SON DAKİKA
Hava Durumu

BENCİLLİK ÜZERİNE…

Yazının Giriş Tarihi: 21.04.2026 15:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 15:42

Çok ünlü bir firmada, işe girmek isteyenlerle yapılan mülakatta yönetim başvuranlara bir soru sormuş. Ve bu soruya en uygun cevabı vereni işe alacaklarını ilan etmişler. Bu soruda doğru ya da yanlış cevap yokmuş. Burada ölçülen şey kişinin düşünce yöntemiymiş.

Soru:

Karanlık, fırtınalı, şimşeklerin çaktığı gök gürültülü ve sağanak yağmurlu bir gecede, sabaha karşı 02.00' de tek başınıza ıssız bir yolda araba ile gitmektesiniz. Yolun üzerinde bir otobüs durağı gördünüz ve buradaki yolculara yardımcı olmak için durağa yanaştınız. Arabanız iki kişilik ancak önünde durduğunuz otobüs durağında 3 kişi bekliyor.

Birincisi bir doktor ve sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.

İkincisi neredeyse ölmek üzere olan çok yaşlı ve hasta bir adam.

Üçüncüsü ise hayatınızda gördüğünüz en güzel kadın ve her zaman tanışmak için can attığınız birisi.

Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanız iki kişilik olduğu için bu yolculardan sadece bir kişiye yer var.

Böyle bir durumda ne yapardınız? Soruyu iyice düşünün ve sizin için en iyi olanı, uygun cevabı yazın. (Cevap vermeden alt bölümlere geçmeyin.)

Bu soruya mülakata girenlerden bazılarının cevabı şöyle olmuş:

A) -Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm

B) -Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım

C) -Tabi ki hasta adamı almam gerekirdi ancak kendi geleceğim ve hayatım için her zaman tanışmak istediğim hayatımın rüyası olan kadını alırdım.

Dediğimiz üzere bu sorununun doğru ya da yanlış bir cevabı yok. Sadece karşılaşılan bir olayla ilgili kişinin durumu algılayışı ve nasıl davranacağının öğrenilmesi söz konusudur.

Bu mülakatta cevapların %90' ı "yaşlı adamı alırdım" olmuş olmuş; ama sadece bir kişiyi işe almışlar.

O kişinin cevabı acaba nasılmış? (Biraz düşünün ve sonra aşağısını okuyun.)

-Arabadan inip anahtarı doktora veririm. Doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip kurtarabilir. Ben de rüyalarımdaki insanla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatını elde edebilirim.

Bu cevapla o kişi hemen işe alınmış.

Bu örnek hikâyede de olduğu üzere sadece kendini, kendisinden başka kimseyi düşünmeyen ve önemsemeyen insanlar görmüşsünüzdür etrafınızda. Bu tip insanlar genelde yalnız kalırlar ve sevilmezler.

Bu insanlar bencilliği yaşam felsefesi olarak benimsemiş ve başkalarının da kendileri gibi davranmasını tavsiye etmiş, bu durumu ne kadar doğal ve normal gördüklerini her fırsatta sergilemişlerdir. Tavsiyelerinin en önde gelen mottosu “kendini düşün, kendin için yaşa!” şeklindedir.

Bu insanların ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum.

Empatiden yoksundurlar. Kendi duyguları ve beklentileri hep ön plandadır. Sizin duygu ve düşüncenizin bir önemi yoktur. Hatta umurlarında bile değildir. Ancak iyi tarafları da başkaları hakkında konuşmamalarıdır. Çünkü bu sırada kendilerinden bahsetmektedirler!

Dünyanın kendi etraflarında döndüğünü düşünen bu insanlardan “benim görüşüm, benim kararlarım, kendim öyle istiyorum” cümlelerini sık duyarsınız. Ayrıca kendilerine hayrandırlar. Ki; bütün başarı ve alkışları kendilerine isteyecek kadar fesattırlar. Doğal olarak çıkarcıdırlar ve emek vermeden kazanmak isterler. Ve her tartışmada haklı çıkarlar. O kadar inatçıdırlar ki haksız çıktıklarında bile istedikleri şeylerin olmasını beklerler.

Her olayda kendi çıkarını düşünür, çıkarı olmayan işin içine girmezler. Üstelik çıkarlarına uygunsa çok çabuk satışa gelebilirsiniz. Vefalı değildirler, zorda kalana yardım etmezler ama kendileri söz konusu olduğunda çok rahat bir şekilde yardım talep edebilirler. Eleştiriyi kabul etmeyen egoları tavandır ve kendilerini bulunmaz Hint kumaşı gibi görürler.

Sevgili dostlar, bencillik gerçek dostluğu kazanamaz, zehirler. Bencil her daim ve her mekânda yalnız kalmaya mahkumdur.

İnsanoğlu tabii olarak bencildir! Ancak insan bencil olacaksa pozitif bencil olmalıdır. Pozitif bencil kendisinin iyi olmasını ister ama çevresinin de iyi olması için çaba gösterir. Kendisi için iyi oluşumlar için çalışan pozitif bencil, bu çabasının sonucu olarak ortaya çıkan iyiliğin etrafına yansıyacağını bilir. Yani kendisi iyi olursa diğer insanların da iyi olacağını hesap ederek pozitif bencillik örneği sergiler.

Peki kişi neden bencil olur, neden bencilce davranır? Yazıyı uzatmamak için birkaç cümleyle özetlemeye çalışayım. Öz saygısı olmayan insan bencil olur ve sürekli kendini düzeltmek için çaba gösterir. Şefkate ihtiyaç duyar ve çok fazla toplumsal statü peşinde koşar. Oysa özsaygısı olan kişinin bunlara ihtiyacı olmaz. Etrafını kullanmaz, ilişkilerini gerçek ve sağlam temelli zeminde kurar. Menfaat peşinde koşmadığı gibi hayatı bencilce, sadece kendi nefsine fayda sağlamaya yönelik yaşamaz.

Bencil olmak zorunda kalan insan denilen canlının, nefsine yönelik eylemleri bütüne hitap etmelidir. Bütüne hitap etmeyen bencillik kişiye ve içinde bulunduğu topluma zarar verir. Evet, kimse arabasını vermek istemez ama ortak fayda ve kişisel menfaatin en güzeli paylaşmanın sonrasında ortaya çıkıyor…

Benciller paylaşmayı istemez ve etrafındakilere kendisi gibi davranmalarını, yaşamalarını önerir. Çünkü doğru bildikleri odur. Ancak benim yaşam felsefem, herkesin yaşam tercihlerine saygı duymakla birlikte bütün için yaşayan insan olabilmek üzerine kurgulanmıştır. Gerisi hikâye…

Bencil olmadan yaşayacağınız, pozitif bencil kalacağınız afetsiz günler dileğiyle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.