SON DAKİKA
Hava Durumu

Cevdet Yılmaz: İhracatımız 270 milyar doları aştı

İFTAR PROGRAMINA KATILDICumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iş insanları temsilcileri ile yapılan toplantının ardından AK Parti Malatya İl Başkanlığı tarafından organize edilen 'İftar ve Vefa Programı'na katıldı.

Haber Giriş Tarihi: 27.02.2026 22:31
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 22:35
Kaynak: HABERLER.COM
Cevdet Yılmaz: İhracatımız 270 milyar doları aştı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iş insanları temsilcileri ile yapılan toplantının ardından AK Parti Malatya İl Başkanlığı tarafından organize edilen 'İftar ve Vefa Programı'na katıldı.

Türkiye'nin bir afet ülkesi olduğunu ve depremlerin bu ülkenin gerçeği olduğunu aktaran Cevdet Yılmaz, şunları söyledi:

"Biz bir afet ülkesiyiz. Üç kıtanın ortasında bir coğrafyamız var. Dolayısıyla deprem bizim gerçeğimiz. Fay hatları bizim gerçeğimiz. Bize düşen sağlam zeminlere, sağlam binalar inşa etmektir. 120 bini bulan konutla adeta yeniden bir Malatya inşa edildi. Sadece yaraları sarmakla kalmadık, Malatya'mızı geleceğe de çok daha güçlü hazırlamış bulduk. Malatya şu anda Türkiye'nin deprem açısından en güvenilir yerlerinden biri olmuştur. Geçmişin yaraları sarıldı. Geleceğin riskleri bertaraf edildi. Tüm Türkiye'de de biz bunu yapmak durumundayız. Bu çerçevede de geçtiğimiz yıllarda Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nı kurduk. Yeni deprem yaşanmadan bu dönüşümü yapalım istiyoruz. Bazıları kentsel dönüşümü karalamaya çalışıyorlar. Onlara şunu söylemek lazım; kentsel dönüşüm bir lüks değil, hayat kurtaran bir ihtiyaçtır. Hiçbirimiz vatandaşımızın hayatıyla oynama hakkına sahip değiliz. Kentsel dönüşüme engel olanlar deprem sonrası yaşanan acıların da vebalini taşımak durumundalar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah bu yaşadıklarımızdan da gerekli dersleri çıkararak çok daha hızlı bir şekilde tüm Türkiye'de bu dönüşümü yapmak durumundayız. Yapmaya da kararlıyız. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımız sosyal seferberlik ilan etti. Daha ucuz, erişilebilir, iç mekanı iyi tasarlanmış, enerjiyi verimli kullanan, depremlere dayanıklı iki oda, bir salon şeklinde 500 bin konut. Biz israf ekonomisi olmasın diyoruz. Tasarruf ekonomisi olsun. Şu anda bizim hane halkının büyüklüğü Türkiye'de genelinde 3 kişi. O eski kalabalık aileler çok az kaldı maalesef. Keşke olsa, daha çok olsa. Ama ortalamamız bu. Dolayısıyla biz de buna uygun bu yeni demografiye uygun bir şekilde iki oda, bir salon, gayet iyi planlanmış sosyal konutlar inşa ediyoruz. Bir taraftan da organize sanayi bölgesi öngörülerinin hemen yakınına sosyal konut planlamamızda fayda var. Özellikle belediye başkanlarımız imar planlarını yaparken üretim alanıyla yaşam alanını mümkün olduğunca yakın planlamalarında fayda var. Böylece hem trafik sorunu azalır. Hem insanlar trafikte vakit kaybetmez."

'ENFLASYON YÜZDE 30'A KADAR GERİLEDİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son 23 yılda büyük projelere imza attığını hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Demokraside, kalkınmada Türkiye çok farklı bir seviyeye geldi. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşın önceliği neyse bizim de önceliğimiz odur. Vatandaşın talep ve beklentileri bizim siyasetimizin rotasını çizer. Bugün de vatandaşımız enflasyondan şikayet ediyor. Biz de bunu birinci öncelik hale getirmiş durumdayız. Büyümemizi, istihdamımızı da belli bir dengede koruyarak, diğer bir takım dengeleri de gözeterek enflasyonu kademeli bir şekilde aşağıya düşürüyoruz. Yüzde 75'lik sunumlardan yüzde 30'a kadar geriledi. Önümüzdeki dönemde önce yüzde 20'nin altı, sonra da tekrar tek haneli rakamlara ulaşmak adına mücadele edeceğiz. Bu yönde de politikalarımızı kararlılıkla uyguluyoruz. Zaman zaman elimizde olmayan bir takım sebeplerle, kontrol edemediğimiz bir takım sebeplerle bir ay, üç ay gecikmeler olabiliyor. Ama burada ben hep altını çiziyorum. Önemli olan istikamettir. Türkiye'nin istikameti belli. Daha düşük enflasyon, daha düşük faizler, daha istikrarlı bir finansal ortam. Buna doğru gün gün gidiyoruz. Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedefler var. Bu hedefleri Allah'ın izniyle birer birer sizlerle birlikte hayata geçireceğiz. 'Ben güçlü isem her istediğimi yapabilirim. Benim için hukuk yok benim için ahlak yok' diyenlerin sesinin çok daha fazla çıktığı bir dünyadayız. Biz bunu elbette tasvip etmiyoruz ama gerçekleri de görmemiz lazım. Böyle bir güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dünyadayız. Fırtınalı bir dünyadayız. Rekabetin yoğunlaştığı, çatışmaların arttığı bir dünyadayız. Liderlik her zaman önemlidir. Güç mücadelelerinin yoğunlaştığı dönemlerde güçlü liderlik, dirayetli liderlik, tecrübeli kadrolar her zamankinden daha önemlidir. Bu anlamda dün yeni bir yaşa giren Sayın Cumhurbaşkanımıza Cenabı Allah uzun ömürler versin. Cenabı Allah başımızdan eksik etmesin. Böyle liderlerin kıymetini varken bilmek lazım. Her zaman olmuyor. İnsanlık için yaptığı hizmetlerden, çalışmalardan dolayı."

'BAHÇELİ'NİN ORTAYA KOYDUĞU YAKLAŞIM KIYMETLİDİR'

Dünyanın zor döneminde Terörsüz Türkiye hedefi ile yollarına devam ettiklerinin altını çizen Yılmaz, "Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu toplumda kim varsa birlik içinde, beraberlik içinde, kardeşlik içinde çok daha güçlü bir Türkiye inşa edebiliriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle Terörsüz Türkiye bugün artık bir devlet politikasına dönüşmüş bir ülke. Sayın Devlet Bahçeli'nin bu konuda ezber bozan hiçbir siyasi maliyet düşünmeden sadece ülkenin, milletin geleceği için ortaya koyduğu yaklaşım çok çok kıymetlidir. Diğer tüm çalışmalar meclisimizde özellikle meclis komisyonumuzda birçok partiden milletvekili bir araya gelip ortak akılla bir rapor ortaya koymaları o da gerçekten çok değerli. İnşallah böyle şeylerin sayısı artar. Siyasette tartışacağımız konular var. Ama bazı konular var ki burada bütün partilerin bir araya gelmesi lazım. Ortak aklın devreye girmesi lazım. Bu öyle bir konu. Burada katkıda bulunan muhalefet partilerine de teşekkür ediyoruz. Güzel bir çalışma oldu. Meclis Başkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.

"86 MİLYON KAZANIR, HERKES KAZANIR"

Silahların gölgesinden kurtulmuş bir şekilde bütün partilerin istisnasız Türkiye partisi olarak demokratik bir ortamda siyasetlerini yapmaları gerektiğini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizim gideceğimiz yol belli. Silahın, kavganın olmadığı, demokratik siyasetin güçlendiği, kimin ne diyeceği varsa, demokratik siyaset içinde bunu ifade edeceği, kim toplumu demokratik ortamda neye ikna ediyorsa o yönde politikaların gelişeceği bir ortam. Bundan Türkiye kazanır. Bu gelişmeden 86 milyon kazanır, herkes kazanır. Bir hesaba göre terör nedeniyle uğradığımız kayıp doğrudan ve dolaylı maliyetleri hesapladığımızda 2 trilyon doların üzerinde. Bu kaynaklar ne için buraya geldi? Bu kaynakları biz çocuklarımızı daha iyi yetiştirmek için kullanalım. Şehirlerimizi daha geliştirmek için kullanalım. Sanayimizi, teknolojimizi daha üst seviyeye çıkarmak için kullanalım. Türkiye'yi yüz yılın hedeflerine ulaştırmak için kullanalım. ve Allah'ın izniyle bunu başaracağız. Bunu istemeyenler var. İçeride, dışarıda provokasyonlar yapabilir. Vatandaşın kafasını karıştırmak için her türlü dezenformasyonlar yapabilirler. Ben inanıyorum ki bu millet ferasetiyle, basiretiyle bu provokasyonlara, bu dezenformasyonlara da prim vermeyecektir. Biz kadim kardeşliğimizle, birliğimizle, beraberliğimizle çok daha güçlü bir ülke olarak birliğini, kardeşliğini çok daha pekiştirmiş bir ülke olarak geleceğe yürüyeceğiz. Herkesin de farklılıklarına da saygı göstereceğiz. Kimliğine, mezhebine, etnik yapısına, rengine, şekline, neyse saygı göstereceğiz. Bir arada yaşama şuuru içinde, kardeşlik şuuru içinde geleceğe yürüyeceğiz. İşte bütün bunlar ülkenin siyasi istikrarını devam ettirmesine bağlı. Bu deprem yaraları güçlü bir liderlik olmasa, siyasi istikrar olmasa sarılabilir miydi diye ben sormak istiyorum? Sizin vicdanınızı aklınıza bırakıyorum. Güçlü bir liderlik, siyasi bir istikrar olmasa o pandemiden bu şekilde çıkabilir miydi? Etrafımızdaki jeopolitik gelişmeleri, savaşları, çatışmaları görüyorsunuz. Kendi içimizde bir kargaşa olsa, Ortadoğu'daki bu gelişmelere, Kafkaslara, Kuzey Afrika'ya bu kadar müdahil olabilir miydik? Sözümüz bu kadar geçerli, etkimiz bu kadar yüksek olur muydu? Birilerinin yaptığı gibi altı boş hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek hesapsız, kitapsız vatandaşların gözünü boyamaya dönük söylemlerden de uzak duracağız. Gereksiz polemiklere girmeden gereksiz gündelik tartışmalara girmeden sağlam bir ekonomi zemininde kalıcı sosyal kazanımlarla yol ile devam edeceğiz. Vatandaşlarımız geçmişte o popülist, aldatıcı söylemlerin ülkeyi ne hale soktuğunu gayet iyi biliyor. 1994,1999 ve 2001 krizlerinde vatandaşa türlü türlü vaatlerde bulunup sonra gelip elindekini, avucundakini bile elinden alan iktidarlar gördük geçmişte. Şimdi güçlü bir iktidarımız var. İnşallah bu toparlanma süreciyle birlikte sağlıklı, kalıcı bir şekilde sosyal refah güçlendiricisi adımları da yine Recep Tayyip Erdoğan atacak, yine AK Parti ve Cumhur İttifakı atacak."

Kaynak: HABERLER.COM

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.