerin hangi şartlar içerisinde mücadele edeceği, sosyal ekonomik haklarının neler olduğu, yöneticilik haklarıyla birlikte tayin, terfi ve yer değiştirme konularında hangi kriterler olacağı gibi çok önemli maddeler bulunuyordu. Biz 80 maddelik bir kanun bekliyorduk ancak 13 maddelik bir kanun virgülüne bile dokunulmadan meclisten geçti.

Mevcut çıkan yasa 3 maddeyi kapsadı. Birincisi, aday öğretmenlerdeki sınav kaldırıldı. İkincisi, 3600 ek gösterge getirildi ki bu madde zaten toplu sözleşme kazanımıydı. Üçüncüsü ise 2006 yılında uygulanmış olan kariyer basamakları yönetmeliğin aynısını getirmeleri oldu. Bu maddede ise biz iyileştirme bekliyorduk ancak zorlaştırma yapıldı. En çok bu konuyla ilgili tepki geldi ve bizim de karşı çıkmalarımız oldu. Bir sınav elbette yapılmalıdır ancak yapılan sınavın şekliyle ilgili itirazlarımız bulunuyor. Her öğretmen kendi branşıyla ilgili sınava tabii tutulmalıdır. Yani ben matematik öğretmeniysem beni kendi branşımla ilgili konuda sınava tabii tutmalısın. Bir öğretmen tüm branşlarla ilgili sınava tabii tutulmamalıdır. Uzman Öğretmenlik ve Baş Öğretmenlik Sınavları bu çerçevede uygulanacak maalesef. 29 Kasım’da düzenlenecek sınavla ilgili tüm tepkisi bulunuyor.

 SINAVSIZ BİR EĞİTİM SİSTEMİ İSTİYORUZ

 Sınav odaklı eğitim sistemini sürekli eleştiriyoruz. Aynı durum öğrenciler için de geçerli. Çocuklarımız neden kendi yeteneklerine ve ilgi alanlarına yönelik eğitim alamıyorlar?

Biz yetenekleri ön plana çıkaran sınavsız bir eğitim sistemi istiyoruz. Tabii uygulayıcılar ise 19 milyon öğrencinin olduğu bir ülkede sınavsız bir modelleme yapamayacaklarını söylüyorlar. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasıyla ilgili olarak çalışmalar yapılıyor. Hatta anaokulunu da zorunlu hale getirerek bu süre 13 yıla çıkıyor. Lise tahsilini zorunlu olmaktan çıkaracak emareler bulunuyor. Sınav merkezli uygulama işinden vazgeçmek durumundayız. Okul öncesi eğitime önem veriliyor ama şöyle bir yanılsama içerisine giriliyor. Bakanlık, mevcuttaki bir okulun bünyesindeki ana sınıfı öğrenci sayısı 100’ü geçince orayı müstakil anaokulu yapma kararı alıyor. Öyle olunca kurum kodunu değiştiriyor, personelin atama sistematiğini değiştiriyor. Mevcutta ise öğrenci sayısında bir artış yok. Sadece ilkokul anaokuluna dönüşüyor. Yani kapasite artırımına gidilmeden okul sayısı artmış gibi görünüyor.

ANAOKULU MESELESİ ARTAN İŞ YÜKÜDÜR

 Okul bahçelerimize konteynır anasınıfları konuldu. Burada da insani ihtiyaçlarla ilgili eksikler yaşandı. Örneğin öğretmen tuvaleti koyulmadı ya da kız-erkek öğrencilerinin tuvaletleri ayrılmadı. 100’ün üzerindeki anasınıflarımız, ortaokullarımız ya da uygulama meslek liselerimizin bünyesinde bulunuyordu. Müstakil anaokulu yaptım demekle anaokulu olmuş olmuyor. Anaokulu adedini artırıyorsunuz ama öğrenci sayısını artıramıyorsunuz. Sadece idarecilerin iş yükü artmış oluyor. Bu durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Zaten okulu yeni eğitim dönemine hazırlarken tamiratı, tadilatı, ders programı, soruşturma, inceleme gibi işleri organize ederken idareciler bir sürü mağduriyet yaşıyor. Anaokulu meselesi ekstra bir iş yükü daha oluşturuyor. Dolayısıyla çözülmesi gereken önemli bir meseleye dönüşüyor.

BURSALI ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTE İÇİN FARKLI İLLERİ İSTİYOR 

Bursa lise eğitiminde çıtayı yükseltiyor. Ancak yüksek öğretimde arzu edilen noktada değiliz neden Sn Başkan?

Eğitim ve öğretim açısından baktığımız zaman Bursa hem lise hem de üniversite girişlerinde ciddi bir ivme kazanmıştır ve Bursa, Türkiye sıralamasında 6’ncı sıraya ulaşmıştır. Sadece akademik liselerin sıralamasına baktığımız da ise 2’nci sıraya yükselmiştir. Bursa’da üniversite tercihinde 52’nci sıradayız. Bursalı öğrenciler yüksek öğretim için Bursa’yı tercih etmiyor. Borsa İstanbul Fen Lisesi Müdürü olduğum yıllarda bu durumu çok daha yakından gördüm. Bugün Boğaziçi Üniversitesi gelip bizim okulumuzda tanıtım yapıyor ama Uludağ Üniversitesi ya da Bursa Teknik Üniversitesi bu tanıtımları yapmıyorsa eksiği biraz da kendimizde aramamız gerekiyor.

EĞİTİMCİLERİN ALDIĞI PROMOSYONLAR YETERSİZ KALDI

Eğitimcilerin kulağı şu sıralar Banka promosyonları ile ilgili de özellikle sizde… Tablo nedir Peki ?

 Eğitim camiamız promosyonlarla ilgili durumu bekliyor. 2020 yılının sonu ve 2021 yılının başı itibariyle 3.000’li rakamlara yönelik anlaşma yapılmıştı. Bu rakam o dönem için yeterliydi ancak şimdi yetersiz kaldı. Şu an ki beklenti 20 bin bandının altında kalmamasıdır. Kısmet olursa bu sorunu bir şekilde çözeceğiz. İhalenin yenilenmesi kararı alındı. Önümüzdeki günlerde süreç başlayacak.  Bizim üzerimize düşen şudur: İhalenin yenilenmesi kararı verildi. Fesih artı ihale yenilenmesinden kaynaklanan Ellerine 20-25 bin TL bandında bir ücret geçmesi için çalışmalarımız devam edecek. Eğitimcilerimiz hiç merak etmesin.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.