Türkiye'de anksiyete ve depresyon vakalarında artış
Türkiye'de anksiyete ve depresyon vakalarında artış
Son yıllarda psikiyatri polikliniklerine yapılan başvurularda kaygı ve depresyon temelli şikâyetlerin belirgin biçimde arttığı bildiriliyor. Uzmanlar, özellikle kontrol edilemeyen endişe, çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtiler yaşayan kişilerin gecikmeden destek alması gerektiğini vurguluyor.
Haber Giriş Tarihi: 05.03.2026 18:59
Haber Güncellenme Tarihi: 05.03.2026 19:00
Kaynak:
Bursada Bugün
Psikiyatri ve Psikoterapi Uzmanı Uzm. Dr. Sıdıka Oksay, psikiyatri polikliniğinde en sık karşılaşılan başvuruların anksiyete ve depresif yakınmalar olduğunu söyledi. Oksay, özellikle kaygı temelli rahatsızlıkların son yıllarda belirgin şekilde arttığını belirtti. Oksay, "Polikliniğimizde en sık anksiyete ve depresif yakınmalarla, ayrıca insan ilişkilerinde yaşanan sorunlarla karşılaşıyoruz. En sık tedavi ettiğimiz rahatsızlık kaygı bozukluklarıdır diyebiliriz" dedi.
Kaygı bozukluğu ve panik atak
Kaygı bozukluklarının tek bir hastalık olmadığını vurgulayan Dr. Sıdıka Oksay, panik bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu, takıntı-zorlantı bozukluğu (OKB), sosyal fobi ve özgül fobilerin bu başlık altında değerlendirildiğini ifade etti. En sık görülen tabloların ise yaygın kaygı bozukluğu ve panik atak olduğunu söyledi. Kaygının aslında insanın hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olduğunu hatırlatan Oksay, "Kaygı tehlikelere karşı bizi tetikte tutan doğal bir duygudur. Ancak ortada gerçek bir tehdit yokken alarm sistemi sürekli devredeyse, bu durum hastalık halini alır" diye konuştu.
Belirtiler neler?
Anksiyete bozukluklarında sık görülen belirtileri ise Dr. Sıdıka Oksay şöyle sıraladı:
"Sürekli ve kontrol edilemeyen endişe, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, terleme ve titreme, uyku bozuklukları, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü"
Oksay, kaygının günlük yaşamı, iş hayatını ve sosyal ilişkileri belirgin şekilde etkilemeye başladığı noktada mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini vurguladı. Tedavide psikoterapi ve gerekli durumlarda ilaç tedavisinin birlikte planlandığını belirten Oksay, erken başvurunun iyileşme sürecini hızlandırdığını belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye'de anksiyete ve depresyon vakalarında artış
Son yıllarda psikiyatri polikliniklerine yapılan başvurularda kaygı ve depresyon temelli şikâyetlerin belirgin biçimde arttığı bildiriliyor. Uzmanlar, özellikle kontrol edilemeyen endişe, çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtiler yaşayan kişilerin gecikmeden destek alması gerektiğini vurguluyor.
Psikiyatri ve Psikoterapi Uzmanı Uzm. Dr. Sıdıka Oksay, psikiyatri polikliniğinde en sık karşılaşılan başvuruların anksiyete ve depresif yakınmalar olduğunu söyledi. Oksay, özellikle kaygı temelli rahatsızlıkların son yıllarda belirgin şekilde arttığını belirtti. Oksay, "Polikliniğimizde en sık anksiyete ve depresif yakınmalarla, ayrıca insan ilişkilerinde yaşanan sorunlarla karşılaşıyoruz. En sık tedavi ettiğimiz rahatsızlık kaygı bozukluklarıdır diyebiliriz" dedi.
Kaygı bozukluğu ve panik atak
Kaygı bozukluklarının tek bir hastalık olmadığını vurgulayan Dr. Sıdıka Oksay, panik bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu, takıntı-zorlantı bozukluğu (OKB), sosyal fobi ve özgül fobilerin bu başlık altında değerlendirildiğini ifade etti. En sık görülen tabloların ise yaygın kaygı bozukluğu ve panik atak olduğunu söyledi. Kaygının aslında insanın hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olduğunu hatırlatan Oksay, "Kaygı tehlikelere karşı bizi tetikte tutan doğal bir duygudur. Ancak ortada gerçek bir tehdit yokken alarm sistemi sürekli devredeyse, bu durum hastalık halini alır" diye konuştu.
Belirtiler neler?
Anksiyete bozukluklarında sık görülen belirtileri ise Dr. Sıdıka Oksay şöyle sıraladı:
"Sürekli ve kontrol edilemeyen endişe, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, terleme ve titreme, uyku bozuklukları, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü"
Oksay, kaygının günlük yaşamı, iş hayatını ve sosyal ilişkileri belirgin şekilde etkilemeye başladığı noktada mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini vurguladı. Tedavide psikoterapi ve gerekli durumlarda ilaç tedavisinin birlikte planlandığını belirten Oksay, erken başvurunun iyileşme sürecini hızlandırdığını belirtti.
Kaynak: Bursada Bugün
Numan Kurtulmuş Ulu Cami'de saf tuttu
Dedesinin cenazesinde yaptıklarına bakın
Park tartışması sonrası katliam yapan sanığın cezası açıklandı!
'Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu' iş dünyasını Bursa’da buluşturdu
İnesmek Kursiyerlerinin Resimleri Görücüye Çıktı
Nilüfer Spor Şenlikleri’nde 4’üncü hafta heyecanı
Göztepe'de son viraj Samsun'dan geçiyor
Dejavu neden olur? Beynin kısa devre yaptığı an
1 milyon kişiyi ilgilendiriyor: Bakan 'ertelendi' diye duyurdu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türk dünyasına çağrı: İş birliğimizi en üst seviyeye çıkarmalıyız
Ölmeden hemen önce beynin son kez aşırı çalıştığı doğru mu?
Hangi hayvanlar kurban olabilir, hangileri olamaz?
Uykudan düşüyormuş gibi sıçrayarak neden uyanırız?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile görüştü
Kurban neden kesilir? Dini anlamı ve tarihi kökeni nedir?