SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa'daki su kesintileri koprofobiyi tetikliyor mu?

Son dönemde özellikle Bursa'daki su kesintileriyle birlikte gündeme gelen "koprofobi" kavramı, kamuoyunda tartışma yaratırken, Nev Esentepe Hastanesi'nden Klinik Psikolog Helin Ezgi Deniz konunun bilimsel ve klinik boyutuna dikkat çekti. Deniz, koprofobinin sansasyonel başlıklardan ibaret olmadığını, ancak yanlış anlatımın kaygıyı artırabileceğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 09.01.2026 13:09
Haber Güncellenme Tarihi: 09.01.2026 13:10
Kaynak: Bursada Bugün
Bursa'daki su kesintileri koprofobiyi tetikliyor mu?

SEMA ÜSTÜNTAŞ ÇAKAR / BURSADA BUGÜN

Bursa'da geçtiğimiz aylarda yaşanan su kesintileriyle birlikte son dönemde kamuoyunda sıkça konuşulan "koprofobi" kavramı, yalnızca dikkat çekici başlıklardan ibaret değil. Nev Esentepe Hastanesi'nden Klinik Psikolog Helin Ezgi Deniz, tuvalet ve hijyen temelli kaygıların psikolojik arka planına dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Nev Esentepe Hastanesi'nden Klinik Psikolog Helin Ezgi Deniz, koprofobinin; dışkı, dışkılama eylemi ya da tuvaletle ilgili durumlara yönelik yoğun korku ve tiksintiyle seyreden bir tablo olduğunu belirtti. Deniz, "DSM'de koprofobi adıyla ayrı bir tanı yok. Bu durumu genellikle özgül fobiler başlığı altında, obsesif kompulsif bozukluğun bir görünümü olarak ya da bedensel odaklı kaygılarla birlikte görüyoruz" dedi.

"SANSASYON VAR AMA PSİKOLOJİK GERÇEKLİK DE VAR"

Son dönemde özellikle "su kesintisi ve koprofobi" başlıklarının dikkat çektiğini söyleyen Deniz, bu dilin tıklanma amacı taşıdığına işaret ederek, "Ancak bu başlıkların arkasında bedenin en doğal işlevlerinden birine yönelik yoğun utanç, tiksinti ve kaygı bulunuyor. Su kesintileri tek başına fobi yaratmaz ama hijyen kaygısını artırarak var olan eğilimleri görünür kılabilir" ifadelerini kullandı.

"KAYGI, TİKSİNTİ VE KAÇINMA DÖNGÜSÜ"

Koprofobide zihinsel temanın genellikle "kirlenirim, kontrolümü kaybederim, rezil olurum" düşünceleri etrafında döndüğünü belirten Deniz, bazı bireylerde bu durumun bedensel belirtilerle ağırlaşabildiğini söyledi. Deniz, "Tuvalete girememe, saatlerce erteleme, dışarıda tuvalet kullanmaktan kaçınma, mide bulantısı ve hatta panik ataklar görülebiliyor. Bu kaçınma davranışları sosyal hayatı kısıtlıyor, zamanla kabızlık ve ağrı gibi fizyolojik sorunlara yol açabiliyor" dedi.

"HİJYEN MESAJLARI KAYGIYI BESLİYOR"

Günümüzde hijyen temelli mesajların yoğunluğuna dikkat çeken Deniz, "Covid sonrası mikrop algısı çok güçlendi. Sosyal medyada dayatılan 'kusursuz, kokusuz beden' ideali, en küçük bedensel işlevi bile felaketleştirebiliyor. Bu da özellikle hassas kişilerde fobik kaygıyı büyütüyor" diye konuştu.

"BİLİMSEL VERİ YOK, KLİNİK GÖZLEM VAR"

"Su kesintileri koprofobiyi artırıyor" iddiasına dair doğrudan bilimsel bir veri olmadığını vurgulayan Deniz, şunları söyledi:
"Literatürde bu ikisi arasında net bir nedensellik kuran çalışma yok. Ancak klinik gözlemlerimiz, su kesintilerinin belirsizlik ve kontrol kaybı hissi yaratarak hijyen ve utanç temalı kaygıları tetikleyebildiğini gösteriyor."

Medya ve sosyal medyada kullanılan dilin önemine de değinen Deniz, " 'Koprofobi patlaması' gibi ifadeler hassas bireylerin kaygısını organize edip büyütebiliyor. Etiketlemek bazen rahatlatmak yerine kaygıyı derinleştiriyor" uyarısında bulundu.

"BU BİR TUHAFLIK DEĞİL, ÇALIŞILABİLİR BİR SORUN"

Tedavi sürecine de değinen Klinik Psikolog Helin Ezgi Deniz, koprofobinin utanılacak bir durum olmadığını vurgulayarak, "Yargısız ve güvenli bir terapötik alan oluşturmak çok önemli. Bilişsel davranışçı terapi, maruz bırakma çalışmaları ve utanç-kontrol temalarına odaklanan terapilerle bu sorun büyük ölçüde yönetilebiliyor. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi de sürece eklenebiliyor" dedi.

Kaynak: Bursada Bugün

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.