Endonezya'nın gizemli mağaralarından birinde yapılan son keşif, insanlık tarihinin sanatla olan bağını sandığımızdan çok daha eskilere taşıyor. Modern insanın bilinenden çok daha önce hayal kurmaya ve üretmeye başladığını kanıtlayan keşif, medeniyetin şafağını tam 68 bin yıl öncesine taşıyarak ezberleri bozuyor.
Haber Giriş Tarihi: 21.01.2026 19:14
Haber Güncellenme Tarihi: 21.01.2026 19:18
Kaynak:
Bursada Bugün
Endonezya'nın Sulawesi kıyılarındaki Muna Adası'nda, kireçtaşı bir mağaranın karanlık derinlikleri, binlerce yıldır saklı tuttuğu bir sırrı nihayet gün yüzüne çıkardı. Arkeologlar, bölgedeki Liang Metanduno mağarasında yaptıkları araştırmalarda, bilinen tüm kayıtları altüst eden ve en az 67 bin 800 yaşında olduğu kesinleşen el şablonları keşfettiler. Bu sivri parmaklı, ürpertici el figürleri, sadece birer çizim değil; modern insanın on binlerce yıl önce gerçekleştirdiği büyük göçün en somut ve en eski kanıtı niteliğinde.
Avustralya Griffith Üniversitesi'nden araştırmanın liderlerinden Maxime Aubert, karşılaştıkları bu tablonun izole bir sürpriz olmadığını, aksine bugüne kadar gözümüzden kaçan çok köklü bir kültürel geleneğin su yüzüne çıkışı olduğunu belirtiyor. Bölge, sanılanın aksine geçici bir durak değil, erken dönem insanların yaşadığı, seyahat ettiği ve fikirlerini sanat aracılığıyla ifade ettiği gerçek bir kültürel merkezdi.
Geçmişte bu mağaralardaki çizimlerin yaşı tam olarak belirlenemiyordu; ancak gelişen teknoloji sayesinde artık boyanın üzerindeki kalsit tabakasının yaşını ölçmek mümkün hale geldi. Uranyumun toryuma dönüşme hızını hesaplayan bilim insanları, boyanın üzerindeki mineral tabakasının 67 bin 800 yaşında olduğunu saptadı. Bu da sanat eserinin kendisinin çok daha eski olabileceği anlamına geliyor.
Bu keşif, insanlık tarihine dair bildiklerimizi kökten değiştiriyor. Arkeologlar, bu sanatsal ifadelerin toplumsal bir gereklilikten doğduğuna inanıyor. Tıpkı modern şehirlerde trafiği düzenlemek için trafik ışıklarına ihtiyaç duymamız gibi, antik insanlar da sosyal ağlar büyüdükçe kimliklerini ve aidiyetlerini ifade etmek için sembollere ve sanata sığındılar. Sulawesi'de bulunan bu eserler, insanların Asya'dan Avustralya'ya uzanan buz çağı rotası üzerindeki yolculuklarını aydınlatırken, modern insanın Sahul kıtasına ulaşma tarihini de on binlerce yıl geriye çekiyor. Bu keşif, insanlık hikayesinin bitişi değil, bizi daha derinlere bakmaya çağıran yepyeni bir başlangıç.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İnsanlığın ilk sanat eseri Endonezya'da bulundu
Endonezya'nın gizemli mağaralarından birinde yapılan son keşif, insanlık tarihinin sanatla olan bağını sandığımızdan çok daha eskilere taşıyor. Modern insanın bilinenden çok daha önce hayal kurmaya ve üretmeye başladığını kanıtlayan keşif, medeniyetin şafağını tam 68 bin yıl öncesine taşıyarak ezberleri bozuyor.
Endonezya'nın Sulawesi kıyılarındaki Muna Adası'nda, kireçtaşı bir mağaranın karanlık derinlikleri, binlerce yıldır saklı tuttuğu bir sırrı nihayet gün yüzüne çıkardı. Arkeologlar, bölgedeki Liang Metanduno mağarasında yaptıkları araştırmalarda, bilinen tüm kayıtları altüst eden ve en az 67 bin 800 yaşında olduğu kesinleşen el şablonları keşfettiler. Bu sivri parmaklı, ürpertici el figürleri, sadece birer çizim değil; modern insanın on binlerce yıl önce gerçekleştirdiği büyük göçün en somut ve en eski kanıtı niteliğinde.
Avustralya Griffith Üniversitesi'nden araştırmanın liderlerinden Maxime Aubert, karşılaştıkları bu tablonun izole bir sürpriz olmadığını, aksine bugüne kadar gözümüzden kaçan çok köklü bir kültürel geleneğin su yüzüne çıkışı olduğunu belirtiyor. Bölge, sanılanın aksine geçici bir durak değil, erken dönem insanların yaşadığı, seyahat ettiği ve fikirlerini sanat aracılığıyla ifade ettiği gerçek bir kültürel merkezdi.
Geçmişte bu mağaralardaki çizimlerin yaşı tam olarak belirlenemiyordu; ancak gelişen teknoloji sayesinde artık boyanın üzerindeki kalsit tabakasının yaşını ölçmek mümkün hale geldi. Uranyumun toryuma dönüşme hızını hesaplayan bilim insanları, boyanın üzerindeki mineral tabakasının 67 bin 800 yaşında olduğunu saptadı. Bu da sanat eserinin kendisinin çok daha eski olabileceği anlamına geliyor.
Bu keşif, insanlık tarihine dair bildiklerimizi kökten değiştiriyor. Arkeologlar, bu sanatsal ifadelerin toplumsal bir gereklilikten doğduğuna inanıyor. Tıpkı modern şehirlerde trafiği düzenlemek için trafik ışıklarına ihtiyaç duymamız gibi, antik insanlar da sosyal ağlar büyüdükçe kimliklerini ve aidiyetlerini ifade etmek için sembollere ve sanata sığındılar. Sulawesi'de bulunan bu eserler, insanların Asya'dan Avustralya'ya uzanan buz çağı rotası üzerindeki yolculuklarını aydınlatırken, modern insanın Sahul kıtasına ulaşma tarihini de on binlerce yıl geriye çekiyor. Bu keşif, insanlık hikayesinin bitişi değil, bizi daha derinlere bakmaya çağıran yepyeni bir başlangıç.
Kaynak: Bursada Bugün
İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD üslerini ağır silahlar, İHA’lar ve füzelerle hedef alabiliriz"
Cemaat namazdayken çatı çöktü! Köy halkı yardıma koştu
İran, Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda Çin ve Rusya ile askeri tatbikat yapacak
Konya'da dondurma deposunda amonyak sızıntısı: 1 işçi hastanelik oldu
Wilfred Singo'dan kendisine gelen eleştirilere cevap
Viyana'da "Mesnevi'den Hikayeler" gelenekli sanatlar sergisi açıldı
20 kilo veren Bergüzar Korel fit haliyle yeni pozlar verdi
İstanbul Beyoğlu’nda 4 katlı iş yerinde yangın
Samsun'da gasbettikleri telefonla dudak dolgusu yaptıran kadınlar yakalandı
Yüksekova’da kar kütlesinin ağırlığına dayanamayan cami çatısı çöktü
FCSB - Fenerbahçe - CANLI SKOR
Nesimi'nin kayıp eserleri ortaya çıktı
Kebapçı dükkanını kurşun yağmuruna tutan şüpheli tutuklandı
Fırtına nedeniyle Beylikdüzü'nde 15 katlı binanın dış cephesi uçtu; Ataşehir'de ağaç devrildi
Bursa için flaş gelişme! Başkan Özel'den 'müjde' açıklaması...