15 Temmuz gecesi!…
Bu milletin hafızasına kazınan o karanlık saatlerde, kimlerin devletinin yanında durduğu da, kimlerin pusuda beklediği de net biçimde ortaya çıktı.
Recep Tayyip Erdoğan meydanlara çağırdığında, en hızlı ve en kararlı desteklerden biri Devlet Bahçeli’den geldi.
Hiç tereddüt etmeden…
Hiç “acaba” demeden…
Çünkü mesele vatandı.
Gerisi teferruattı.
O gün verilen destek, sıradan bir siyasi refleks değildi.
Bir duruştu.

Devlet aklının ve milli iradenin açık bir tezahürüydü.
Aradan geçen zaman, o birlikteliğin adını koydu: Cumhur İttifakı !...
Ve bu ittifak…
Sadece seçim kazanan bir yapı olmadı.
Krizlerde omuz omuza olan, saldırılar karşısında dimdik duran bir iradeye dönüştü.
FETÖ’nün açtığı yaralar birlikte sarıldı.
Devlet yeniden toparlandı.
Peki…
Sahada da tablo aynı mı?
Ne yazık ki her yerde değil…
Özellikle yerel yönetimlerde bazı çatlak sesler dikkat çekiyor.
Uyumun yerini zaman zaman uyumsuzluk alıyor.
Ve bu tablonun en dikkat çekici örneklerinden biri; Yenişehir…

Hatırlayalım;
Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, geçtiğimiz yıl önemli bir siyasi tercih yaparak İYİ Parti’den AK Parti’ye geçti.
Bu geçiş öncesinde belediye meclisinde tablo şöyleydi:
İYİ Parti 11, CHP 7, MHP 4, AK Parti 4…
Geçiş sonrası dengeler değişti:
AK Parti 7, CHP 6, İYİ Parti 5, MHP 4, bağımsız 4…
Kolay bir tablo değil kuşkusuz...
Hassas dengeler üzerine kurulu bir yapı.
Buna rağmen Başkan Özel, bugüne kadar iletişim ve denge siyasetiyle ciddi bir kriz yaşanmasının önüne geçti.
Ama…
Her kapı açılmıyor.
Aşılamayan bir duvar var.
Üstelik bu duvar dışarıda değil…
Tam da ittifakın içinden.
Milliyetçi Hareket Partisi cephesinden…
Mecliste 4 üyesi bulunan MHP grubunun iki ismi, Başkan Özel’in AK Parti’ye geçişinin ardından, meclis toplantılarına katılmamaya başladı.
Geçtiğimiz haftalarda MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, İlçe Başkanı Arif Eren ile birlikte Başkan Özel’i makamında ziyaret etti.

Kulis bilgilerine göre;
Bu konu da o görüşmede masaya yatırıldı.
İl Başkanı Muhammet Tekin’in mesajı netti: “Başkanım, İttifak’a ve Yenişehir’e anlam kattın. Koşulsuz-şartsız yanınızdayız. Seni destekliyoruz.

Hatta ‘Sorun çözüldü’ denildi…
En azından öyle zannedildi.
Ama siyaset bazen görünenle sınırlı değil…
Nisan ayı olağan meclis toplantısında bir yıllık komisyonlar belirlendi.
Açık oylamalar yapıldı.
Her şey olağan seyrinde ilerledi.
Ne zaman ki sıra encümen seçimine geldi…
İşte orada, tablo tamamen değişti.
AK Parti, CHP ve MHP grupları encümen için adaylarını çıkardı.
İYİ Parti ise açık şekilde CHP adayını destekledi.
Toplantı günü dikkat çeken bir detay daha vardı:
1 bağımsız ve 1 İYİ Partili meclis üyesi toplantıya katılmadı.
Yani toplam oy sayısı 26 değil, 24 oldu.
Bu durumda encümen üyeliği için gereken sayı 13 oydu.
Meclis aritmetiğine bakıldığında;
AK Parti (7) + MHP (4) + bağımsızlardan en az 2 destek – duruma göre 3 destek = 13 oy (belki 14 oy) ile Cumhur İttifakı adayının rahatlıkla seçilmesi gerekiyordu.
Ama sandık başka bir şey söyledi…

MHP’nin adayı 18 oy aldı. (Yani MHP’nin adayı ittifakın dışında CHP ve İYİ Parti’li üyelerden de oy aldı.)
CHP’nin adayı 13 oy aldı ve encümene girdi. (CHP ve İYİ Parti’nin toplamda 10 meclis üyesi varken, 13 oy almasının tek açıklaması var. MHP’li meclis üyelerinin de oyunu almış demektir.)
Fakat, AK Parti’nin adayı 11 oyda kaldı ve seçilemedi. (Bu da ittifak ortağının desteğini sandıkta alamadığını göstermez mi?)

Eğer MHP kendi adayında tam konsolide olduysa…
Ve Cumhur İttifakı’nın matematiği kağıt üzerinde tutuyorsa…
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyor:
AK Parti grubundan bazı oylar, kendi adayına gitmemiş olur.
Peki böyle bir şey mümkün olabilir mi? Tabii ki hayır!
Bu aritmetik bize sadece şunu söylüyor…
AK Parti tam kadro MHP adayına destek verdi.
Bağımsızlar MHP adayına destek verdi.
Hatta ve hatta CHP’li ve İYİ Partili üyeler bile MHP’nin adayını destekledi – ki başka türlü bu kadar oy almasının imkanı olamaz, ama MHP’li meclis üyeleri, ittifak ortağı olan AK Parti’nin adayını desteklemedi.
Yani MHP’nin desteği sadece görüntüde kaldı, sandıktaki tercih ise ihanete uğradı.

Devlet Bahçeli’nin bu konudaki hassasiyetini herkes çok iyi biliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sıkı bir ittifak kurmalarına rağmen Yenişehir’de yaşanılan bu çatlak kamuoyunda ciddi bir kriz olarak konuşuluyor.
Açıkta destek…
Sandıkta köstek…