SON DAKİKA
Hava Durumu

Şadi Başkan Daha Fazla Neler Söylerdi Acaba? Yanıtı Bu Yazıda!...

Yazının Giriş Tarihi: 29.04.2026 18:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.04.2026 18:48

Dikkat dikkat çok değerli okur!

Baştan belirteyim;

Bu yazı asla bir ‘Yapay Zeka’ ürünü değildir! ...

Ve de;

Öyle ‘ Çet- çi- pi-tiymiş, Cem-in-ey’miş, Grak-Grok’muş vs...

Suni ve yapmacık bir asistana yazdırılarak, üç beş saniyede tık diye düşen satırların

tıpkısının aynısına, kopyala yapıştır usulü ile imza atılmak suretiyle asla ve kat-a yazılmamıştır.

Tamamıyla orjinaldir!...

Artı;

Zihin yorarak ve de resmen çalışıp - çabalayarak yazılmıştır ...

Şöyle ki ;

Nicedir ‘Ya sabır...’ çekerek kalemimi bilhassa tutup yazmadığım yukarıdaki satırları, bu kez bu yazıda bizzat ve de hususi olarak yazmak zorunda kaldım ...

Çünkü;

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in görev süresinde geçen iki yılı değerlendirdiği toplantıda gördüğüm gazeteci ordusunun hali ‘Nitelik ve Necilik’

açısından bakıldığında çok acıdır ki; ‘Pür melali’ idi…

İşte tam da bu sebepten çok üzülerek ifade ediyor ve de bu şehirde basın toplantısı düzenleyen, medyaya açıklama yapan herkese sesleniyorum;

‘Artık Orjinal Köşe Yazarı- Eli Kalem Tutan Muhabir- Editör’ ayrımı gerçekten ivedillikle yapılmalı ve de (Hangi formül ile mümkün olur bilemem amma velakin... ) gazetecilikten okkalı şekilde nemalanan içimizdeki yapay zeka hırsızı kopyacılar, mesleğimizin kapsama alanından bir an evvel çıkarılmalı...’

Hatta ve hatta;

İçimizdeki o kopyacılar temizlenene kadar, bu vaziyetten rahatsızlık duyan her bir meslektaşımın da zaman zaman bu vurguyu yapmasını içtenlikle rica ediyorum...

*Şimdi geçiyorum bu yazının asıl gündemine;

Sempatik, herkese yakın ve kadirşinas bir siyasetçidir Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir...

Yanı sıra;

Doğaldır, nettir....

Eleştiriye açıktır ve de sakin bir yapısı da vardır aynı zamanda ...

İlaveten yeri gelmişken;

Belediye Başkanı olduğu günden bu yana Nilüfer’in rantla talanda fecaat durumda olan içler acısı haline savaş açıp, çıkarcı müteahhit tayfasına karşı dimdik bir duruş sergileyebildiğini de belirteyim Şadi Başkan’ın….

Önce iki yılda hangi yatırımlar ve hizmetlerin yaşama geçirildiğini kısa bir video eşliğinde izledik Nilüfer’de ...

Merkez ilçe Nilüfer’in iki yıllık karnesine ilişkin detayları içeren haber linkimizi de ayrıntıları ile takip edebilmeniz için buraya bırakıyorum;

https://www.bursa5n1k.com/bursa/nilufer-de-iki-yilin-ozeti-niluferliyiz-gururu-549629

Ardından da Başkan Şadi Özdemir aldı sözü ve şahsına münhasır anlatımıyla, sunumunu uzun tutmayacağını da belirterek Nilüfer’de önemli gördüğü mühim başlıklara değinip, soru cevap kısmına geçti.

Bu bölümde ‘Gerçekten gazeteci yazar’ olan arkadaşlar tarafından ciddi ve de mühim sualler soruldu Şadi Başkan’a;

Mesela;

Hakkındaki bazı iddialar nedeniyle tutuklu bulunan Mustafa Bozbey’in hiçbir hatası günahı, eksiği, yanlışı olup olmadığına inanıp inanmadığı yönündeki soruydu;

Şadi Başkan da cevap olarak söylediği;

‘Bence hepimizin mahkeme kararı ortada olmadan herkesin masum olduğuna inanmamız gerekiyor. İddialarla ilgili hatası var ise mahkeme karar verir, Ben veremem. Mustafa Bozbey bu kente gerçekten de çok değer kattı. Nilüfer bugün sosyoekonomik açıdan bakıldığında Türkiye’nin en gelişmiş 5. İlçesi ise bu Mustafa Başkan’ın vizyonundan kaynaklıdır. Hatası da var ise gerçekten ama hatadan kaynaklı orada değildir diyebilirim. Mustafa Bozbey bugün tutuklu ise Bozbey’in toplumda bulduğu büyük karşılıktan dolayıdır. Operasyonun asıl nedeninin bu olduğunu düşünüyorum.’ Cümleleri ile bir şekilde fikrini açıkça ifade etmiş oldu…

Sonra da Yüksel Baysal çok net ve hakkaniyetli bir sual sordu Şadi Özdemir’e;

‘ 1 Mayıs afişlerinde neden yine sadece siz varsınız. Böylesi özel günlerde kendi fotoğrafınızı kullanmaktan ne vakit vazgeçeceksiniz ?’

Baysal bu soruyu sorarken Ben de aynı anda Şadi Başkan’ın kısa süre önce billboardlarda gördüğüm o afişini gözümün önüne getirdim.

Şadi Başkan ve çok kıymetli basın ekibi lütfen kızıp gücenmesin ama Yüksel Ağabey gerçekten de bir soru ile ilettiği siteminde haklıydı…

Çünkü afişte emek yoktu… İşçi yoktu… Alın teri yoktu…

Sadece takım elbiseli koskoca bir belediye başkanı fotoğrafı vardı.

Bu mudur 1 Mayıs? Takım elbiseli bir başkan fotoğrafı mı?

Şadi Özdemir gibi SOL tandanslı bir siyasinin başkan olduğu bir ilçede, 1 Mayıs İşçi ve Emekçinin Dayanışma Günü billboardu öyle olmamalıydı.

Ne bileyim işte;

O görselde sabah ayazında çöp toplayan bir işçi ya da parkları sulayan bir emekçinin fotoğrafı yer alsaydı tek kelime ile harikulade olurdu.

Soru sırası Bendenize geldi sonra;

Şu üç suali sordum Şadi Başkan’a;

1. Sorum;

Türkiye genelinde çok sayıda CHP’li belediye başkanı tutuklu durumda ve Bursa’da da Nilüfer’le alakalı rant , görevi kötüye kullanma ve rüşvet iddialarından dolayı bir önceki dönem ilçenizi yöneten Turgay Erdem ve yine Nilüfer odaklı aynı iddialardan dolayı Erdem’den önceki dört dönem ilçenin belediye başkanlığı görevini yürüten Mustafa Bozbey de tutuklu şu anda …Yani İddialar oturduğunuz koltuk olan Nilüfer Belediye Başkanlığı koltuğu ile alakalı. O koltukta oturmak size neler hissettiriyor?

2. Sorum;

FSM’deki hastane alanı ile birlikte Türkiye genelinde bazı hastane arazilerinin satılmak istenmesi kararını yorumlarsanız neler söylersiniz?

3. Sorum da;

Seçimi kazanıp başkanlık koltuğuna oturduğunuz gün ile bugünü kıyasladığınızda belediyenizin borç yükü nedir, eksik mi, fazla mı?.

Soruların yanıtlarına geçmeden önce hazır 1 Mayıs Emekçiler Günü yaklaşırken;

Benim yönelttiğim bu suallerden ve bu soruların yanıtlarından söz edip vurgu yaparak sosyal medya paylaşımları ve köşe yazılarını yazan her bir gazeteci arkadaşıma özellikle teşekkür ediyorum.

Ve fakat hazır teşekkür etmişken de o arkadaşlarımızın yazılarını odakladıkları o mühim cevapların hangi sorulara istinaden verildiğini ve de o suallerin kim tarafından sorulduğunu da yazılarına iliştirmelerinin çok önemli olduğunu yine özellikle belirtmek istiyorum.

Böylesi emeğin teslim edilmesi açısından çok şık olur!... Öyle değil mi arkadaşlar?

Çünkü Ben aynen anlattığım gibi yapıp soruyu, soru sahibini ve de verilen cevabı net yazıyorum.

Şadi Başkan sorularımı cevaplarken özellikle söze ‘Zor sorular sordunuz’ yorumu ile başladı ve aynen şöyle devam etti…

“Bizim ekip olarak Nilüfer’le ilgili hiçbir mevzudan çekincemiz yok. Çünkü bakımdan hizmetlerimizin altına imza atıyoruz atarız da … ‘Geçmişteki Nilüfer’ diye konuşuluyor da bu beni şöyle rahatsız ediyor açıkçası …Geçmişteki Nilüfer diyelim ki bir kat büyüdü ise Esenyurt on kat büyüdü. Şimdi orada hiç kimse hiçbir şeyi konuşmazken ya da burada Down town’daki imar oyunlarını hepimiz biliyoruz orası hiç konuşulmazken Nilüfer’in konuşulması siyasidir diye düşünüyoruz. Az önce anlattık aslında kuraları belli olan bir belediyecilik yapmak istiyoruz. Kişiye göre değil olaya göre hamlelerin yapıldığı bir belediyecilik anlayışı yerleştirmeye çalışıyoruz. Dolayısı ile bu anlayışı oturtmaya çalışırken de Nilüferden değil ama Türkiye genelinde belediyelerimize yapılan operasyonlardan dolayı da ciddi rahatsızlıklarımız da var. Ama bu rahatsızlığımızı Nilüfer’e bağlamak doğru olmaz. Benim tereddütüm kaygılarım yok arkadaşlar. Burada belli problemler var. Bu problemlere de nasıl yaklaştığımızı biliyorsunuz; Açık şeffaf ve dürüstçe”…

Ardından mali tablo ile ilgili sorumu yanıtladı Başkan Özdemir;

“Borçları tamamıyla ödedim diyemeyeceğim ama sürdürülebilir hale geldi mali tablo. Bu borçlarla ilgili belediyecileri suçlamak da yanlış aslında. Mazot bir yılda on kattan fazla artmış. Doğalgaz, elektrik her şey afaki yükselirken genel pahalılığın belediyelerimizin üzerine yüklediği yükler çok fazla. Bu arada İller Bankası’ndan aldığımız payın sürekli azalması söz konusu iken Ben sürdürülebilir boyuta gelmiş olmayı da başarı olarak görüyorum. Hedefim 2026 Haziran’da dengeyi bulmaktı. Bir iki ay var ve biz bu hedefe ulaşıyoruz gibi gözüküyor”.

Ve hastane alanlarının satış kararı ile ilgili de flaş cümleler kurdu Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir;

“Hastane alanları ile ilgili duyarlılığımız belli. Nilüfer’de de her zaman mitinglerimizi yaptığımız deprem toplanma alanı olan alanımız ile birlikte Bursa genelinde altı hastane alanının satışa çıkarılması son derece yanlış. Yıldırım ilçemizi düşünün zaten sokakları dar ve kaçak yapılaşmanın boğduğu bir ilçe. Orada eski Tıp Fakültesi alanı ve bir de DSİ alanı var boş olarak. Buraları satmaya kalkmak Yıldırım’a ihanettir. Ben inanıyorum ki Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da buraları kurtarmak için mücadele ediyordur. Hastane alanlarını satışa çıkarmak Hükümet’in iflası anlamına gelir Bence. Hiçbir AK Partili arkadaşın da hastane alanlarının satışına olumlu baktığı kanaatinde değilim. Çünkü bu karar sağlık hizmetine erişilebilirliği ortadan kaldıracak bir noktaya doğru ilerler. Bu nedenle hepimiz bu kararın karşısında direnç göstermeliyiz diye düşünüyorum”…

Yazımın sonunda Şadi Başkan’ın sorularımı yanıtlarken kurduğu şu iki cümleye bir kez daha dikkat çekmek istiyorum;

‘Nilüfer’in Başkanlık Koltuğu’ mevzusunda söylediği;

Benim de ciddi rahatsızlıklarım var!...Sözleri…

Ve hastane alanları satışı ile ilgili ifade ettiği,

Hastane alanlarını satmak Hükümet’in İflası anlamına gelir!... Cümlesi….

Tavsiyem bu cümlelerin geçtiği soruları ve cevapları bir kez daha okumanız…( Çünkü çok mühim açıklamalar yapıyor Başkan Özdemir bu iki mevzuda)!...

Bu arada yazıyı noktalamadan dikkat çekmek istediğim bir başka cümlesi daha var Şadi Başkan’ın;

Cevaplarını sonlandırmadan hemen önce bana dönerek sarf ettiği;

‘Daha fazla bir şey söylettirme Bana!...Cümlesi

Sizce Ben Şadi Başkan’a bu sorularımın içeri ile alakalı bir sual daha sorsam (Sizce ne sorardım?) daha fazla neler söylerdi acaba ?

Yanıtlarınızı bekliyor, bir sonraki yazıya değin sağlıcakla kalmanızı diliyorum …

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.