SON DAKİKA
Hava Durumu

Cumhurbaşkanı Erdoğan; 'CHP'deki savaşta taraf değiliz...'

Ana muhalefet partisinde yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir zaman CHP’deki koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı olmadıklarını söyledi. Erdoğan, "Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 10.06.2026 13:29
Haber Güncellenme Tarihi: 10.06.2026 13:31
Kaynak: Ensonhaber
Cumhurbaşkanı Erdoğan; 'CHP'deki savaşta taraf değiliz...'

Ankara'da tüm gözlerin çevrildiği konuşma...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'na katılmak üzere TBMM'ye geldi.

COŞKUYLA KARŞILANDI

Partililer tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türk siyasetinde son dönemde yaşanan bazı hadiseleri eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti grubundaki dayanışma ruhuna dikkati çekti.

CHP'DE YAŞANANLARI DEĞERLENDİRDİ

Açıklamalarında CHP'ye yönelik sert eleştirilerde de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zamanlarda CHP'de yaşanan koltuk savaşlarına değindi.

"Esas sorun bunların zihninde, sokakta kurdukları bağın samimi olmamasından kaynaklanıyor." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kurultaya ilişkin tartışmalarda, kurultayı yapan da şaibe bulaştığını iddia eden de iddiaları belgeleriyle mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiyi pavyon masalarına düşürenler de yine kendileridir. Rüşvet iddiaları kendilerinden çıktı. Mahkeme sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı bir kez daha göstermiştir." dedi.

"SALON KAPMA SAVAŞININ TARAFI OLMAYIZ"

Erdoğan, "Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine girmeyeceğiz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz, olmayacağız. Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğini önemsemiyoruz. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz." diye konuştu.

"DAHA ÇOK HÜSRANA UĞRARSINIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'ye yönelik eleştirlerinde şunları kaydetti:

"Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. Faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim: Beyler, kusura bakmayın; siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız.

"BİR KEZ OLSUN ZİHNİYETLERİNİ DEĞİŞTİRMEYİ DENEMEDİLER"

Bakın, her zaman ifade ediyorum: Sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz bütün bunlar boyunca defalarca yenildiler, defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler.

"MAHKEME KARARI HAKLILIĞIMIZI TEYİT ETTİ"

Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar. Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine; kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Dün 'halkın umudu' dediklerine bugün 'hain' damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir. Tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk.

"TEMENNİMİZ BU KRİZİN BİR AN ÖNCE AŞILMASIDIR"

Hiç elimizi, dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz; suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

"TBMM'NİN TERÖRİZE EDİLMESİNE RIZA GÖSTERMEYİZ"

Bakın açık söylüyorum: Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclis'in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

"BİZİM MÜCADELEMİZ 28 ŞUBAT ZORBALARIYLA"

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum: CHP’nin Genel Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı, bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil; CHP’nin halk düşmanı, milli irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz Hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa 'Boş ver, Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından 'Aferin' alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır.

"ER VEYA GEÇ TÜRKİYE HAK ETTİĞİ BİR MUHALEFETE KAVUŞACAK"

Şunu bir kere daha sizlere ve aziz milletime hatırlatmak durumundayım: Tembel muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez. Türkiye’nin güçlü, dirayetli, başarılı, istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi muhalefete de ihtiyacı var. Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır maalesef makes bulmadı. Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum."

Kaynak: Ensonhaber

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.