SON DAKİKA
Hava Durumu

Faruk Çelik neden meydan okudu ve niçin sesini yükseltti ?

Yazının Giriş Tarihi: 05.12.2022 14:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.12.2022 14:28

'Kestel Alaçam'da Kaçak, saray yavrusu misali dillere destan bir villası da var' denildi,

Mudanya'nın yarısından çoğunun O'nun olduğu da söylendi...

CHP'li Mustafa Bozbey ile perde arkasında yıllardır ortak olduğu da iddia edildi, bir yerel medyasının olduğu da...

Hele seçim dönemlerine yaklaşılmaya görülsün;

En büyük puntolarla, ya bir bakanlık için adının geçtiği ve de O'nun da yeniden bakan olabilmek aşkıyla harıl harıl kulis peşinde olduğu yazılıp çizildi,

Ve yahut neredeyse her yerel seçim döneminde Bursa'ya Büyükşehir Belediye Başkanı olmak maksadıyla ivedilikle aday olacağı da...     

Hatta ve hatta;

Tam 45 yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yol arkadaşlığı yapmasına rağmen, son Bursa ziyaretinde Recep Tayyip Erdoğan'ın Kendisiyle yan yana gelmediği, tokalaşmadığı, ve de elini dahi sıkmadığı yazılarak (ne yapacaktı Çelik'in kendi ifadesiyle boynuna sarılarak fotoğraf verecek değildi ya) mevzubahis edildi.   

Hal böyle olunca ve hakkındaki dezenformasyon bir türlü dur durak bilmeyince  doğal olarak O'nun da sabır taşı çatladı sonunda.

Son 5 yıldan bu yana Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği dışında siyaseten hiçbir aktif görevi bulunmayan ve fakat o ya da bu vesile ile her daim politik sahnenin tam da içinde yer alabilmekte usta olan Bursa'nın deneyimli ve de etkin siyasi kimliği Eski Bakan Faruk Çelik, İTÜ Evi'nde yerel medyadan önemli isimlerin bulunduğu bir gazeteci kadrosunun karşısına çıktı.    

 Tüm basın mensuplarıyla tokalaştıktan sonra bizleri karşısına alarak ve tek başına bir masada oturmayı tercih edip toplantıya konu olan dosyaları da önüne koyup öyle bir konuşmaya başladı ki;

 Daha kurduğu ilk cümle ile bu buluşmanın yankılarının çokça ve uzun bir süre gündemden düşmeyeceğinin mesajını apaçık vermiş oldu aslında;       

Pek yaman bir ifade ile aynen şöyle dedi söze başlarken Faruk Çelik;

 "Bir siyasetçi hesap vermelidir, veremiyorsa siyasetten elini çekmelidir

Bu bir!

 Ardından da 'Faruk Çelik kimdir? Ve şu an neler yapmaktadır? Suallerine dair yanıtlarını kıssadan geçtikten sonra başladı hakkında konuşulan her türlü iddia ve tevatüre cevaben tek tek saydırmaya...

Ama öyle böyle saydırmak değil Değerli Köşe Okuru;

Adeta karşı taarruza çıkıp, serbest atışa geçti;     

"Bursa'da az da olsa besleme usulü çalışan gazeteciler var, satılık kalemler var, iftira atmayın, sonuna kadar eleştiri yapın evet, ama itibar suikastı yapmayın. Bugüne kadar beni eleştirdi diye dava açtığım bir Allah'ın kulu yoktu . Ver parayı yazsınlar, haysiyet cellatlığı yapıyorlar" dedi...

Bu iki!

Ses tonunun zaman zaman yükseldiği bu cümlelerin hemen akabinde;

"Artık susmayacağım, konuşacağım. Yok öyle meydanı boş bulmak. Asparagas haber yapmak. Bundan sonra sesini yükselten, konuşan Faruk Çelik göreceksiniz" diye de ekledi.

Bu üç!

 Velhasıl bu açıklamalarından gayet net anlaşılacağı üzere bundan böyle hakkında ortaya atılabilecek hiçbir iddiaya sessiz kalmayacağına da çok açık bir şekilde vurgu yaptı.

 Yeri gelmişken bu çarpıcı toplantı ile ilgili bazı köşe yazılarının üstüne basa basa yazdığı gibi  siyasetçi olabilme gayretiyle yanıp tutuşan, bir yandan da siyaset arenasına ayar vermeye çalışan ve de kendini gazeteci sanan bazılarından söz etmediği dipnotunu da aktarayım Faruk Çelik'in...Hatta bu bilgiyi katılımcı birkaç başka meslektaşıma da yeniden teyit ettirme gereği duydum (zira toplantıdan biraz erken ayrılmak zorunda kaldım)  ve onlar da Kendisinin bu konuya girmediği yönünde bendeniz ile hem fikir idiler. Aslında keşke birkaç kelamda bu mevzuya dair zikretseydi de Faruk Çelik, toplantıya katılmayan birileri de yine 'İnceden İnceden' gereken mesajı alabilseydi.

Edindiğim izlenim şudur ki;

Tecrübeli siyasetçi Faruk Çelik bu toplantı için sıkı bir hazırlık yapmış. Kendisine sorulabilecek her suali düşünmüş ve asparagas dediği tüm iddia ve haberlere ilişkin delil niteliğindeki belgelerini de dosyalayarak öyle gelmiş bu mühim buluşmaya.

Bir ara;

Süleyman Soylu'nun yerine 'İçişleri Bakanı olacak' yönündeki spekülasyonlara açıklık getirmek için cep telefonunu çıkararak Bakan Soylu'ya gönderdiği mesajı açtı ve 'Bu tür dedikodulara itibar göstermeyeceğinizi bildiğim için içim rahat'' diye yazdığını anlattı.

 Süleyman Soylu da "Allah razı olsun Ağabey, Siz de Ben de maalesef çok alıştık artık bu tür iftiralara" diye yazmış kendisine.

Faruk Çelik siyasetin neresinde? diye sorarsınız  "Ben AK Parti'nin başarılı olması tarafındayım. Hedefim de, gayem de  partimin başarılı olması ve Cumhurbaşkanımızın yeniden bu koltuğa oturmasıdır" dedi ve hemen akabinde de 'Büyükşehir'e belediye başkan adayı olacak' söylentilerine geçip "Bu söylentileri yayanlar belli ki siyasetin s'sinden anlamıyorlar. Türkiye 2023'te çok önemli bir seçim yaşayacakken şimdiden bir sonraki yerel seçimlere yönelik dizayn içine girenlerin hiçbir şekilde siyasetten anlamadığını düşünüyorum. Zaten bu yönde hesap yapanlar da gerçek AK Partili değildir. Böylesine önemli bir seçim döneminde hiç kimse motivasyonumu bozamazHedefim Erdoğan'ın tekrar seçilip finali çok güzel yapmasıdır. Bunun için çalışıyorumDiyerek de siyasi ders niteliğinde okkalı bir yanıt vermiş oldu.

Bozbey ile ne derecede yakın olduğunu anlatırken de Faruk Çelik lafı evirip çevirmeden direkt net ifadeler kullandı;  "Kendisi benim partimin rakibi, ama şehrimin bir insanı. Rakip olmak ayrı bir şey, insani davranış ayrı bir şey. Bir solcu ile sağcı hiç görüşmeyecek mi, karşılaştığımızda sırtımızı mı döneceğiz birbirimize, hiç olur mu böyle bir şey, bu nasıl bir insani anlayıştır. Bursa bizim, insanları da bizim insanlarımız, bu anlayışın ardında art niyet arayanları kınıyorum."   

Ki zaten kim, kiminle sosyal yaşamında nasıl, niçin görüştüğüne ya da görüşüp görüşmediğine neden, niçin ve de en mühimi nasıl olur da karışır?

Değindiği bir diğer mevzu da; Kestel Alaçam'daki sözde  villası idi. Dosyasını açtı ve 6 bin 900 metrekare içinde inşa edilmiş 68 metrekarelik bir oda ve bir mutfaktan oluşan ahşap kulübesinin fotoları ile ruhsatını gösterdi ve 'Sanki benim kocaman bir kaçak villam ya da yalım varmış ve bu da kaçakmış da göz yumuluyormuş gibi gösteriyorlar, işte gerçek burada" deyip Tarım Bakanlığı'ndan 5 dönüm ve üzerindeki araziye bağ evi yapılabileceğine dair izninin olduğunu yineleyerek "Allahtan korkun be kardeşim"  diye de ekledi...

Bahsedilen mevkideki yapı, fotoğraflarından anlaşılacağı üzere de harbiden ahşap bir kulübe idi.   

Faruk Çelik'in Alaçam mevzusuna devam ederken Bursada Bugün TV'de moderatörlüğünü üstlendiğim Fi Kelam'ın canlı yayına yetişebilmek üzere toplantıdan ayrıldığım için  bu yazıda soru cevap kısmına ilişkin herhangi bir bilgiyi aktarmam doğru olmaz.

Ancak ve ancak onu aşkın kez hakkındaki söylentileri çıkaranlar olarak gördüğü bazı yazar-çizerlere yerel basının nerdeyse tüm temsilcilerinin içinde  'Besleme' benzetmesi yapmasını çok ağır ve de incitici bulduğumu belirtmek isterim. Belli ki çok kızmış, öfkelenmiş ki bütün bir basın ordusunu karşısına alarak bu ifadeyi kullanmakta herhangi bir sakınca görmemiş. Yani ok yaydan çoktan fırlamış Faruk Çelik'te. Bu denli kızıp öfkelenmekte kendince haklı tabii ki Çelik amma velakin keşke o iddiaları ortaya atanları ismi ve cismi ile de açıklasaydı da bütünüyle koskoca basın grubu ve bu toplantıya dair yazılanları okuyanlar 'Besleme' kelimesinden kastı nedir,  kimdir onlar ? Suallerine kafa yormak durumunda kalmasaydı.

Gerçekten soru- cevap kısmına kalabilseydim emin olun ilk soracağım sual bunlar olurdu Faruk Çelik'e... Kısmet işte canlı yayın için ayrılmak zorunda kaldım salondan. Ve tabii ki de bir Allah'ın kulu gazetecinin dahi o çok merak edilen ve oradaki gazetecilerin topunu yerden yere vuran bu yakıştırma için bir soru dahi yöneltemeyeceğini hiç mi hiç düşünemedim.

Ve fakat Eski Bakan Faruk Çelik'in deyim yerinde ise bu saatten sonra bizzat bu buluşmada altını kalın çizgilerle çizerek açıkladığı gibi tek bir kelime ile dahi olsa hakkında iddia olarak ortaya atılan her bir söze anında ve misliyle yanıt vereceği de besbelli.

Kuşkusuz ki kendisiyle alakalı onca dezenformasyona rağmen uzunca bir süre susmayı ve sadece izleyip not etmeyi tercih eden Faruk Çelik'in bundan böyle 'Sesimi yükselteceğim' diyerek meydan okumasının da bir sebebi var...

O sebep de çok değil kısa süre sonra; hani siyasetçilerin çokça  kullandığı o deyişle özellikle seçim sath-ı mailinde ortaya çıkar...İşte o zaman da Faruk Çelik bu çarpıcı çıkışı birilerinin yorumladığı gibi siyaseten mi yapmış yoksa bilakis bardak dolup taştığı için mi ? Duymayan da, bilmeyen de kalmaz evelallah...

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.