SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gayri resmi rant ittifakına karşı Başkanı’nı koru Bursa…!

Yazının Giriş Tarihi: 23.05.2022 10:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.05.2022 10:48

Değerli Okur sizlerin de malumudur;

 Güzide ilçemiz Kestel geride bıraktığımız hafta, aklınıza gelebilecek tüm haber sitelerinde ve ulusal –yerel birçok TV’nin ana haber bültenlerinde dikkat çekici bir şekilde yer aldı.

 Ve fakat bu kez 3 yıldır ‘400 gram halk ekmeği 1 TL’ hizmeti ile değil.Yerel yönetimin binlerce ailenin elektrik ve su faturalarını ödeyerek örnek olması ile de değil…!

Keza;

Yine binlerce esnafa ve haneye maddi yardım ve gıda desteği ya da on binlerce kişinin katıldığı kültürel ve sanatsal etkinlikler, çiftçiye sağlanan imkanlar, kadın ve gençlerin yaşamın merkezinde yer aldığı yankı uyandıran ve de ses getiren özel projelerle ile de değil ne yazık ki…

Çok şaşırtıcı ve de hayret verici bir biçimde; üzerlerinde kayıtlı 18 gayri menkul varken, sırf devlete ait hazine arazisine kondurduğu iki katlı binayı gizleyebilmek için, ödünç aldığı bir ineğe yaptığı küçük ahır ile  mağdur çiftçi rolü yapan zorbalar nedeniyle…

Bravo, haksızlığınızı ve de zorbalığınızı Türkiye’ye duyurdunuz!

İnanılır gibi değil ama işte bu çirkin tiyatroyu, memurların darp kareleri ve polisimizin de zorbalıkla yaralandığı görüntüler eşliğinde tüm Türkiye gördü, izledi ve de bir hayvanın zulüm edilerek sürüklene sürüklene alet edildiği çirkin tezgaha ‘Yuh’ diyerek lanet etti!

Önce devlete ait hazine arazisindeki ormanlık alana kondurduğu iki katlı kaçak binasını gizlemek için ödünç aldığı inekle….

Evet aynen yazdığım gibi sırf gören, duyan, izleyen herkesi başta da belediye yetkililerini kandırabilmek için borç ve de  ödünç aldığı inekle ‘Ahırım yıkılıyor’ diyerek feryat edip, ortalığı ayağa kaldırarak belediye içerisinde bir memuru darp eden, hemen ardından da yanında sürüklediği o çaresiz inekle, yine belediye binası önünde mağdur çiftçi rolünü tüm meziyetlerini sergileyerek oynayıp ortalığı karıştırarak, arbede çıkarıp bir polisimizin de yaralanmasına neden olan bir ailenin iki zorba ferdi vardı sahnede.

Şöyle ‘bir düşünün’ derim Değerli Okur;

Bırakın ev-bark sahibi olabilmeyi, kiralarını ödeyebilmekte dahi zorluk çeken sayısız insan varken ve bu insanlar onurlarıyla çalışıp kıt kanaat geçinmeye çabalarken, tam 18 adet gayri menkullerine bir yenisini daha ekleyip ormanlık cennet gibi bir yerde keyif sürme derdiyle yanıp tutuşan o aç gözlüler, zorbalıklarında sınır tanımadıkları öylesine iğrenç ve de çirkin bir tiyatro oyununu arsızlıkları başlarına vurmuş şekilde hem yazdılar- hem de şiddette sınır tanımadan fütursuzca oynadılar.  

Hadi bu aileyi anlıyorum; Gözleri bir türlü doymak bilmiyor!

 Mal-mülk için her rezilliği yapacak boyuttalar da… Bunlardan medet umarak arkasında duran, onları belediye binasının önüne kadar sürükleyen, sonra da ayaklarına kadar giderek kaçak yapılarının önünde utanmadan cümle-aleme yayın yapan meclis üyesine ne demeli.

Yasaların emrettiği koşullar ve şartlarda, görevini yerine getiren Belediye Başkanı ve belediye çalışanlarını hedef göstermek de ne demektir?

Çok yazıktır ki;

Halkın oyları ile geldiğiniz o görevin halkın çıkar ve menfaatlerini, aynı zamanda da kamunun menfaatini korumak, savunmak olduğunun bilincinde dahi değilsiniz. Aslında siz görev ve sorumluluklarınızın gayet farkındasınız da …Kişisel hedefleriniz ve çıkarlarınızın pek bir ağır bastığı, yaptıklarınızı görüp hayretler içinde izledikçe apaçık ve çok da net bir biçimde ortada duruyor.

Sizin suçu ve suçluları koruyup, kollamanız ve cesaretlendirmeniz sonucu 2’si belediye memuru, 1 polis darp edildi.

Neden olduğunuz tehlikeli girişimin daha nelere yol açabileceğini de herkes gördü. Ama artık herkes her şeyin farkında, bu saatten sonra buna benzer birçok olayın da açık açık olası azmetiricisi pozisyonundasınız.

Şu çirkin tezgahı sayenizde Türkiye gördü de… Yapılmak istenilenin de cümbür cemaat herkes farkına vardı... Güzelim Kestel evet sayenizde Türkiye gündemine geldi ama olumsuz bir şekilde. Burada yüreklere su serpen şudur ki haklılar ve hakkın yanında olanlar ve de görevlerini yapanların uğradıkları haksızlıkların ortaya çıkmasına da vesile oldunuz.

Kuşkusuz ki bu rezaletiniz yanınıza kar kalmayacak ve ilahi adalet her daim olduğu gibi mutlaka tecelli edecek …!

 Muhalefet etmek adı altında ipin ucunu kaçıran CHP ve İYİ Parti il başkanlarına da bir kez daha seslenelim ve yeri gelmişken yazının tam da bu kısmına mühim bir de not düşelim;

Kestel’deki bu gelişmeler sonrasında Sizler yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğun ve geri dönüşü olmayacak hataların baş sorumlu olacaksınız …

Daha nereye kadar susarak üç maymunu oynayacaksınız. Tüm bu olanlardan ötürü bir kişinin dahi canı yanarsa bu halk ve başından beri Kestel’de olanları izleyenler sizleri de sorumlu ilan etmeyecek mi?

Yazın bir kenara; İlçe başkanlarınız ile meclis üyelerinizin çıkar ve menfaatleri ile hırslarının kaynağı olan karalama kampanyaları ve kamu çalışanlarını hedef gösterilmelerinin ceremesi sizlere birden bire tokat misali geri dönecek.

Şunu demek istiyorum;

Çirkin tezgâhları görmemezlikten gelmeniz suça ortak olmayacağınız anlamına gelmiyor asla. Aksine susmak onaylamak anlamında değil midir? Sorarım  Sayın Değerli Başkanlar Selçuk Türkoğlu ve İsmet Karaca’ya!

Bizden söylemesi diyelim ve gelelim meselenin en önemli kısmına; 

Gazeteciliğe yıllarını vermiş biri olarak, bir belediye başkanının kaçakla mücadele ediyor, halkın doğasını, toprağını koruyor diye bu denli acımasızca yıpratılmaya çalışıldığını, iftira ve karalama kampanyaları ile bezdirilmeye çabalandığını ilk kez görüyorum. Hadi siyasiler üç maymunu oynuyor da çevre mühendisleri, şehir plancıları, baro çevre komisyonu ve meslektaşları mimarlar odası mensupları nerede?, neden bir çift söz etmezler?... Başkan Önder Tanır Bursa’nın son yeşil kalesi olan, en verimli tarım topraklarına sahip Kestel’de, Uludağ yamaçlarındaki yeşilliklerimizi, doğamızı korumak ve geleceğimiz çocuklarımıza bırakabilmek için gayret etmiyor mu?

Ve işte tam da bu sebepten ötürü hem Kestel için hem de şehrin doğuya açılan kapısına sahip çıktığı için de Bursa adına büyük şans değil mi?

Bence Bursa’nın tüm dinamikleri acilen son yeşil kaleyi koruyabilmek istiyorsak bu rant ittifakı karşısında dimdik duran Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’ın yanında durmalı.

Yoksa bu yaşananlar ve olası benzerleri nedeniyle çok açık bir şekilde biline; toprağımız, suyumuz, havamız, doğamız büyük tehlike altındadır.

Gayri resmi bu rant ittifakı öyle bir çalışıyor ki;

Karşılarında tek engel olarak gördükleri Önder Tanır’ı yıpratmak, karalamak, önünü kesmek içi her fırsatı değerlendiriyor ve karşımıza bir gün doğal sit alanında lüks kaçak villası yıkıldığı için kamuoyuna başka ifade veren Savcılıkta ise rüşvetin R’sinden bahsetmeyen Almanyalı bir insanı olarak çıkıyor…

 Bir gün ise kendisine ‘Abi’ diye hitap ettiği CHP’li meclis üyesi ile birlikte doğal sit alanına bile bile kaçak lüks villa yaptığını, üstüne üstlük de imar barışından faydalanmak için yalan yanlış beyanda bulunduğunu itiraf eden bir iş insanı olarak.

Bitmedi;

Kimi zaman ise “Şehit evi yıkılıyor” feryatlarıyla beliriyor bu çirkin ittifak birdenbire… Ve fakat hemen ardından da başımızın tacı şehidimizin tam 20 yıl önce şehitlik makamına eriştiği, söz konusu kaçak binanın da şehit evi olmadığı tam tersine milyonlarca lira değerindeki doğal sit alanında konuşlu kaçak malikane olduğu gün yüzüne çıkıyor.

Son olarak da malumunuz yukarıda oynadıkları çirkin tiyatro ile ilgili yaptıklarını bir bir sıraladığım 18 gayrimenkul sahibi, devlete ait ormanlık alanda bulunan hazine arazisine yaptığı  iki katlı kaçak evini gölgelemek için ödünç aldığı ve belediye önüne sürükleye sürükleye getirdiği inekle mağdur ve mazlum çiftçi rolü oynayan aile alıyor sahneyi Kestel’de…

Aslında uzun lafın kısası;

Bu ilçemizdeki rant ittifakının sergilediği, sınır tanımaz karalama kampanyalarının nedenini artık herkes biliyor ve de görüyor.

 Ve başta Kestel halkı olmak üzere bu çirkin olaylar zincirinin gerçek müsebbiplerini ve de yaptıklarını bilen herkes bir an önce ve de ivedilikle harekete geçilip Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’a destek olunmasını canı gönülden bekliyor...!

 YAZININ DİP NOTU; Sadece ve sadece eşinin belediyedeki konumunu beğenmediği için çirkinlikte ve pespayelikte sınır tanımayan, basınla, gazetecilikle uzaktan yakından alakası olmayan yörem’sel sözde gazete ve site için de bir çift sözüm var ; Haberiniz olsun  kin, nefret, karalama, çirkinlik abidesi sözde yayınlarınız ile alakalı artık meydan boş değil!.. Haddinizi fazlası ile aşarak bu şehirde çok uzun yıllardır emek veren basın mensuplarını fena halde karşınıza aldınız. Artık, gazetecilik nasıl yapılır öğreneceksiniz. Hodri meydan…!

Yeni yazıya değin kalın sağlıcakla…!