SON DAKİKA
Hava Durumu

NEVROZ: MİTLERDEN MİLLETE, MİLLETTEN İNSANLIĞA

Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2026 21:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.03.2026 22:03

İnsanlığın gelişiminde mitler tarihi, doğruluğuna bakılmaksızın kolektif anlamlar ve kimlikler üretmiştir. İyiyi-kötüyü, kaosu-düzeni, esareti-özgürlüğü, doğduğu kültürün özelliklerine göre sembollerle anlatır ve toplumun zihninde bir düzen oluşturur.

Amerikalı politik bilimci Benedict Anderson “Hayali Cemaatler” adlı kitabında ulusların doğal ve kadim yapılar olmadığını; sosyal, ekonomik ve tarihsel olaylarla ortaya çıkan hayali topluluklar olduğunu anlatır. Milletin meydana gelmesi toplulukların ortak hayale, imgelere sahip olması sayesindedir. Anderson’a göre milliyetçilik doğal bir yönelim ya da evrensel bir ideoloji değil aksine üretim ilişkileri, basın-yayın, ve topluluğun dili gibi etkenlerle doğan yapay bir kavramdır.

Mitler ulus-devletlerin inşasında politik birleşmeyi sağlayacak duygusal bir çimento olarak görev yapar. Gece ve gündüzün eşitlendiği 21 Mart’ta kutladığımız Bahar Bayramı yani Nevroz’un tarihi, yazılı dönemlerden öncesine uzanır, birçok bölgede farklı anlamlar alarak yeniden doğuşu simgeler. Astronomik olarak ekinoksa, dini anlamda İran kaynaklı olduğundan Zerdüşti inancına ve mitolojik olarak da Cemşid ve Kawa anlatılarına dayanır. En az 3000 yıllık geçmişi olan Nevroz önceleri tarımsal bir bayramken zamanla dini, mitolojik ve politik anlamlar kazanır.

İran geleneğinde Nevroz kaostan kozmoza geçişin yani düzenin kurulmasının simgesidir. Firdevsi’nin Şehname adlı eserinde Kral Cemşid kötülükleri uzaklaştırıp dünyaya düzen getirir ve tahta çıktığı gün “Nevroz- Yeni Gün” olarak ilan edilir.

Türklerin Ergenekon Destanı’nda savaş sonrası yenilen ve bir vadide sıkışıp kalan Türkler, yüzyıllarca orada yaşar. Sayıları artınca göç için onlara engel olan demir bir dağı eriterek delen demirci sayesinde halk özgürlüğüne kavuşur.

Kürt sözlü geleneğinde zalim hükümdar Dehak, omuzlarından çıkan yılanları beslemek için onlara gençlerin beyinlerini verir. Çocukları aynı şekilde kurban edilen Kawa, halkı örgütleyerek isyan başlatır ve hükümdar öldürülür. Aşağıdan yukarıya doğru başarılan siyasi düzen yakılan zafer ateşi ile taçlanır.

Anlatılan mitlerde nedenler, kahramanlar ve sonuçlar farklıdır ancak topluluğun tüm üyeleri için ortak bir acı-sorun, ortak bir zaman ve ortak bir zafer vardır. Anderson’a göre bu anlatılar tarih anlatmaktan çok topluluktan milleti doğuran zihinsel bir çerçeve sağlar. Yani kolektif anlam ve kimlikler bu mitlerle ortaya çıkar, “biz” olabilmenin yolunu açar.

“Biz” kavramını oluşturan bu ortak anlayışın doğru ya da gerçek olup olmadığı değil, neyi ifade ettiği anlaşılmalıdır. Nevroz karanlıktan aydınlığa, kaostan düzene veya umutsuzluktan yeniden doğuşa uzanan bir insanlık anlatısıdır. Dilleri farklı olsa da insanlığın ortak umudunun ve mücadele ruhunun yansımasıdır. Tam da bu nedenle milletleri birbirinden koparacağını değil, benzer umutlar etrafında insanların birleşebileceğini hatırlatmalıdır. Ancak bu şekilde bir halkın değil, tüm insanlığın baharına dönüşür.

Farklı coğrafyalarda yaşıyor farklı inançlardan besleniyor, farklı dillerle konuşuyoruz ama benzer sorunlarla boğuşuyoruz. Nevroz’un güneşi tüm insanlığın barışına doğsun artık…

Sevgi’yle kalın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.