Şener Üşümezsoy, İstanbul ve Yedisu depremi senaryolarına katılmayıp, en riskli bölgenin Denizli olduğunu belirtti. Pamukkale-Denizli hattında 6-6,5 büyüklüğünde deprem olasılığına dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 04.06.2026 09:33
Haber Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 09:34
Kaynak:
HABERLER.COM
Türkiye'de deprem tartışmalarının odağındaki isimlerden biri olan Şener Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça gündeme gelen İstanbul ve Yedisu depremi senaryolarına yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Olası büyük İstanbul depremine ilişkin yaygın görüşlere katılmadığını belirten Üşümezsoy, en dikkat edilmesi gereken bölgenin ise Denizli ve çevresi olduğunu savundu.
Bir YouTube programında konuşan deneyimli yer bilimci, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki aktif fay sistemlerini değerlendirirken özellikle Ege Bölgesi için dikkat çeken uyarılarda bulundu.
"Denizli ve Pamukkale Hattı Yakından İzlenmeli"
Üşümezsoy'un açıklamalarında en fazla öne çıkan başlık Denizli oldu. Son dönemde bölgede meydana gelen orta büyüklükteki depremlerin önemli sinyaller verdiğini ifade eden uzman isim, Pamukkale-Denizli hattındaki fay sisteminin aktif yapısını koruduğunu söyledi.
Bölgede tarihsel süreçte büyük kırılmalar yaşandığını hatırlatan Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin devam etmesi halinde 6 ile 6,5 büyüklüğü arasında bir deprem meydana gelebileceğini öne sürdü. Zemin yapısının bazı noktalarda zayıf olduğuna dikkat çeken Üşümezsoy, olası bir sarsıntının hissedilme şiddetinin yüksek olabileceğini belirtti.
İstanbul Depremi Tartışmalarına Farklı Bir Bakış
Kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan olası Marmara depremi konusunda da farklı görüşlerini paylaşan Üşümezsoy, İstanbul için dile getirilen 7 ve üzeri büyüklükteki deprem senaryolarına katılmadığını ifade etti.
Marmara Denizi içerisindeki fay sistemlerinin tek parça ve bütünleşik bir yapı oluşturmadığını savunan Üşümezsoy, mevcut fay segmentlerinin sınırlı büyüklükte deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu ileri sürdü. Bu nedenle İstanbul'da sıkça konuşulan yüksek büyüklüklü deprem beklentilerinin bilimsel olarak desteklenmediğini düşündüğünü söyledi.
Yedisu Fayı İçin de Farklı Değerlendirme
Uzun süredir uzmanlar tarafından dikkatle takip edilen Yedisu Fayı hakkında da görüş bildiren Üşümezsoy, bölgede dile getirilen yüksek büyüklüklü deprem tahminlerine karşı çıktı.
Fayın çevresindeki diğer yapılarla etkileşim içinde olduğunu belirten yer bilimci, bu nedenle bazı uzmanların öngördüğü seviyede bir deprem üretme ihtimalinin düşük olduğunu savundu. Yedisu için kamuoyunda sıkça dile getirilen 7'nin üzerindeki deprem senaryolarına katılmadığını ifade etti.
Adana ve Çevresi İçin Değerlendirme
Adana'nın kuzey kesimlerinde yaşanan son depremleri de yorumlayan Üşümezsoy, bölgede tek ve büyük bir fay hattı yerine daha parçalı bir sistem bulunduğunu söyledi.
Bu nedenle enerjinin farklı fay segmentleri arasında dağıldığını belirten uzman isim, bölgede hissedilebilir büyüklükte depremler yaşanabileceğini ancak çok büyük yıkım senaryolarının abartıldığını düşündüğünü ifade etti.
Malatya ve Ege'de Dikkat Çeken Açıklamalar
Üşümezsoy'un değerlendirmelerinde Malatya da öne çıkan bölgeler arasında yer aldı. Özellikle Pötürge çevresindeki fay sisteminde gerilimin tamamen sona ermediğini savunan uzman isim, ilerleyen dönemlerde bölgede yeni sismik hareketliliklerin görülebileceğini söyledi.
Ege Bölgesi'nde ise Marmaris açıklarında meydana gelebilecek derin odaklı depremlerin etkili olabileceğini belirten Üşümezsoy, Bodrum ve Santorini çevresindeki jeolojik yapının ise farklı dinamiklere sahip olduğunu ifade etti.
Uzmanlar Arasında Görüş Ayrılıkları Sürüyor
Deprem bilimi alanında farklı uzmanların aynı fay sistemleri hakkında zaman zaman farklı değerlendirmeler yapabildiği biliniyor. Bu nedenle deprem risklerine ilişkin açıklamalar kamu kurumlarının, üniversitelerin ve bilimsel kuruluşların yayımladığı güncel verilerle birlikte değerlendiriliyor.
Uzmanların ortaklaştığı nokta ise Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğu ve deprem hazırlıklarının, olası senaryolardan bağımsız olarak her zaman önemini koruduğu gerçeği. Bu nedenle yapı güvenliği, afet planları ve bireysel hazırlıkların sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Asıl risk o ilimizde!
Şener Üşümezsoy, İstanbul ve Yedisu depremi senaryolarına katılmayıp, en riskli bölgenin Denizli olduğunu belirtti. Pamukkale-Denizli hattında 6-6,5 büyüklüğünde deprem olasılığına dikkat çekti.
Türkiye'de deprem tartışmalarının odağındaki isimlerden biri olan Şener Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça gündeme gelen İstanbul ve Yedisu depremi senaryolarına yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Olası büyük İstanbul depremine ilişkin yaygın görüşlere katılmadığını belirten Üşümezsoy, en dikkat edilmesi gereken bölgenin ise Denizli ve çevresi olduğunu savundu.
Bir YouTube programında konuşan deneyimli yer bilimci, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki aktif fay sistemlerini değerlendirirken özellikle Ege Bölgesi için dikkat çeken uyarılarda bulundu.
"Denizli ve Pamukkale Hattı Yakından İzlenmeli"
Üşümezsoy'un açıklamalarında en fazla öne çıkan başlık Denizli oldu. Son dönemde bölgede meydana gelen orta büyüklükteki depremlerin önemli sinyaller verdiğini ifade eden uzman isim, Pamukkale-Denizli hattındaki fay sisteminin aktif yapısını koruduğunu söyledi.
Bölgede tarihsel süreçte büyük kırılmalar yaşandığını hatırlatan Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin devam etmesi halinde 6 ile 6,5 büyüklüğü arasında bir deprem meydana gelebileceğini öne sürdü. Zemin yapısının bazı noktalarda zayıf olduğuna dikkat çeken Üşümezsoy, olası bir sarsıntının hissedilme şiddetinin yüksek olabileceğini belirtti.
İstanbul Depremi Tartışmalarına Farklı Bir Bakış
Kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan olası Marmara depremi konusunda da farklı görüşlerini paylaşan Üşümezsoy, İstanbul için dile getirilen 7 ve üzeri büyüklükteki deprem senaryolarına katılmadığını ifade etti.
Marmara Denizi içerisindeki fay sistemlerinin tek parça ve bütünleşik bir yapı oluşturmadığını savunan Üşümezsoy, mevcut fay segmentlerinin sınırlı büyüklükte deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu ileri sürdü. Bu nedenle İstanbul'da sıkça konuşulan yüksek büyüklüklü deprem beklentilerinin bilimsel olarak desteklenmediğini düşündüğünü söyledi.
Yedisu Fayı İçin de Farklı Değerlendirme
Uzun süredir uzmanlar tarafından dikkatle takip edilen Yedisu Fayı hakkında da görüş bildiren Üşümezsoy, bölgede dile getirilen yüksek büyüklüklü deprem tahminlerine karşı çıktı.
Fayın çevresindeki diğer yapılarla etkileşim içinde olduğunu belirten yer bilimci, bu nedenle bazı uzmanların öngördüğü seviyede bir deprem üretme ihtimalinin düşük olduğunu savundu. Yedisu için kamuoyunda sıkça dile getirilen 7'nin üzerindeki deprem senaryolarına katılmadığını ifade etti.
Adana ve Çevresi İçin Değerlendirme
Adana'nın kuzey kesimlerinde yaşanan son depremleri de yorumlayan Üşümezsoy, bölgede tek ve büyük bir fay hattı yerine daha parçalı bir sistem bulunduğunu söyledi.
Bu nedenle enerjinin farklı fay segmentleri arasında dağıldığını belirten uzman isim, bölgede hissedilebilir büyüklükte depremler yaşanabileceğini ancak çok büyük yıkım senaryolarının abartıldığını düşündüğünü ifade etti.
Malatya ve Ege'de Dikkat Çeken Açıklamalar
Üşümezsoy'un değerlendirmelerinde Malatya da öne çıkan bölgeler arasında yer aldı. Özellikle Pötürge çevresindeki fay sisteminde gerilimin tamamen sona ermediğini savunan uzman isim, ilerleyen dönemlerde bölgede yeni sismik hareketliliklerin görülebileceğini söyledi.
Ege Bölgesi'nde ise Marmaris açıklarında meydana gelebilecek derin odaklı depremlerin etkili olabileceğini belirten Üşümezsoy, Bodrum ve Santorini çevresindeki jeolojik yapının ise farklı dinamiklere sahip olduğunu ifade etti.
Uzmanlar Arasında Görüş Ayrılıkları Sürüyor
Deprem bilimi alanında farklı uzmanların aynı fay sistemleri hakkında zaman zaman farklı değerlendirmeler yapabildiği biliniyor. Bu nedenle deprem risklerine ilişkin açıklamalar kamu kurumlarının, üniversitelerin ve bilimsel kuruluşların yayımladığı güncel verilerle birlikte değerlendiriliyor.
Uzmanların ortaklaştığı nokta ise Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğu ve deprem hazırlıklarının, olası senaryolardan bağımsız olarak her zaman önemini koruduğu gerçeği. Bu nedenle yapı güvenliği, afet planları ve bireysel hazırlıkların sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kaynak: HABERLER.COM
Türkiye'de manuel devir bitti! Taht artık otomatiğin
Yıldız Tilbe'den Bursa'da unutulmaz gece
Bu hız normal değil; Her yıl 10 metre!...
Kabusun adı; Siber uşaklaştırma!...
Kasıp kavurucak!...
Hava uzmanlarından iç serinleten açıklama! Ağustos'a kadar rahatız...
Karacabey müftüsü değişti
Kontrolden çıkan motosiklet sürücüsü yol kenarına savruldu
Bursa'da yıllarca hapis cezası bulunan firari yakalandı!
Direksiyon hakimiyetini kaybetti, tabelaya çarptı
TOFAŞ, Saybir ile devam ediyor!
Bursa'da yürek ısıtan an! Anne leylek yavrularını kanatlarıyla korudu
Bakan Şimşek 86 milyonun merakla beklediği rakamları verdi!
Bursa'da bereketli hasat!
180 gün sürecek dev çalışma! Nilüfer'de spor sahaları yenileniyor