SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Hasan Eker’den mühim uyarı; ‘İKİNCİ DOĞANBEY OLUR…!’

Ülke ekonomisinin lokomotif gücü, 54 sektörü tetikleyen turizm endüstrisinin öncü kimliği BURKON Turizm Yönetim Kurulu Başkanı, BTSO Meclis Üyesi ve TÜRSAB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Eker, Türkiye ve Bursa’nın turizm tablosunu sadece 5N1K’ya yorumlarken, önemli ayrıntılara dikkat çekti ve de mühim mesajlar verdi.
Haber Giriş Tarihi: 31.05.2022 14:20
Haber Güncellenme Tarihi: 31.05.2022 16:12
bursa5n1k.com

Ülke ekonomisinin lokomotif gücü,  54 sektörü tetikleyen turizm endüstrisinin öncü kimliği BURKON Turizm Yönetim Kurulu Başkanı, BTSO Meclis Üyesi ve  TÜRSAB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi  Hasan Eker, Türkiye ve Bursa’nın turizm tablosunu sadece 5N1K’ya yorumlarken, önemli ayrıntılara dikkat çekti ve de mühim mesajlar verdi.

Turizmi mevcut konjonktürdeki verilerle enine boyuna değerlendiren Hasan Eker net konuşurken aynen şu çağrıyı yaptı; “Orta ölçekli bir otelin aylık elektrik gideri 400 bin lira civarında… Devletten 3 adımda acil destek paketi bekliyoruz… Personel, yakıt ve fatura desteği ivedilikle gerekli !” 

TÜRSAB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Eker, “Ülkemiz dünyada turizmde 6’ıncı sırada. Fakat turizm gelirlerinde ne yazık ki 13’üncü sıraya düştük. 2019 yılında Türkiye sektörde büyük bir ivme yakalamış ve 52 milyon turist ağırlamıştı.  Aynı yıl ülke olarak 32 milyar dolar turizm geliri sağlamıştık. Yeniden bu rakamlara ulaşıp sektördeki başarıya paralel olarak turizm gelirimizde de üst sıralarda yer alabilmek için doğru bir yol haritasını vakit kaybetmeden yaşama geçirmemiz şart ” uyarısını yaptı ve uygulanması gereken formülü açıkladı.

 

Rusya-Ukrayna savaşıyla Türkiye’nin turizm gelirinin de darbe alacağına işaret eden Hasan Eker, “Rusya 5 milyon ile birinci pazar, Almanya ikinci, Ukrayna ise üçüncü pazarımızdı. Ukrayna’dan 2,5 milyon turisti kaybettik. Rusya’dan da gelecek olan tahmini 5 milyon turistin 3 milyon seviyelerine düşeceği öngörülebilir” değerlendirmesini yaparken “Toplamda 4-5 milyonluk bir kayıp var. Bu kayıp Almanya ve İngiltere pazarından telafi edilebilir” önerisinde bulundu.Yerli turist pazarında ise Fibabanka ile 24 aya varan bir kredi anlaşması imzaladıklarını duyuran Eker bu kredinin avantajlarını detaylarıyla anlatırken “faiz kısmı vatandaşa yansımayacak. Fibabanka’da hesabınız yoksa bile acentadan tatil hizmetinizi krediyle ödeyebiliyorsunuz” diye konuştu.

Bursa’nın turizminde yansıttığı tabloya dair dikkat çeken mesajlar veren Hasan Eker, “Hanlar Bölgesi’nde yapılan çalışmalardan dolayı Belediyemizi tebrik ediyorum” dedi ve şu mühim cümlelerle ciddi bir tehlikeye dikkat çekti; “Trafik sıkışıklığını bitirmemiz gerekiyor. Tabakhaneler bölgesi termal alan olarak istimlak edildi. Oraya ‘TOKİ blokları yapılacak’ diye duydum. Bloklar 4-5 katlı binalardan da oluşsa, o bölgeye çok ciddi bir trafik yoğunluğunu götürmüş oluruz. 300 dönümlük arazinin tamamen turizm alanı yapılması lazım. Konut arzı olursa ikinci bir Doğanbey sorunu yaşarız.”

İşte BURKON Turizm Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRSAB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Eker’in, Pınar Yeniyiğit’in her bir sorusuna verdiği dikkat çekici, net ve de çarpıcı yanıtlar…!

DAHA FAZLA DESTEK BEKLERDİK!

Pandemi gölgesinde geçen 2 yıllık süreçte turizmi değerlendirirseniz neler söylersiniz?

Pandemi sürecinden en çok etkilenen sektör turizm oldu. Sektörümüz içerisinde ise en çok seyahat acentaları etkilendi. Yurt dışına tatil satışı yapan acentalarımız hiç çalışamadı diyebiliriz. İç turizm özelinde çalışan acentalarımız ise kısmen iş yapma fırsatı buldu. Turizm sektörü dış etkilerden dolayı çok çabuk kırılganlığa uğrayabiliyor. Turizm sektörü, cari açığı olumlu yönde etkiliyor, istihdamın yüzde 10’luk kısmını karşılıyor. Turizmin, gıdadan tekstile kadar tam 54 sektöre domino etkisi var. Hal böyleyken pandemi sürecinde açıkçası daha fazla destek beklerdik. Geldiğimiz noktada ise  ‘Turizm Sigorta Fonu’nun mutlaka kurulması gerektiğini düşünüyoruz.

FON KURULURSA DESTEĞE GEREK KALMAZ!

Ulusal ve uluslararası krizlere karşı  sektörün sigorta fonuna ihtiyacı olduğunu özellikle vurgu yapıyorsunuz… Bu fon sektöre tam olarak neleri kazandıracak?

Turizmde yaşanan önemli sorunlardan bir tanesi de, pandemide kaybedilen personeli yeniden yetiştirmeye çalışmak… Böylesine zorlu krizlerde personel kayıplarımız da oluyor. Turizmde, bilgili, birikimli ve deneyimli personel arayışı var. Turizm liseleri ve üniversitelerinde eğitim veriliyor fakat gerçek anlamda sektörde yetişebilme işletmelerde olabiliyor. Dünyada her bir ülke, il ve ilçe turizmden pay almak istiyor. Turizm Geliştirme Ajansı’na, tüm turizm işletmecileri cirolarından binde 1 ila binde 7 arasında bir pay ödüyor. Bu pay sigorta fonuna çevrilebilir. Başlangıçta Turizm Geliştirme Ajansı’nın kurulmasını istedik ancak tam olarak etkin bir yönetim kurulmadı. Örneğin Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı o kurul içerisinde yok. Eskiden olduğu gibi tanıtım bütçesi devletten karşılanabilir. Eğer sigorta fonu tam anlamıyla oluşturulabilirse, devletten ekstra bir kaynağa ihtiyaç olmaz. Örneğin, Fransa’da 18 milyar dolar turizmcilere böyle bir fondan destek verildi. Pandemi süreciyle kapanan acentalarımız var ancak yerine yeni açılanlar da var. Önceden de yılda 300-400 acenta kapanır, 700-800 acenta yeni kurulurdu. Acenta işletmecilerinin yapacağı başka bir meslek yok çünkü.

BU YIL 2019 VERİLERİNE YETİŞEBİLİRİZ !

 Peki 2022 yılı yazında turizmden neler beklemeliyiz?

Dünya genelinde artık insanlar planlarını  pandemi yokmuş gibi yapabiliyor ve Pandemide oluşan turizm açlığı, bu sezon rakamlara da yansıyacak. Öte yandan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik kriz var. Gıda ve enerji gibi gider kalemlerinde yüzde 200’e varan artışlar yaşandı. Dışarda otel fiyatlarının yüksekliğinden dolayı yakınanlar var. Bir taraftan da otellerin doluluk oranlarını görünce ‘Sorun yok’ diyenler de mevcut. Side, Alanya, Kemer, Kuşadası gibi bölgelerde uygun fiyatlı işletmelerimiz bulunuyor ancak onların doluluk oranları daha düşük . Çok yüksek fiyatlı otellerin dolu olması, sektör açısından olumlu bir gösterge değil. Orta kesim otellerin doluluk oranı bizler için daha da önemli. Yurt dışından Türkiye’ye turist beklentimiz yüksek. Yeri gelmişken şu mühim tespitin de altını çizmek gerekiyor;   Her şeye rağmen Türkiye ucuz ülke olarak kaldı. Döviz girdisi olarak bu yıl  ancak  2019 yılına yetişebiliriz, diye düşünüyorum. Turizm Bakanlığı’nın hedefi 45 milyon turist 35 milyar dolar getiri. Turizmcilerde ise 40 milyon turist, 30 milyar dolar getiri olur beklentisi hâkim. Bu arada  2019 yılında da 34 milyar dolarlık bir turizm geliri sağlamıştık.

4-5 MİLYONLUK TURİST KAYIP VAR!

 Rusya-Ukrayna savaşı olmasaydı tahmin edilen  gelir düzeyi daha da artardı. Ukrayna bölgesinden ülkemize gelmeye çalışanların turizmi düşünecek durumları da yok zaten. Rusya’dan turistik anlamda gelenler var. Rusya ile de uçak sorunu vardı ancak THY ile önemli bir kısmı aşılıyor. Rusya 5 milyon ile birinci pazar, Almanya ikinci, Ukrayna ise üçüncü pazarımızdı. Ukrayna’dan 2,5 milyon turisti kaybettik. Rusya’dan da gelecek olan tahmini 5 milyon turistin 3 milyon seviyelerine düşeceği öngörülebilir. Toplamda 4-5 milyonluk bir kayıp var. Bu kayıp Almanya ve İngiltere pazarından telafi edilebilir. İran, Körfez, Türki Cumhuriyetler, Hindistan, Kuzey veya Doğu Avrupa ülkelerinden de gelecek olan turistlerimiz olacak.

AVRUPA’DAN ZENGİN TURİST GELMELİ !

Yabancı turistin Türkiye’yi tercih etmesi için doğru yol haritası nedir?

Türkiye, turist sayısında dünyada 6’ıncı, turizm gelirinde ise 13’üncü sırada… Aradaki bu farkın en büyük nedeni, paket turların yapılması. Açıkçası bu zengin bir turistin istediği bir tatil seçeneği değil. Bu nedenle de, Avrupa’dan bize zengin turist çok gelmiyor. Avrupa’dan direkt Antalya’ya THY veya başka bir şirket tarifeli sefer koymaya başlarsa, zengin turistte artış olabilir. Mevcut tur operatörleri, Ukrayna, Rusya, Almanya, İngiltere ağırlıklı. Tur operatörlerinin İspanya, Hindistan, Pakistan ve İran’a yatırım yapması gerekiyor. Burada da uçak gerekiyor. Bu görüşlerimizi Bakanlığa sürekli iletiyoruz. Hava yolu şirketleri mevcut yatırımlarını koruma derdindeler, yeni yatırıma da sıcak bakamıyorlar. THY 34 noktaya sefer yapmaya başladı. Geçen hafta direkt Antalya- Saint Petersburg uçuşları başladı. Hac-Umre’den 40 bin kişi de olsa sevindirici haber geldi. Diğer yandan kongre turizmi yapılıyor ancak toplantı turizmi tam anlamıyla açılmadı.

PERSONEL, YAKIT VE FATURA DESTEĞİ!

Şu anda devletten en büyük beklentimiz, giderlerimizin azaltılması… Acentaların yakıt giderleri çok fazla. İstanbul’a bir transfer yapmaya kalktığımızda 2 bin-2 bin 500 arasında bir rakam tutuyor. Acentaların yakıt alımlarında vergi indirimi uygulanabilir. 10-12 yıl önce turizm işletmelerinde elektrik faturalarından vergi alınmıyordu. Enerji desteği otelciler için daha büyük önem arz ediyor. Orta ölçekli bir otelin aylık elektrik gideri 400 bin lira civarında. Acentaların en büyük gideri ise personel ücretleri. Örneğin kendi şirketimizde gelirimiz yüzde 20 arttıysa, personel giderimiz yüzde 50-60 arasında arttı. Biz tüm anlaşmalarımızı bir yıl önceden yapıyoruz ve bu anlaşmalar değişmiyor. Müşterilerimize TL fiyat veriyoruz, alışlarımız ise Euro bazında oluyor. Burada da büyük bir handikap yaşıyoruz.

TURİZMİN GELECEĞİNE YÖN VERİYORUZ!

 TÜRSAB ajandasında yılın 2. Yarısı için hangi konu başlıkları var?

 TÜRSAB, 14 Eylül 1972’de yarı-resmi nitelikte kurulan bir kurumdur. Bu yıl da 50’inci yılımızı kutluyoruz. Türkiye genelinde 36 bölge başkanlığımız, 70 denetim personelimiz, bölgelerde 50, genel merkezimizde ise 150’ye yakın çalışanımız var. Fuar şirketimiz, Lütfi Kırdar gibi Kongre Merkezlerimiz var. Geçtiğimiz günlerde ‘Turizmin Geleceği’ forumu düzenledik. TÜRSAB olarak turizmin geleceğine yön veriyoruz. Üyelerimize yönelik ise yazılım desteği, danışmalık hizmeti, farkındalık projeleri üzerinde çalışıyoruz. Eğer bir üyemiz tüketiciyi mağdur ederse, disiplin cezası da veriyoruz. Fibabanka ile 24 aya varan bir kredi anlaşması imzaladık. Bu kredinin de faiz kısmı vatandaşa yansımayacak. Fibabanka’da hesabınız yoksa bile acentadan tatil hizmetinizi krediyle ödeyebiliyorsunuz.

TURİZM TEK ELDEN YÖNETİLMELİ!

 Bursa’nın turizmde bugüne kadar hedeflediği sonuçları alamamasının sebepleri nelerdir?

 Turizmin uzun vadeli olarak tek elden yönetilmesi gerekiyor. Yapılan çalışmalar boşa gitmiyor, meyvesini de alıyoruz. Örneğin, 2007 yılında turizm sempozyumunda, ‘Bursa’ya bir kongre merkezi lazım’ demişiz. 2008 yılında Merinos’un temeli atıldı ve 2010 yılında ise faaliyete geçti. Yine 2009’da yaptığımız bir sempozyumda, ‘Uluslararası zincir oteller olması lazım’ demişiz. 2011-2012’de o zincir otellere kavuşmuşuz. Bir toplantıda ‘İDO haksız rekabet yapıyor’ demişiz, 1 buçuk yıl sonra BUDO kurulmuş. Tüm Türkiye’de değişik dönemlerde turist sayısı düşerken, Bursa’nın 2010 yılından itibaren hem yerli hem de yabancı turist sayısında bir artış var. 10 yıl önce 150 bin yabancı turist gelirken, şu andan 450 bin yabancı turist geliyor. 10 yıl önce 600 bin yerli turist gelirken, şimdi ise bu rakam 1 milyon 200 bin… Güney Kore’de çalışmalar yapıldıktan sonra oradan da turistler geldi örneğin. Turizmde şehircilik çok önemli. Misal; Paris’te belediyecilik ve şehircilik çok iyi. Paris sokaklarında dolaştığınız zaman, her yer Dolmabahçe Sarayı gibi. Bu bağlamda Hanlar Bölgesi’nde yapılan çalışmalardan dolayı Belediyemizi tebrik ediyorum. Trafik sıkışıklığını bitirmemiz gerekiyor. Tabakhaneler bölgesi termal alan olarak istimlak edildi. Oraya ‘TOKİ blokları yapılacak’ diye duydum. Bloklar 4-5 katlı binalardan da oluşsa, o bölgeye çok ciddi bir trafik yoğunluğunu götürmüş oluruz. Oradaki 300 dönümlük arazinin tamamen turizm alanı yapılması lazım. Konut arzı olursa ikinci bir Doğanbey sorunu yaşarız. Yunuseli bölgesine çok ciddi bir konut arzı verildi ve sonucunda trafik sıkışıklığı yaşandı. Master planlarımız hazır olsun ki, kaynak bulunduğunda o planlar hayata geçebilsin.

İlgili İçerikler
Hasan Eker’den mühim uyarı; ‘İKİNCİ DOĞANBEY OLUR…!’ Haber Görüntüle
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar