SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Birilerinin canına kast edilmeden, birileri birilerine dur demeli…!

Yazının Giriş Tarihi: 16.05.2022 11:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.05.2022 11:28

Kaçak yapıyla mücadelede Bursa’nın kalesi Kestel’de rant sevici ve destekleyici muhalefet zıvanadan çıktı…!

Nasıl yani ?  diyerek sual ettiğinizi duyar gibiyim…

Lafı uzatmadan direk konuya gireyim o vakit;

 Bu kadarı da  olmaz dedirtecek çirkin ve de tehlikeli olaylar zincirini tek tek sıralarsak eğer ;

CHP’li Meclis üyesi Sinan Keleş, birkaç hafta önce Ramazan ayı sonunda Uludağ yamaçlarında, orman sınırına bir masa iki sandalye atıp, yanına aldığı ve ‘Abi’ diye hitap ettiği lüks kaçak yapı sahibi ile canlı yayın yapıyor.

Evet yanlış anlamadınız Değerli Okur;

 Aynen yukarıda belirttiğim gibi  kaçak yapı sahibi kişiyi yamacına alan Sinan Keleş öyle bir konuşuyor ve karşısındaki kişiyi de öylesine konuşturuyor ki;

 Bu yayını izleyebilme imkanı bulursanız şayet duyduklarınız karşısında hem dona kalacağınıza, hem de  tek ve de  net ifadeyle  ‘Sözün bittiği yer’ deyip, üstüne  derinden bir de  ‘Of’ çekeceğinize eminim.    

O yayınla ilgili linki hemen buraya bırakıyorum …!

 Bu yayından yansıyan skandal sayılabilecek kadar vahim açıklamaların bazıların özetle paylaşıyorum:

 Sıkı durun şimdi;

Sinan Keleş o yayında, doğal sit alanında yer alan kaçak lüks villanın yıkılmadan önceki fotoğraflarını göstererek; buranın bile bile kaçak yapıldığını, kaçak yapının sahibi ile hemfikir bir biçimde onaylıyor, teyit ediyor ve birlikte her ikisi de kabul ediyorlar… Çok şaşırtıcı değil mi?

Bitmedi.. 

Aynı yayında Sinan Keleş, “Bile bile yaptın ve sonuçta yıkıldı” cümlesini de kullanıyor.

Tam da bu noktada enteresan br başka dip notu da aktarayım;

Kaçak yapının sahibi doğal sit alanına bile bile kaçak lüks villa yaptığını ve imar barışından faydalanmak için ilgili bakanlığa yalan ve yanlış beyanda bulunduğunu da itiraf ediyor.

Yeri gelmişken hayretler içinde kalacağınız bir başka anekdotu da  ifade etmek gerekirse Çok Değerli Okur;

Kaçak Yapı Sahibi, kaçak yapısı için yargıya yaptığı başvurulardan istediği ve de  beklediği  sonuçları alamayınca, Sinan Keleş ile yaptığı o malum yayında üstüne bir de  “Adalet aramaya devam edeceğim. üç günlük dünyada üç kuruşa tenezzül” ettiklerini ileri sürdüğü yargı mensuplarını ve kamu çalışanlarını rüşvet almakla itham edecek kadar ileri gidiyor.

Gelelim bu çirkin olayın en vahim boyutuna;

Sinan Keleş, Bakanlığın doğal sit alanındaki lüks villa ile ilgili kaçak tespiti üzerine yıkım kararını uygulayan Kestel Belediye Başkanı ve ilgili görevlileri zulüm yapmakla eleştiriyor ve hedef gösteriyor.

Aslında yayının içeriğinden ve bu yayındaki tüm konuşmalardan hareketle CHP’li Meclis Üyesi  Sinan Keleş, Uludağ yamaçlarında doğal sit alanında yıkılan lüks kaçak villaya sırtını dönerek  ‘Masa kurmak yerine çilingir sofrası kursaymış, tam olacakmış’ diye de düşünmedim değil…

Şimdi 1.’si Değerli Okur;

 Bir meclis üyesi kaçaklara göz yummayarak, Kestel’in ve Uludağ’ın ormanlarını, topraklarını koruyabilme gayreti ile görevini yapan kamu kurumunu ve de çalışanlarını hedef gösteremez.

2.’si;

Bir yerden düğmeye basılmış gibi harekete geçtikleri artık alenen apaçık ortada olan Sinan Keleş gibileri ve türevlerinin kışkırtmaları sonucu, belediyenin memuru, belediye binasında bir kaçak yapı sahibi tarafından darp ediliyor, edilemez… Tehdit ediliyor, edilemez…!

Ve fakat;  bir kamu çalışanını darp ederek, tehditler savuran kişiler bununla da yetinmiyor ve soluğu bu kez belediye binasının önünde alıyorlar ve basına  ‘İnekli Eylem’ diye yansıyan çirkin olay  öncesi bazı kişileri de cep telefonlarından kayıt yapmak üzere özellikle Belediye binasının etrafına  konuşlandırıyorlar.

Devletin arazisini işgal ederek yaptıkları iki katlı kaçak evi gölgelemek isteyen bu provokatörler;  hepi topu iki ineği besledikleri üstelik de yine kaçak olan ahırları yıkıldı diye mağdur çiftçiyi oynayıp;

Şimdi bu bölümü daha da dikkatlice okuyun; 

 Besledikleri o ineklerden birini de yanlarında sürükleyip belediye binası önünde şovlarına, tehditlerine, zorbalıklarına devam ediyorlar. Hatta neden oldukları arbede de bir polis memuru yaralanıyor.

Şimdi sorarım Değerli Okur kaçak yapı sahibi bu provokatör şahsiyetlere;

İki katlı kaçak evinizi ve kaçak ahırınızı ; sözde sırtından para kazandığınız, hayvan haklarının ‘H’sini dahi umursamadan  boynuna yuları bağlayıp acımasızca sürükleye sürükleye belediye önüne getirdiğiniz inek mi yaptı?

Bari onu bu çirkin provoke girişiminize alet etmeseydiniz de  can cazını da yakmasaydınız…!   

Hatırlayacaksınız;

Geçtiğimiz aylarda her şey apaçık ortada olmasına rağmen Almanyalı sözde iş insanı üzerinden faaliyete geçirmek istedikleri karalama kampanyaları ellerinde patlayıp, rezalet kendilerini bulunca  susan bazı sözde muhalif parti temsilcileri, görünen o ki  yeniden düğmeye bastı.

Ama bu sefer daha da ileri giderek, yasaların verdiği görevi yerine getirip, Kestel halkının çıkarlarını savunan Belediye Başkanı Önder Tanır ve kamu çalışanlarının hedef gösterilmesini de sağlamaya kalktılar ne yazık ki…. Tüm bu çirkin olaylar zincirinin sonucunda da  bir kamu memuru darp edildi, bir polis yaralandı.

Şimdi size sorayım Değerli Köşe Okurum;

Bu saatten sonra yaşanacak üzüntü verici her bir saldırının azmettiricisi kimler olacak sizce ?

Ve de unutanlar için anımsatayım;  Bu şehirde iki belediye başkanı öldürüldü ne yazık ki….

Peki böylesine bir durumda Siz, gözünüz dönmüş gibi nasıl kaçağı, suçu ve suçluları savunur, görevini yapan bir başkanı ve çalışanlarını hedef gösterirsiniz?

 Sizin hangi ara vicdanınız bu derece köreldi, gözleriniz karardı. Siz ne yaptığınızın farkındasınız, ne de bu yaptıklarınızla  nelere sebebiyet verebileceğinizi görebiliyorsunuz?

Ya da çok üzülerek ifade etmem gerekirse;  belki de amacınız bu…

Şimdi asıl can alıcı soruya gelelim;

 Neden ve de niçin  kaçak lüks yapıları  savunuyor ve avukatlığını üstleniyorsunuz. Çıkarınız nedir Sizin?

Daha önce yine hatırlarsınız;

 Almanyalı bir iş insanı üzerinden, mal bulmuş mağribi gibi ellerine megafonları alıp, karalama ve iftirada  sınır tanımayan kampanyalar düzenlemeye çalışan  CHP ve iYi Parti ilçe başkanlarının, ailelerine ve  yakınlarına ait kaçak lüks yapıların yıkımlarını durdurmak için defalarca girişimde bulundukları, bunu başaramayınca da  iftiralardan medet umduklarını da gördük.

Birden aklıma geliverdi;

Acaba Sinan Keleş’in, doğal sit alanlarındaki kaçak lüks yapılara izin vermediği için Başkan Önder Tanır’a teşekkür ederek destek olması gerekirken, tam tersine hedef göstermesinin arkasında gizlemek ve engellemek istediği bir şeyler mi var?

Ayrıca Kestel’de yaşanan bu skandala ve rezalet kabul edilen tehlikeli girişime göz yuman CHP ve İYİ Partili il başkanları  bu olaylar zinciri ile ilgili yaşanabilecek tüm olumsuzlardan sorumlu olmayacaklar mı?

 Ama sizden de mevcut tabloda bu duyarlığı ve samimiyeti beklemek hayal gibi...

Benim  bu saatten sonra asıl beklentim birilerinin canına kast edilmeden hali hazırda yakında Bursa’ya da gelecek olan CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun  Kestel’de yaşananlardan sebep , CHP İl Başkanlığı ve CHP Kestel İlçe Başkanlığı’nın kapısına dayanıp olanı biteni sorup sorgulayıp gereğini yapması…!

Bakınız, ‘Kestel Yöre’ diye sözde bir gazete ve de site  var. Şu aşamada bu gazetenin yaptığı belden aşağı yayınlara değinmiyorum bile. Sadece tüm belediyelerin paylaştığı gibi vergi konulu  rutin bir  paylaşıma yazdığı yorumu bi zahmet okuyun ne demek istediğimi anlarsınız. Yeni dönem’den bir  meslektaşım da  çok güzel bir yazı yazarak bu sözde gazetenin amacını ortaya saçtı

.

Siz ne yaparsınız yapın! Ayrım yapmaksızın, herkese ve her yere yakın bir anlayışla , ilçeye bir çok hizmet kazandıran ve kazandırmaya devam eden, sosyal belediyecilikte Türkiye’nin konuştuğu, çocuklar, gençler ve kadınlara yönelik çalışmaları takdir edilerek örnek gösterilen Kestel’in ülke genelinde bir birinden güzel işlerle konuşulmasını sağlayan Başkan  Önder Tanır’ı, Kestelliler ve de Bursa, ‘İyi Tanır’.

Son sözüm de İYİ Parti Osmangazi Meclis Üyesi, Grup Sözcüsü Büşra Şahin’e ..

Gayri etik ve abartılı şekilde Osmangazi Belediyesi’nin basın ve tanıtım bütçelerini sızdıran CHP’li Meclis Üyesi Sefa Yılmaz’ın neden olduğu rezalet ve krize bir çift laf edemeyen İYİ Partili Meclis Üyesi Şahin, şaka gibi bir yaklaşımla inanmayacaksınız ama Osmangazi Belediyesi’ni suçluyor.

Biz Sizin basın emekçilerini düşünmediğinizi, değer vermediğinizi, bu samimiyetsiz ve hedef saptıran yaklaşımınızdan zaten gördük.

 Tavsiyem şudur ki;   Mağdur basın emekçilerine sevimlilik yapmayınız. Bizler her şeyin farkındayız. Bu tavrınızdan ziyade tepkinizi ve herhangi bir sualinizi  hemen yanı başınızda oturan krizin baş mimarı CHP’li Grup Sözcüsü Sefa Yılmaz Bey’e iletseydiniz keşke de …

Nasıl bir yanıt alacağınızı bizler de görüp, dikkat kesilip bir  dinleyebilseydik ...! 

Gelecek haftaya değin kalın sağlıcakla …!